1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kültür

Konusu 'Sosyoloji' forumundadır ve dderya tarafından 26 Nisan 2015 başlatılmıştır.

  1. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.320
    Beğenileri:
    7.513
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    216 ÇTL
    Özcan Köknel'in Ruh Sağlığı kitabından alıntılar

    KÜLTÜR

    [​IMG]
    Kültür, insanla doğanın savaşından doğmuştur. İnsanın yaptıklarının tümüdür. Gelenek, görenek, din, aile yapısı, ekonomik düzen gibi temel toplumsal kurumlan giyim, kuşam, araç, gereç, makine gibi teknoloji ürünleri; bilgi, sanat, inançlar, değer yargılan, tutum ve beklentiler gibi kavramlar nihayet toplumun amaçlan, kültürü oluşturan öğelerdir, ilkel insanın yaşamından, teknoloji, bilim ve sanatın çağdaş düzeye gelinceye kadar geçirdiği evrim kültürel birikim ve gelişme sonucu olmuştur.

    Kültürü oluşturan öğelerden ek anlaşılacağı gibi kültürün maddi ve manevi diye ayırabileceğimiz iki yönü vardır. İnsanın yarattığı ve ürettiği tüm maddeler, maddi kültürü oluştururken, gelenek, görenek, din, inançlar, tutumlar, beklentiler, amaçlar, kısaca topluma biçim veren öğeler manevi kültürü yaratır. İnsanlar, bireysel ya da toplumsal sorunların
    çözümünde, içinde yaşadıkları kültürün tüm öğelerinden yararlanırlar. Kişi, toptum yapısı ve kültür birbirinden aynlmayan karşılıklı olarak birbirlerini etkileyen bir üçgen oluşturur. Bireye kültürü toplum aktanr ve kazandınr. Toplum yapısı bireyi ve kültürü etkiler. Birey kül* türe ya da topluma katkıda bulunabilir. Kültürleme, kültürel yayılma, kültürleşme, kültür şoku, zorla kültürleme, kültürel özümseme gibi süreçler insanın toplumsallaşmasında, toplum* da rol ve yer almasında, kişilik ve kimlik kazanmasında etkili olur. En sağlıklı olan süreç kültürleme olup toplumsallaşma sürecinin alt yapısını, temelini oluşturur.

    • Kültürel Yayılma: Kültürü oluşturan maddi ya da manevi öğelerin, yapıların, başka kültürlerden söz konusu kültüre ya da söz konusu kültürden başka kültürlere doğru sürekli iletişim etkileşim olmasıdır.

    • Kültürleşme: Kültürel yayılma sonucunda, karşılıklı iletişim etkileşim içinde bulunan kültürlerde başlayan, oluşan, ortaya çıkan değişim sürecidir. Kültürleşme sürecinde bulunan bir toplumun içinde yer alan insan, içinde bulunduğu, yaşadığı kültürün etkisi altında kaldığı gibi, başka kültürlerin de etkisi altında kalır.

    Kültürleme:
    Bireyin, doğumdan ölüme kadar yaşadığı kültürel ortamın özelliklerini bilinçli ya da bilinçsiz olarak alması, benimsemesi, kazanması sürecidir. Kültürlemede eğitim ilk ve ön planda yer alır.

    Kültür Şoku : İçinde doğup büyüdüğü yaşadığı toplunun kültüründen ayrılan bireyin, farklı kültürlerin bulunduğu toplum içinde yaşamak zorunda kaldığında duyduğu endişe, kaygı, korku, tedirginlik ve uyum güçlügü sorunudur.

    Zorla Kültürleme:Birey ya da toplumun kültür değerlerinin başka bir kültür tarafından baskıyla ve zorla değiştirilmesidir.

    Kültürel Özümseme (Asimilasyon):
    Etkin ve egemen olan bir kültürün uzun bir zaman süresinde başka bir kültürü içine alması, kendisine benzetmesi* özümsemesi, sindirmesi, yok etmesi sürecidir.
    [​IMG]
    Doğal ve toplumsal ortam, tarihsel geçmiş, temel toplumsal kurumlar, aile, eğitim, yerleşim, ekonomi, teknoloji, bilim, sanat, yönetim biçimi kültürü etkileyen ve oluşmasında rol oynayan temel öğelerdir. Bu öğeler, aile, arkadaş, okul, meslek, meslek kuruluşu, spor kulübü, parti, kitle iletişim araçlan gibi yapılarla insana aktarılır. Genel olarak, önce din, ahlak, dil, gelenek, görenek, töre, yasa gibi temel toplumsal kurumlann etkisi altında ortaya çıkan kültürün, ulusal, evrensel kültürle birli şip bütünleşmesi gereklidir.

