1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kötümserlik (Pesimizm)

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 11 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Kötümserlik (Pesimizm)
    Her şeyin kötü, hattâ mümkün olabileceği kadar kötü olduğunu veya kötülüklerin toplamının iyiliklerin toplamından daha ağır bastığını ileri süren felsefe öğretisi.

    Kişisel kötümserlik, bir mizacın veya bir karakterin dile gelişinden başka bir şey değildir (msl. Lord Byron, Leopardi, Madam Aekermann v.b.). Sistemli kötümserlik ise, düşünceye dayanan, tabiat ve hayat hakkında bir görüş olarak ileri sürülür.

    Bu kötümserlik (msl. Buddha'cılıkta) dini bir görünüş kazanır ve şu dört önermede özetlenir: acı, varoluştan ayrılmaz, acı, arzunun çocuğudur; acı ve varoluş, nirvana yoluyla ortadan kalkabilir; nirvana, arzunun yok edilmesiyle ve insanın tam bir ilgisizliğe kapılmasıyla elde edilir.

    Schopenhauer, Buddha'cılığın öğretilerini yeniden ele alarak bir insan tabiatı analizinden hareket eder: olmak, davranmak demektir; davranmak çaba göstermektir, irade her şeyin ilkesi, özü ve temelidir. Tabiatta her şey iradedir, demek ki her şey acı çekmektedir. Schopenhauer, öğretisinden evrensel merhamet ahlâkına varır. Hartmann, iradenin yerine bilinçdışını koyar ve bilinçdışının, bizi gerçek çıkarlarımıza aykırı düşen kendi amaçlarına göre yönettiğini söyler.

    Acıların toplamı, nazların toplamından her zaman daha ağır basacaktır; çünkü acı, geçici bir ilinek değildir; varlığın özünden gelir ve ancak varlıkla birlikte ortadan kalkabilir.
     

Sayfayı Paylaş