1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kur'an bilime yol gösteriyor

Konusu 'İcatlar ve Keşifler' forumundadır ve Suskun tarafından 16 Mart 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Kuran'ı 14 asır evvel Allah yeryüzüne indirmiştir. Kuran Allah sözüdür. Ve 20. yy. teknolojisiyle keşfedilen bazı gerçekler, 14 yüzyıl evvel Kuran'da bildirilmiştir. Bu durum bize, Kuran'ın Allah'ın varlığını bildiren en önemli delillerden biri olduğunu, açıkça gösterir.

    Kuran'ın Allah katından olduğunun ve insanlar tarafından bir benzerinin asla getirilemeyeceğinin pek çok delili vardır. Bu delillerden biri de, Kuran'daki ayetlerin içinde bulunduğumuz evrende her ayrıntısıyla var olmasıdır:

    "Biz ayetlerimizi hem afakta hem kendi nefislerinde onlara göstereceğiz; öyle ki, şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun" (Fussilet Suresi, 53) ayetinin hükmü uyarınca, Kuran'da verilen tüm bilgiler, dış dünyada karşılığını bulur. Çünkü evrendeki herşeyi yaratan ve dolayısıyla onun tüm bilgisine sahip olan da, Kuran'ı indiren de Allah'tır. Bu nedenle, Kuran'da verilen tüm bilgiler, yapılan tüm tahliller, basireti (kalp gözü) açık, akıllı ve vicdanlı bir mümin tarafından görülüp tanınacaktır.

    Ancak unutmamak gerekir ki Kuran bir "bilim kitabı" değildir. Kuran'ın indiriliş amacı ayetlerde şöyle bildirilmektedir:

    "...Bu bir Kitap'tır ki, Rabbinin izniyle insanları karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye layık olanın yoluna çıkarman için sana indirdik." (İbrahim Suresi, 1)

    "(Kuran) Temiz akıl sahipleri için bir hidayet rehberi ve bir zikirdir." (Mümin Suresi, 54)

    Kısacası Kuran, müminlere rehber olmak üzere indirilmiştir. Onlara, Allah'a nasıl kulluk edeceklerini, O'nun rızasını nasıl arayacaklarını açıklamaktadır.

    Ancak Kuran'da evrenin yaratılışı, insanın doğumu, atmosferin yapısı, gökyüzündeki ve yeryüzündeki dengeler gibi birtakım konularda da temel bilgiler verilir. Bu konularda verilen bilgilerin, modern bilimin son bulgularıyla uyum içinde olması ise, Kuran'ın "Allah sözü" olduğunu bir kez daha ortaya koyması açısından önem taşımaktadır. Çünkü "Onlar hâlâ Kuran'ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok aykırılıklar (çelişkiler, ihtilaflar) bulacaklardı." (Nisa Suresi, 82) ayeti sırrınca, kuşkusuz Kuran'ın haberleri ile dış dünya arasında tam bir uyum vardır. "Sarıp Örtmek"

    "Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor..." (Zümer Suresi, 5)

    Kuran'ın evreni tanıtan ayetlerinde kullanılan ifadeler oldukça dikkat çekicidir. Üstteki ayette "sarıp örtmek" olarak tercüme edilen Arapça kelime "tekvir"dir. Bu kelimenin Türkçe karşılığı, "yuvarlak bir şeyin üzerine bir cisim sarmak"tır. (Örneğin Arapça sözlüklerde "başa sarık sarma" gibi yuvarlak cisimleri içeren fiiller için bu kelime kullanılır).

    Ayette, gecenin ve gündüzün birbirlerinin üzerlerini sarıp-örtmeleri (tekvir etmeleri) konusunda verilen bilgi, aynı zamanda Dünya'nın biçimi konusunda kesin bir bilgi içermektedir. Ancak ve ancak Dünya'nın yuvarlak olması durumunda bu ayette ifade edilen fiil gerçekleşebilir. Yani 7. yüzyılda indirilen Kuran'da Dünya'nın yuvarlak olduğuna işaret edilmiştir.

