1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kur'an Özel Bilgi

Konusu 'KURAN-I KERİM' forumundadır ve -STORM- tarafından 21 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. -STORM-

    -STORM- Usta

    Katılım:
    16 Aralık 2009
    Mesajlar:
    669
    Beğenileri:
    9
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    İzmir
    Banka:
    16 ÇTL
    Kuran veya Kuran-ı Kerîm, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] aleminde İslam peygamberi [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'e [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..][Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] aracılığıyla vahiyler şeklinde gönderildiğine inanılan kutsal kitap. İlk kez [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] kitap haline getirilmiştir. Kuran ayrıca Furkan, Kelamullah, Kitabullah, Beyza gibi isimlerle de anılır. [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] ile başlayıp, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] ile sona erer. Okunuşunun kutsal olduğuna inanılarak, ilave işaretlemeler ve özel okunuşu [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] ile birlikte nesilden nesile aktarılmıştır.[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] tarafından
    Adı [[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]]

    Kökenbilim [[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]]

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] Dönemi'nden kalma bir Kuran sayfası. Sayfada [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] bazı ayetler yer almaktadır; 9 ila 10. yüzyıl civarları.


    Kuran sözcüğü [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'da QRE (qare'e/kare'e) (okudu) sözcüğünün sülasi (üç harfli kelime kökü sistemine göre) mastarıdır. "Okumak", "okunan" "okuyuş" "okuma" anlamlarını ifade eder. Kerîm, "soylu, asil" ve "eli açık, cömert" anlamlarına gelen [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] kökenli bir kelimedir [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..].
    İslam'a göre Allah Kuran'ı ikinci bir isim olarak “Kitap”, olarak adlandırmak suretiyle, daha en baştan itibaren, bu metnin yazılı hale getirilmesinin önemine işaret etmiştir.[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    "Kuran" kelimesinin Kuran'da kullanılması [[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]]

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'ın kutsal kitabının özel adı olan Kuran kelimesi, 58 âyette geçer. Ayrıca "kur'an" "okunan,okuyuş, okuma" "ekli, katlı,derli" anlamında özel ad olmayarak 12 ayette ( [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] 12/2, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] 13/31, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] 17/106, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] 20/113, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..][Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] 41/3,44; [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] 42/7, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] 43/3, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] 72/1, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] 75/17,18) geçer. 39/28,
    "Biz onu okuyup akletmeniz için anlaşılır-sade-arı bir okuyuşla/okunuşla indirdik" ([Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], 12/2).
    "Kuranı okuyacağında/okuduğunda kovulmuş şeytanın şerrinden Allah'a sığın (Euzü billahi mineşşeytan ir racim) de" ([Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], 16/98).
    "Kuran okunduğunda/okununca onu işitin de durup düşünün ki merhamet olunasınız"[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], 7/204). (
    "Bu Kuran, insanlara yolu gösterir, o değişmez yoldur, unat-düzgün çalışan-iş yapan inananları onlar için olan kerim bir ecir ile müjdeler." ([Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], 17/9).
    "Kuran'dan indirir/indiriyor/indirecek olduklarımız, inananlara şifa ve rahmettir..." ([Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], 17/82).
    Birçok âyette "el-Kitâb" kelimesinin Kuran-ı Kerîm anlamında kullanıldığı görülür:
    "[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]. [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]. [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]. İşbu içinde kuşku olmayan Kitap'tır müttakiler (Allah'tan korkan başkasından korkmayanlar) için bir yol göstericidir" ([Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], 2/1,2).
    Bundan başka çeşitli âyetlerde Kuran için başka isimler de kullanılmıştır: el-Furkân ([Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], 25/1), ez-Zikr ([Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], 15/9), en-Nûr ([Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], 4/174), er-Rûh ([Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], 42/52) vb. gibi.
    Tarihi [[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]]

    Mekke dönemi [[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]]

    Kuran yaklaşık 23 yılda parça parça tamamlanmıştır. 13 yıl kadar süren Mekke döneminde indiğine inanılan âyet ve sûreler daha çok İslâm inanç ve ahlâkı ile ilgili konuları kapsar; [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'ın birliğine, meleklere, peygambere, kitaplara ve '[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] günü'ne iman gibi. Müslümanlar tarafından [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'den beri geldiğine inanılan tevhid inancı işlenir. Allah ile eşit güçte bir varlığın olduğu görüşü bu bölümde reddedilir.
    Mekke döneminde Kuran'ın, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'den itibaren devam eden vahiy zincirinin devamı olduğu iddia edilir: "Biz, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'a ve ondan sonra gelen nebilere/peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'e, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'e, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'a, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'a, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'a/Sıptlar'a, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'ya, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'a, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'a, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'a ve [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'a da vahyettik. [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'a [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'u verdik" ([Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], 4/163)
    Medine dönemi [[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]]

