1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kur’an Okumak Allah’la Konuşmaktır...

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve Çirkin Kral tarafından 29 Eylül 2006 başlatılmıştır.

  1. Çirkin Kral

    Çirkin Kral Forum Tutkunu

    Katılım:
    4 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.949
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    1.880
    Meslek:
    Gümrükçü
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    62 ÇTL
    Peygamber Efendimiz (aleyhi ekmelü’t-tehâyâ) bir hadis-i şeriflerinde altı Garipten bahsetmiş ve “Mescid, namaz kılmayanlar arasında; Kur’an-ı Kerim, Fâsıkın kalbinde ya da onu okumayan birinin evinde; sâliha bir kadın kötü huylu Bir adamın nikahı altında; sâlih bir erkek arsız bir kadının yanında ve âlim, onun İlminden istifade etmeyen bir topluluk arasında gariptir.” demişlerdir.

    Bir başka defa da şöyle buyurmuşlardır: “İnsanlar, öyle bir zamanı idrak Edeceklerdir ki, o dönemde Kur’an bir vadide, onlar da başka bir vadide Olacaklardır.” Yani, o devrin insanları Kur’an’la aynı vadiyi paylaşamayacak, Yeni ifadesiyle, aynı düzlemde buluşamayacak, farklı farklı kulvarlarda Bulunacaklardır. Dolayısıyla Kur’an, onu okumayan, onda ne olduğunu bile Merak etmeyen ve ondan istifade etmeyi hiç düşünmeyen insanların evlerinde, Gönüllerinde garip kalacaktır. Zaten, asıl garip, yurdundan yuvasından uzak Kalan, dostundan, ahbabından ayrı düşen değil, yaşadığı dünya içinde, Bulunduğu toplum itibariyle hâlinden anlaşılmayan, kıymeti bilinmeyendir.

    Her müminin, Kur’an-ı Kerim’den Fatiha’yla birlikte en az iki kısa sûreyi doğru Olarak okumasını öğrenmesi farzdır. Bir insan, bir gün içinde Fatiha, Kevser ve İhlas sûrelerini doğru bir şekilde öğrenebilir. Bu sebeple namazları doğru kılmak İçin en azından bu üç sûrenin öğrenilmesi bir esastır ve şarttır. Kur’an okurken Kelimelerin yanlış telaffuz edilmesi doğru değildir. İnsan, doğru öğrendiği halde Sürç-i lisan veya hata ile yanlış okuyabilir. Allah bundan dolayı inşallah kulunu Muaheze etmez. Ancak kişinin doğru okuması biraz gayretle mümkünken, bu İşe karşı fazla ehemmiyet vermeyip lakayd ve laubali kalması, Kur’an-ı Kerim’e Karşı büyük bir saygısızlıktır. Mümin, Allah’ın kelamı olan Kur’an’ı, en saygılı bir Eda ile, en saygılı bir tonda, en saygılı nağmelerle ve en saygılı olduğu bir hava İçinde Rabbisine takdim etmekle mükelleftir.

    Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Kur’an okuyan bir insan, Allah ile Konuştuğunu söylese ve yemin etse yemininde yalancı çıkmaz.” Buyurmaktadır. Kur’an okurken Allah ile konuştuğunun şuurunda olan insan, Kendine çeki düzen verecektir. İnsanın komutanının karşısında emir tekrarı Yapıyor gibi kelimesi kelimesine, üzerlerine basa basa ve onlardan zevk duya Duya o kelimeleri içiyor gibi okuması, Kur’ an’a ve Kur’an’ın sahibine karşı Saygısının ifadesidir. Kur’an kıraatında eksikleri olan bir mümin, fırsatları Değerlendirmeli, en kısa zamanda bir bilenin huzurunda Kur’an’ı doğru telaffuz Edebilecek şekilde öğrenmeli ve namazlarını çok Kur’an okuyarak eda etmelidir.
     

Sayfayı Paylaş