    Unutmamak gerekir ki, o dönemdeki astronomi anlayışı Dünya'yı daha farklı algılıyordu. O dönemde Dünya'nın düz bir satıh olduğu düşünülüyordu ve tüm bilimsel hesap ve açıklamalar da buna göre yapılıyordu. Kuran ayetleri ise bize henüz bu yüzyılda öğrendiğimiz bilgileri vermektedir. Kuran Allah'ın sözü olduğu için evreni tarif ederken olabilecek en doğru kelimeler kullanılmıştır.

    "Atmosferin Katmanları"

    Kuran ayetlerinde evren hakkında verilen bilgilerden biri, gökyüzünün yedi kat olarak düzenlendiğidir:

    "Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O'dur. Sonra göğe istiva edip de onları yedi gök olarak düzenleyen O'dur. Ve O, herşeyi bilendir." (Bakara Suresi, 29)

    "Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi; Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti..." (Fussilet Suresi, 11-12)

    Kuran'da pek çok ayette kullanılan gök kelimesi tüm evreni ifade etmek için kullanıldığı gibi, Dünya göğünü ifade etmek için de kullanılır. Kelimenin bu anlamı alındığında, Dünya göğünün, bir başka deyişle atmosferin, 7 katmandan oluştuğu sonucu ortaya çıkmaktadır.

    Nitekim bugün Dünya atmosferinin üst üste dizilmiş farklı katmanlardan meydana geldiği bilinmektedir. Üstelik aynen ayette bildirildiği gibi, tam yedi temel katmandan...

    Bilimsel bir kaynakta bu konu şöyle açıklanır:

    "Bilim adamları atmosferin birçok katmandan oluştuğunu keşfettiler. Katmanlar, basınçları ve bunları oluşturan gazların bileşimi gibi belirgin fiziksel özelliklerle birbirlerinden farklılaşırlar... Atmosferin Dünya'ya en yakın katmanı "Troposfer"dir. Atmosferin toplam kütlesinin %90'ını oluşturur... Troposfer'in üzerindeki katman "Stratosfer" dir... Stratosfer'de ultraviyole ışınlarının emildiği katmana "Ozonosfer" adı verilir... Stratosfer'in üzerindeki tabakaya ise "Mezosfer" adı verilir... Mezosfer'in üzerinde "Termosfer" yer alır... İyonize olmuş gazlar Termosfer'in içinde "İyonosfer" adı verilen başka bir katman oluştururlar... Dünya atmosferinin en dış tabakası ise 450 km.den 960 km.ye kadar uzanır. Bu katmana "Ekzosfer" adı verilir."

    Bu kaynakta belirtilen katmanlarını saydığımızda atmosferin ayette bildirildiği gibi tam olarak 7 tabakadan oluştuğunu görürüz: 1- Troposfer 2- Stratosfer 3- Ozonosfer 4- Mezosfer 5- Termosfer 6- İyonosfer 7- Ekzonosfer

    Bu konuyla ilgili bir diğer önemli mucize de Fussilet Suresi'nin 12. ayetinde geçen "Her bir göğe emrini vahyetti" ifadesinde yer almaktadır. Yani ayette Allah'ın her tabakayı belli bir görevle görevlendirdiği belirtilmektedir. Gerçekten, daha önceki bölümlerde de gördüğümüz gibi, yukarıda saydığımız tabakaların her birinin insanların ve yeryüzündeki tüm canlıların yararı açısından hayati görevleri vardır. Yağmurların oluşmasından, zararlı ışınların engellenmesine, radyo dalgalarının yansıtılmasından, gök taşlarının zararsız hale getirilmesine kadar her tabakanın kendine özgü bir işlevi bulunmaktadır.

    Örneğin bu görevlerden biri bilimsel bir kaynakta şöyle bildirilmiştir:

    "Dünya'nın atmosferi 7 katmandan oluşmaktadır. En alttaki tabaka Troposfer'dir. Yağmur, kar ve rüzgar yalnızca Troposfer'de oluşur."

    20. yüzyıl teknolojisi olmadan tespitedilmesi hiçbir biçimde mümkün olmayan bu bilgilerin 1400 yıl önce indirilmiş olan Kuran-ı Kerim'de açıkça bildirilmesi ise, çok büyük bir mucizedir.
     

Sayfayı Paylaş