1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Magazin Küçükken Rock'çı Olmak Hayalimdi

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Papatya tarafından 27 Ağustos 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.772
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.919 ÇTL


    [​IMG]

    Yeni yayın döneminde Mahsun Kırmızıgül'ün proje tasarımını üstlendiği 'Benim İçin Üzülme' isimli diziyle ekranlara gelmeye hazırlanan Selin Şekerci; Mehmet Turgut'un yaratıcı yönetmenliğindeki 46 Dergisi için Whitney Houston kılığına girip poz verdi. Houston'ı 'Bodyguard' filmi için seslendirdiği 'I Will Always Love You' şarkısıyla tanıdığını söyleyen Şekerci; Zuhal Aytolun'a hem özel hayatını, hem de geçmişe duyduğu özlemi anlattı:

    90'larım İzmir'de geçti. Yonca Evcimik'ler, Kenan Doğulu'lar... Tayfun'a aşıktım mesela. Bir de o dönem hayali arkadaş modası vardı. Şeker kız Candy'nin ikinci erkek arkadaşı Terry'e aşık oldum. Hayatımı karartan adam oldu.

    Babamın Metallica koleksiyonu vardı. İşte, o yüzden 'Whisky In The Jar' albümünün benim hayatımda çok büyük bir yeri var. Annem daha Oasis kafasındaydı. Bizim evde müzik çok baskındı, beni de çok besledi. Ben de büyüyünce rock'çı olacağım derdim.

    SOKAKLAR GÜVENLİYDİ

    Çocukluğumun sokaklarını çok özlüyorum. Biz yakan topla, saklambaçla büyüdük. Sokağa cicili bicili giyinip çıkar; kan ter içinde eve dönerdik.

    Whitney Houston'la 'Bodyguard' filmiyle tanıştım. 'I Will Always Love You' şarkısı benim için muhteşemdi. Bale yapıyordum o zamanlar ve sahnede olma isteğim çok baskındı. 'Bodyguard' filminde de öyle bir aura vardı ki, büyülenmiştim. Zaten şizofrenik bir çocukluktu benimki. İzlediğim karakterlerin hepsini taklit ederdim. Hatta ünlü biri olduğumu hayal edip, aynaya karşı röportaj verdiğimi bile hatırlıyorum.

    Küçükken Whitney Houston gibi olabilmek için annemin elbisesini giyip, arkadan bağlayarak daralttığımı, göğsüme çorap koyup, makyaj yapıp şarkı söylediğimi bilirim. Sahnede, onun gibi şarkı söyleme derdindeydim. Sanki çok sayıda hayranım beni izliyordu. Hatta hep düşünürdüm bu kadar hayranım olsa ne hissederdim diye...

    SADE YAŞIYORUM

    15 yaşından itibaren İzmir Devlet Tiyatrosu sayesinde belli bir hayran kitlesine sahip oldum. 'Melekler Korusun' dizisinin oyuncu kadrosuna girince tanınırlığım arttı. Önce insanın hoşuna gidiyor ama sonra sıkılmaya başlıyorsun. Vapura yetişmek için koşarken, kadınların arkamdan onlardan kaçtığımı düşündükleri için küfür ettiklerini biliyorum. Özel hayatımda sade yaşamayı tercih ediyorum.

    TÜRKAN ŞORAY'A ÖZENİRDİM

    Diziler çoğaldıkça oyuncu alternatifi de artıyor. Kendini kanıtlayıp bir yerlere gelirsen, tek olman mümkün ama aynı kriterlere yakın birini bulmak çok kolay artık. Olanaklar çoğalınca yapılan işin de kalitesi düşmeye başladı. Bir diziden sıkılsan, kanalı değiştirsen sekiz diziyle karşılaşıyorsun. 90'larda daha farklıydı tabii. Şan, şöhret de daha saygın bir durumdu.

    Whitney Houston özendiklerimden biri ama en çok Türkan Şoray'a özenirdim. Küçükken de benzetirlerdi zaten.


     

Sayfayı Paylaş