1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kötü Haber Nasıl Verilir

Konusu 'Fıkra' forumundadır ve BeReNN tarafından 13 Haziran 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    İstanbul'da üniversitede okuyan genç kız
    Ankara'daki babasına telefon etmiş:
    "Baba, merhaba. Ben Lale..."
    "Ooooo. Güzel kızım benim. N'abersin bakalim?"
    "Hiç sorma babacığım.
    Hiç keyfim yok valla..."
    "Hayırdır? Bir sorun mu var?
    Kız ağlamaya başlar; babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir:
    "N'ooldu kızım? Anlatsana..."
    "Murat evi terk etti. Boşanmak istiyormuş..."
    "Ne evi lan? Ne boşanması? S
    en ne zaman evlendin de boşanıyorsun?"
    "Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı ya.
    Ben onunla evlendim."
    "İyi halt ettin, zilli.
    Neyse, artik yapacak bir şey yok.
    Versin mahkemeye, hemen boşanın..."
    "Boşanalım ama benden 10 milyar istiyor.
    Eğer vermezsem, iyi zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı
    İnternetten herkese yollayacakmış."
    "Püüh. Rezil... Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?"
    "Ama babacığım.
    O benim kocamdı.
    Ne biliyim böyle bir puştluk yapacağını."
    "Peki. Olan olmuş artik.
    Yarin havale ederim parayı...
    Öğleden sonra bankaya gidip çekersin
    Sonra da alıp yakarsın o kahrolası fotoğrafları..."
    "Sagol baba. Eeee. Şey.
    Bir de kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var..."
    Adam artik iyice fenalaşır.
    Boğuk bir sesle konuşur:
    "Kürtaj mı? Bir de hamile mi kaldın o çocuktan sen?..."
    "Aslında ondan değil...
    Zenci bir çocuk vardı...
    Zaten o yüzden ayrılıyoruz ya."
    Adam bayılmak üzeredir.
    Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artik inleyerek konuşmaktadır:
    " Biz seni oraya okumaya yollamıştık.
    Sen ne haltlar çevirmişsin.
    Allahim. Nedir bu basımıza gelenler...
    Okulu bitirir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun
    Yoksa kırarım bacaklarını..."
    "İstersen hemen dönebilirim babacığım.
    Ben geçen yıl okuldan atıldım çünkü..."
    Adam masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi
    Başından aşağıya devirir ve
    Ancak bu şekilde konuşmasını sürdürebilir:
    "Okuldan mı atıldın?
    Hani birlikte avukatlık yapacaktık, zilli?
    Eh ulan? Sen hele bir gel buraya.
    Ben sana yapacağımı bilirim.
    Evden dışarıya adim attirmiycam sana.
    İlk isteyenle de evlendiricem."
    "O is zor be baba.
    Biliyorsun, moda oldu
    Artik evlenmeden önce esler birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar...
    Pekiyi bir rapor sunacağımı zannetmiyorum ben..."
    "Allahim, çıldıracağım...
    Bir de cinsel hastalıklar haaa. Kesin o zencidendir..."
    "Çok pis arkadaşları vardı.
    Bilmem artik hangisinden kapmışımdır..."
    Güm diye bir ses duyulur.
    Adam kısa bir süre için kendinden geçmiştir
    Ancak hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır.
    "Hemen bu aksam dayını yolluyorum oraya.
    Seni alıp gelecek. Adresini ver bakiyim..."
    " Mahmut pasa karakolu'ndayım...
    Gelirken kefalet için de biraz para getirsin yanında..."
    "Karakol mu? Bir de karakola mı düştün layyynnn?
    Ne yaptın?"
    Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim.
    Araba kiralayıp dolaşmaya çıktım.
    O kafayla Arnavut köy'de kokoreççi dükkânına girdim.
    Ama neyse ki kimse ölmedi.
    Dükkân sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek gerekir sanırım..."
    Adam artik iyice fenalaşmıştır.
    Hatta fenalaşmak ne kelime; adeta kahrolmuştur.
    Telefonda kısa bir sessizlik olur.
    Kız tekrar konuşmaya baslar:
    "Babacığım. Sakin üzülme.
    Bütün bunlar bir şakaydı.
    Ben sadece sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım..."
    Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır:
    "Canin sagolsun be güzelim, bosveeerrr.
    Okul da neymiş? Hiç mühim değil, tatlı canin sagolsun senin."
     

Sayfayı Paylaş