1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kötü Anne Miyim?

Konusu 'Anne - Çocuk Sağlığı' forumundadır ve Papatya tarafından 7 Nisan 2013 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.260
    Beğenileri:
    5.770
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.917 ÇTL

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bilinçli yeni kuşak annelerin kendine en çok sorduğu soru budur herhalde. İnternet denilen uçsuz bucaksız denizde, karşılaştığımız en ufak sorunun çıkmazlarını ararken, bilgi kirliliğiyle kendimizi dünyanın en kötü annesi bile ilan edebiliyoruz mesela. Ya da kulaktan dolma, sözüm ona pedagoglarca söylenmiş bilgileri kendi yaptıklarımızla karşılaştırdığımızda da, kendimizi yine kötü hissedebiliyoruz. Başkalarının annelik hikayeleri, size fırlatılan bir bakış, parka gittiğinizde “Üşür bu çocuk” diyen tanımadığınız kadın vs, size kendinizi bir anda dünyanın en kötü annesi olduğunuzu düşündürtebilir.

    Siz kötü bir anne değilsiniz.
    “Çocuğuma daha iyi nasıl annelik yapabilirim” sorusuyla kafayı bozmuş bir annesiniz sadece. Araştırmak iyidir ama her kitabın dediğini de çocuğunuzla olan ilişkinizde birebir uygulamaya kalkarsanız, işler biraz karışır. Bilgileri harmanlamak, kendi ailenize en uygun hale getirmek ve uyarlamak çok daha doğru olur. Bunu sadece kitaplar için söylemiyorum. Çevrenizde sizden daha deneyimli anneler olabilir. Buna hem kendi anneniz, hem kayınvalideniz de dahil. Kimsenin çocuğunuzun yetiştirilmesine, disiplinine ve terbiyesine müdahale etmesine ya da sizi yargılamasına izin vermeyin. Sizden yaşça büyük, saygı duyduğunuz, tecrübeli annelerin kalbini kırmadan, bu durumu açıklayın. Çocuğunuz için en doğrusunu her zaman siz bilirsiniz.

    Okula başlayan çocukların bitmeyen hastalıkları

    Kreşe başladıklarından beri bitmeyen hastalıklarla mücadele ediyoruz evde. Zaman zaman burun akıntıları durup, öksürükleri kesilse de, 2 hafta sonra başka bir hastalık kapımızda bitiveriyor. Sadece benim çocuklarımda değil, çevremdeki tüm okula başlayan çocuklarda da durum aynı.

    Geçtiğimiz günlerde Prima uzman kuruluyla tanıştım. 6 tane birbirinden kıymetli doktor, Prima’nın uzman kurulu kadrosunda olacak ve annelerin sorularını Prima’nın facebook sayfasından yanıtlayacak. Hazır bu kadar doktoru bir arada bulmuşken, soru yağmuruna tutmamak olmazdı.

    Hem Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Aydın’a, hem İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Vural’a, hem de Beslenme Danışmanı Dr. Yasemin Bradley’e okul çağı çocuklarını hastalıktan nasıl koruyacağımızı sordum.

    Vücudun direncini arttırmak için en doğal yöntemin, beslenme şeklimizi değiştirmek olduğunu söyledi Dr. Yasemin Bradley. Buna göre çocuklarımızı bol proteinli ve elbette C vitamininin yüksek olduğu yiyeceklerle koruyabilirmişiz. Et, tavuk, yumurta, tam tahıllı ekmek, kuru baklagiller, protein yönünden zenginken, kırmızı ve yeşil biber, portakal veya mandalinadan çok daha fazla c vitamini içerdiği için tercih edilmeliymiş.


    Prof. Dr. Adem Aydın ve Prof. Dr. Mehmet Vural da, gereksiz ve kulaktan dolma ilaç tüketiminin çok yanlış olduğunu söylediler. Antibiyotikten, doktorumuz gerekli görmedikçe uzak durmalıymışız. Özellikle burun akıntısı olan çocuklarda, burunu serum fizyolojikle sık sık temizlemenin ve burunu sürekli açık tutmanın çok önemli olduğunu belirttiler.

    [h=3]Derya Coşkundeniz[/h]

     

Sayfayı Paylaş