1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kubilay Hanliği (1280-1368)

Konusu 'Genel Türk Tarihi' forumundadır ve Çirkin Kral tarafından 23 Eylül 2006 başlatılmıştır.

  1. Çirkin Kral

    Çirkin Kral Forum Tutkunu

    Katılım:
    4 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.948
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    1.880
    Meslek:
    Gümrükçü
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    62 ÇTL
    Cengiz'in vasiyetine uyularak ölümünden sonra yerine, üçüncü oğlu Ögeday kağan seçildi (1228). Onun zamanında Kore, Kuzey Çin tamamıyla imparatorluğa bağlandı. 1237-1241 yıllarında Batı seferi ile Kıpçak ülkesi, Rusya ve bütün Doğu Avrupa ele geçirildi. Ancak Ögeday'ın ölümünden(1241) sonra, bir müddet eşi tarafından idare edilen devlete kurultay kararıyla, Cuci'nin oğlu Batu Han'ın itirazına rağmen, oğlu Kiyuk kağan seçilmiştir. Onun da 1248'de ölmesi üzerine bu kez Kiyuk'un eşi yine kağan seçilene kadar üç yıl devleti idare etmiştir. 1251'de toplanan kurultayda Toluy'un oğlu Mengü'nün kağan seçilmesiyle hâkimiyet Ögeday neslinden Toluy nesline geçer. Fakat 1259 yılında ölen Mengü, yerine küçük kardeşi Arık Buka'yı vasiyet etmişse Kubilay, bunu tanımayarak komutanların da muvafakatıyla Pekin'de kağanlığını ilân eder ve böylece taht mücadelesi tekrar kızışır. Arık Buka'yı yenen Kubilay devletin merkezi olan Karakurum'a dönmeyerek Çin'de kalır. Çin geleneklerini benimseyen devlete, Cengiz İmparatorluğu'nun diğer kesimlerindeki bağlı devletler ve çoğu Moğol kabileleri sıcak bakmazlar. Nitekim İlhanlılardan başka gerçek bir bağlılık gösteren devlet olmamıştır. Neticede Kubilay Hanlığı Çin'de Yüan Hanedanı adıyla bilinen Çinlileşmiş bir hanedan dönemini başlatmıştır.


    İLHANLILAR (1256-1336)

    Toluy'un oğlu Hülagü kardeşi Toluy'un oğlu Mengü "büyük kağan" sıfatıyla, kardeşi Hülagü'yü batıda yeni fethedilecek bölgelerin, Kösedağ savaşıyla tâbi durumuna düşmüş Anadolu'nun ve İran'ın idaresiyle görevlendirmişti(1253). Böylece İlhanlı Devleti'nin temeli atılmış oluyordu. 1256'da Amu Derya'yı geçerek İran'a giren Hülagü, hiç bir direnişle karşılaşmamış sadece kendisine karşı koyan İsmailî (Batınî) lideri Rükneddin'i ünlü Alamut kalesinde ele geçirerek bütün taraftarlarını ortadan kaldırıp, İran'ın zaptını tamamlamıştır. Sonra, Bağdat'ı ele geçiren Hülagu, Halife Müstasım ve aile fertlerini öldürmüş (1258). Halife ailesinden kaçabilenlere sahip çıkan Memlûk Sultanı Baybars bunlardan birini halife ilân ederek halifeliği Mısır'a taşımıştır. İlhanlılar'a karşı Memlûk, Altınorda ve Anadolu Selçukluları arasında bir ittifak oluşturulmaya çalışılmışsa da İlhanlıların Suriye, İran ve Anadolu'ya hâkimiyeti önlenememiştir. İlhanlı hükümdarı Ahmet Teküdar (1282-1284), İslâmîyet'i kabul etmiş, Gazan Han zamanında (1295-1304) ise İlhanlıların tamamı artık Müslüman olmuştur. Gazan Han ile birlikte Türk ve İslâm karakteri İlhanlılarda bariz bir hâle gelmiştir. Ancak Ebu Said Bahadır Han (1316-1335) dönemindeki iç çekişmeler devleti yıpratmış ve ülkenin idaresi zamanla Azerbaycan'da Emir Çoban Oğulları ve Bağdat'ta Şeyh Hasan olmak üzere başlıca iki ailenin eline geçmiştir. Bu arada bir Uygur Türk'ü olan Eretna Bey Doğu Anadolu'da hâkimiyeti ele geçirerek, hükümdarlığını ilân etmiştir (1343).
     
  2. Girayhan

    Girayhan Uzman

    Katılım:
    12 Şubat 2007
    Mesajlar:
    936
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    21 ÇTL
    eline koluna sağlık arkadaş

    güzel bilgiler vermişsin
     

Sayfayı Paylaş