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'de inen [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] ve [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] daha çok hukuk kuralları yer almıştır. Aile ve devletin tanzimi, insanların birbiriyle veya devletle olan ilişkileri, anlaşmalar, barış ve savaş durumları bu âyetlerde açıklanır. [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] tarihinden itibaren bu hükümleri uygulamak için yeterli güce sahip bir [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], Muhammed yönetiminde, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'de oluşmuştu.
    İslam inanışına göre [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] hafiften ağıra doğru hükümler göndermiş, Muhammed ve ashabı bunları geciktirmeksizin uygulamaya geçirmiştir. Kuran dilini bilmeleri, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..][Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] içinde ve dışında okunan sûre ve ayetleri anlamalarını kolaylaştırmıştır. İslam inanışında bu devrin özelliği; iyi ve yararlı olanın alınması, kötü ve zararlı olanın kaldırılmasıdır. Yükümlülükler birden ayrıntılarıyla gelmemiş, zamanla tamamlanmıştır.
    Kuran ayetleri Müslüman toplumunda yaşanan olaylar üzerine gelmiştir. Ayetlerin ihtiyaç sırasında geldiğine ve toplumda gerekli etkiyi gösterdiğine inanılır. Bu yüzden, ayetlerin iniş sebepleri Kuran [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] önemli bir yer tutar.
    Kuran'ın toplanması [[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]]

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    12. yüzyıldan kalma bir Endülüs Kuran'ı


    Muhammed'in vahiy katipleri vardı.Bunların görevi Kuranı yazarak kayıt altına alınmasını sağlamaktı. Muhammed Kuranın bölümlerini okuyarak yazdırır, sonrada okutarak doğruluğunu kontrol ederdi.
    İslam'a göre Kuran, Muhammed'in devrinde bizzat vahiy meleği ve [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] birbirlerine karşılıklı okumaları ve [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] ezberlemesiyle korunmuştur. Ancak Muhammed'in sağlığı müddetince devam eden vahyin bütün bir kitapta toplanmasına imkân yoktu. [[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]] Çünkü vahyin Muhammed'in ölümüne kadar devam ettiği bilinmektedir. Muhammed'in ölümünden iki gün öncesine kadar devam eden vahiy onun ölümüyle son buldu. Böylece Kuran inen son âyetle tamamlanmış oldu.
    Kuran sureleri bazen bir bütün olarak bazen de bölümler halinde geldi. Bazı sûreleri Mekke'de gelmesi dolayısıyla "Mekkî", bazıları Medine'de indirildiklerinden "Medenî" diye nitelendirilmiştir.
    Ebubekir dönemi ve İmam Mushaf [[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]]

    Muhammed'in ölümünü takip eden [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] savaşlarında 70 kadar [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] ölmesi müslümanları telâşa düşürmüştü. [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] Ömer de hafızların toplanması için dönemin halifesi Ebu Bekir'e başvurarak konunun görüşülmesini istemişti. Bunun üzerine Ebu Bekir, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] başkanlığında toplanan Abdullah bin Zübeyr, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'ın da bulunduğu büyük bir komisyon tarafından Kuran sahifeleri bir araya getirildiği iddia edilir.
    Birinci halife Ebubekir zamanında hafız ve vahiy başkatibi olan Zeyd bin Sâbit, elinde yazılı Kuran metni olan herkesin bu metinleri getirmesini ve getirirken de ellerindeki metinlerin bizzat Muhammed'den duyduklarına dair iki güvenilir şahid gösterilmesi istendi. Osman toplanan bu kurula "Zeyd ile imlada anlaşamazsanız, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'e göre yazın" emrini verdi. Zeyd bin Sâbitin katkılarıyla ortaya koyduğu bu aslî nüshaya "İmam Mushaf" adı verilmiştir. [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'un teklifiyle iki kapak arasında "İmam Mushaf" üzerinde yapılan danışma ve görüşmeler sonucunda bunun üzerinde her hangi bir noksanlık görülmemiş ve güvenirliği konusunda ittifak sağlanmıştır. Böylece Kuran her hangi bir tahrifata uğramadan "Mushaf" haline getirilerek aynı mushaftan çoğaltılan mushafların ana kaynağını teşkil etmiştir.
    Mushaf Kuran'ın bugünkü haliyle kitap halinde toplanılmış şekline "Mushaf" denir. [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], "sayfalar haline getirilmiş" ya da "iki kapak arasındaki sayfalar" anlamına gelir[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] ve S-H-F (sahife) kökünden gelir.
    Kuran Peygamberinin ölümü ile tamamlandığından kendisi hayatta iken toplanmamış, mushaflaştırılıncaya kadar [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] yolu ile özellikle ezberlenerek muhafaza edilmiştir. Kuran ayetleri ilk zamanlar vahiy kâtipleri tarafından papirüs, deri ve kemik üzerine yazılarak saklanırdı.[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..][Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]) oluşur. Sureler genellikle surenin içerdiği ayetlerin konulardan birine göre verilen Arapça isimlerle anılırlar. Sureler kronolojik bir sırada (söyleniş sırasına göre) düzenlenmemiştirler. Müslümanlar Kuran'ın sıralanışının da mucizevi olduğuna inanırlar.[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] Kurra denen ezbere Kuran bilenlerden 70'e yakın kişi bir savaşta kaybedilince Osman tarafından toplanan Kuran Heyeti, şahitli olarak sureleri peygamberin sağlığında dizdiği sırada toplamış, Kuran'dan olmayan dipnot ve tefsir notları imha etmiştir. Bu dizilişe göre Kuran 114 adet bölümden ( Sıralamanın da Kuran'ın bütününden olduğu ve Allah tarafından bildirildiği müslümanlarca kabul edilir.
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    Bilinen en eski Kuran mushafı, Taşkent, Özbekistan