    İnsan, bulunduğu kültür ve toplum yapısı içinde belirli bir durum, rol ve yer kazanır. Toplumsallaşma sürecinde insana durumunu, rolünü, yerini kazandıran önce, anne, baba, daha sonra yakın ve uzak akrabalar, arkadaşlar, dostlar, tanıdıklar, özetle başkalanndan oluşan gruplardır.

    insanları bir araya getiren gruplar iki başlık altında toplanır.

    Aile, akrabalık, hemşerilik, dindaşlık, gibi duygusal ilişkilerin ağır bastığı; bireysel ilginin, isteğin, özelliğin, seçimin oynamadığı ortak amaçların, beklentilerin, düşüncelerin, değerlerin, ilkelerin, kuralların bulunduğu; bunlara uyumun zorunlu olduğu, baskı ve denetimin etkili ve etkin biçimde kullanıldığı gruplar.
    İnsanları bir araya getiren gruplann farklı biçimde yapılanmalarına karşın, ortak amaçların, beklentilerin, duygulann, düşüncelerin, değerlerin, ilkelerin, kuralların bulunması grup olgusunun temelidir.

    Grubun yapısının oluşması, işlevinin sürmesi için, grup içinde yer alan bireylerin durumunun, rolünün, yerinin belirlenmesi, grup olgusunun temelini oluşturan kavramlara uyum sağlaması gereklidir, insanın grup içinde bulunması toplumsal varlık olmasının kaçınılmaz sonucudur. Grup içinde yer alan insanın grubun temelini oluşturan kavramlara uyumu zorunludur. Bu uyumu sağlamak için, insan grup içindeki durumuna, rolüne, yerine göre boyun eğme, ikna olma özdeşleşme, benimseme gibi süreçleri kullanır.

    Durum (Hal, mevki, vaziyet) (s ta t us):
    İnsanın belirli bir sistem ve zaman içindeki konumunu, görevini, işlevini gösterir.

    Rol (Role):
    insanın, içinde bulunduğu duruma göre, yapması gereken tüm davranışlardır. Bu davranışlar davranışı yapan insan tarafından (öznel) ve başkalan tarafından (nesnel) olarak değerlendirilir.

    Davranışlann öznel ve nesnel değerlendirilmesi arasında fark olması çatışma yaratır.

    öte yandan, insanın değişik roller oynaması, bunlardan biri için gerekli olan davranışlann başka rollerde de kullanılmasına yol açar. Bu duruma rol karmaşası denir.

    Kadın evde çocuklanna karşı anne rolü oynar. Çocuklar, anne rolünden anlayış, destek, ilgi ve sevgi beklerler. Oysa anne, rolü gereği, bunlara ek olarak, çocuklarını eritmeyi, onlara toplumsal kuralları öğretmeyi de annelik rolünün kapsamı içinde görür. Bu nedenle, çocuklann birçok isteklerine karsı çıkar, üzülür. Ancak annelik rolü geregi bu davranışını sürdürtir.

    öte yandan, evli ve çalışan bir kadından annelik, eşlik, ev kadınlığı, iş kadınlığı gibi roller beklenir. Kadının bu rollere uygun davranmaması ya da davranamaması çatışma yaratır. Örneğin, çalışan kadın, iyi bir anne ve eş rolü oynayamadığı için çatışmaya düşer.

    işyerinde ya da fabrikada çalışan bir yöneticiden, işverenin beklediği, sürekli gelişmeyi ve kazancı sağlayacak baskılı ve yetkeci yönetim biçimi; işçi ve memurların beklediği, anlayışlı, yardım sever, yumuşak "ağabey" görüntüsü; tüketicinin beklediği kaliteli ve ucuz üretimi başaran insan tipidir.

    Gerek rol çatışması, gerek insanın grup ve toplum içindeki rolünden başkalannm beklediği davranışlann çokluğu, sonuçta, genel olarak toplumsal beceriksizlik, yetersizlik (disability) adını alan durumun ortaya çıkmasına yol açar. Bu durum şu özellikleriyle tanınır: .

    ✓ Toplumsal değişmelere uyum zorluğu.

    ✓ İş başarma ve çalışma gücünde azalma ve Çevreden gelen etkilere karsı tepki.

    ✓ Engelleri zararlı ve zor durumların kolayca etkisi altında Yüklenme ve zorlanmaya yatkınlık.

    kültür nedir
    kültür hakkında bilgiler
    kültür çeşitleri
    kültürleme nedir
    kültür şoku ne demektir
    kültür hangi faktörlere bağlıdır
     

Sayfayı Paylaş