    Kuran'ın bugünkü dizilişi ile mushaflaşması ise Halife Osman zamanında gerçekleşmiştir. Bilinen en eski Kuran Mushafı (M.S. 591) [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..][Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'ın [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] şehrindeki bir müzede sergilenen üçüncü [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] Mushafı olarak anılmakta. Beş kopya halinde çoğaltılıp çeşitli İslam şehirlerine gönderilen orijinallerden biri de [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'nde sergilenmektedir.[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..][Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'tan zorla alınarak [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'da sergilenmiş, sergilenmesi için [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'a gönderilmiş, 1924 yılında geri verilmiştir. Bazı sayfaları 2000 ve 2003 yılında Christie's Londra ve Sam Fogg koleksiyonunda satılmıştır.[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] döneminde Ömer ve Osman dönemleri [[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]]

    Ömer devrinde Kuran öğretimine hız verildi. Gerek [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'de gerekse sınırları günden güne genişleyen [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'nin diğer merkezlerinde en sıhhatli kaynak olan hâfiz sahabelerin öğretmen ve gözetmenliğinde pek çok hâfız yetiştirilmiştir.
    Zamanla fetihlerin hız kazanması ve yeni fethedilen yerlerde ortaya çıkan kavim ve kabilelerin müslüman oluşu farklı şive ve lehçelere göre okuyuş ayrılıklarını ortaya çıkarmıştır. Bu durum M.648'de [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] ve [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..][Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] dünyasında yalnızca Ebu Bekr'in emriyle derlenmiş olan onaylı Kuran mushaflarının kullanılmasını ve bir başka lehçe yahut ağız ile yazılmış tüm diğer nüshaların kullanılmasının yasaklanmasını kararlaştırdı. Osman, bir önlem olarak da gelecekte herhangi bir kargaşa yahut yanlış anlamaya meydan vermemek için başka tüm yazılı nesneleri yaktırarak ortadan kaldırma yoluna gitti. Ebû Bekir zamanında yazılan İmam Mushaf, Ömer'in ölümünden sonra kızı ve Muhammed'in hanımlarından olan Hafsa'ya geçmişti. Osman zamanında çoğaltılan mushafların yedi nüsha olduğu söylenir [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]. Bunlar [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] ve [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'ya gönderilerek müslümanlar arasında çıkabilecek farklı okuyuşlar önlenmiş oldu. Hatta [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'nin Osman için "Eğer Osman Kuran'ın tek kitap halinde toplatılarak çoğaltılması işini yapmasaydı ben yapardım"[[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]]. fethinde Şamlı ve Iraklı askerlerin yan yana gelmesi ile farklı okuyuşların su yüzüne çıkmasını sağladı. Bu tartışma ortamının daha fazla büyümesine engel olmak için Huzeyfe bin Yemân, Halife Osman'a başvurarak bu durumun düzeltilmesini, ihtilafın ortadan kaldırılmasını istedi. Bunun üzerine Halife Osman, Muhammed'in diğer ashabı ile de istişare ederek, dediği ileri sürülür
    Osman tarafından değişik vilâyet merkezlerine gönderilen nüshalar asırların geçmesiyle kayboldu. Günümüzde halen onlardan bir tanesi [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..][Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'nde; bir diğer tam olmayan nüshası [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'te bulunmaktadır. Çarlık [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..][Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] ile reprodüksiyonunu (fotoğraf veya fotokopi ile tam kopyasını) yayınlamıştır. hükümeti onun
    Kuran'ın düzeni [[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]]

    Cüz, sûre, âyet, vahiy [[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]]

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    Kuran


    Kuran-ı Kerim'ın bölünmüş olduğu 30 parçadan (fasikül) her birine [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] denir.
    Kuran-ı Kerim "sûre" adı verilen bazı ana bölümden oluşur. Kuranı Kerim 114 sûreden müteşekkildir. Bu surelerin 86'sı [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'de, 28'i [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'de gelmiştir. Medine'de gelen sureler Bakara, Ali İmran, Enfal, Ahzab, Maide, Mümtahine, Nisa, Zilzal, Hadid, Muhammed, Rad, Rahman, Dehr, Talak, Beyyine, Haşr, Nasr, Nur, Hac, Münafikun, Mücadele, Hucurat, Tahrim, Cuma, Tegabun, Saf, Feth ve Berae'dir.
    Her bir sure de “ayet” adı verilen bölümlerden müteşekkildir. Ayetler bir kelime ila bir sayfa arasında değişir.
    Allah tarafından peygamberlerine bildirilen buyruklara vahiy denir.[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] Vahiylerin peygamberlere doğrudan veya melekler gibi aracılar vasıtasıyla bildirildiğine inanılır.
    İslam'da [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] Muhammed'e [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] aracılığıyla gönderildiğine inanılır. Kuran-ı Kerim'in metninin tamamlanması, [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] - [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] yılları arasında, yaklaşık 23 yılda gerçekleşmiştir. Kuranı Kerim, Muhammed hayatta iken, zamanın çeşitli yazım araçlarına yazılı olmasına rağmen, bunlar mushaf haline getirilmemişti. Mushaf haline getirme çalışmaları ilk olarak Halife [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] döneminde, sonra halife Osman döneminde gerçekleşti. [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] döneminde, zamanın Arap lehçelerinden yedi lehçe üzerinden okunabilen Kuran, Tek lehçe (Kureyş lehçesi) üzerinden çoğaltılarak İslam bölgelerine dağıtıldı.
    Kuranı Kerim'i yazan Vahiy katipleri: [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] başkanlığında [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..][Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]'dur. ve
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]; görünüşte, surelerin mevcut sırasını izlemeksizin, genellikle Müslümanların belirli bir konuda bilgi, görüş veya cevap gibi ihtiyaçları, ya da önemli bir olayla ilgili olarak gerçekleştiği için, Kuranı Kerim’in nihai şekli vahiylerin tamamlanmasından sonra ortaya çıkmıştır. Buna göre, Kuranı Kerim, 114 sure ve (Surelerin başındaki besmeleleri ayrı bir ayet saymama kaydı ile) 6236 ayetten oluşur. (İbn-i Abbas: 6616, Nafi: 6217, Şeybe: 6214, Mısır âlimleri: 6226, Arap dili ve edebiyatında dâhi olan belâgat âlimlerinden Zemahşeri ise; Kur'ân’ın 6666 ayeti olduğunu söylerler. [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] müceddidi kabul edilen Bediüzzaman Said Nursi de 6666 görüşündedir. Fakat günümüzde Kûfelilerin görüşünün kabul görülmesiyle tüm Kuran-ı Kerimler 6236 ayettir.) [[Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]] Kuran-ı Kerim'de kaç ayet olduğu hususunda âlimler arasında ihtilaf vardır. Fakat bu ihtilaf sadece numaralandırma hususunda olup Kurân’ın tümü için her hangi bir ihtilaf söz konusu değildir. Çünkü âlimlerin hepsi Kuran-ı Kerim'in bütünü için ittifaktadırlar.
    Bazı âlimler, bir kısım uzun cümleleri iki-üç ayet saymışken, bazısı tek ayet kabul etmiştir. Yine Şafiî âlimleri besmele-i şerifi, başında zikredilen sure ile bir bütün olarak saydıkları halde Hanefi âlimleri besmeleyi ayrı bir ayet olarak saymışlardır. Sure başlarındaki “Yasin, Ha mim” gibi huruf-u mukattaa için de benzer durum geçerlidir.


    Aşağıdaki linkten daha ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz...:)

    http://tr.wikipedia.org/wiki/Kur%27an
     
  2. -STORM-

    -STORM- Usta

    Katılım:
    16 Aralık 2009
    Mesajlar:
    669
    Beğenileri:
    9
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    İzmir
    Banka:
    16 ÇTL
    Kur'an görselleri;

    [​IMG]

    [​IMG]
     

Sayfayı Paylaş