1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kur’an ve çocuk

Konusu 'KURAN-I KERİM' forumundadır ve sorumsuz tarafından 7 Nisan 2009 başlatılmıştır.

  1. sorumsuz

    sorumsuz Forum Onuru

    Katılım:
    11 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    3.211
    Beğenileri:
    22
    Ödül Puanları:
    2.880
    Meslek:
    ...
    Yer:
    bileyim?
    Banka:
    164 ÇTL

    Hedefimiz, Kur’an’ın kelimelerini ve ruhunu çocuğa verebilmektir. Sadece Kur’an bülbülü
    olması yeterli değildir. Keske baliğ olmadan çocuklarımız Kur’an hafızı olabilseler! Yirmi
    yasına gelmeden de Kur’an ilimlerini alabilseler! Ama Kur’an’ın bu açıdan, az itibar gördüğü
    bir zamanda yasıyoruz. Kendi zamanımıza ve sartlarımıza göre isler yapmak durumundayız.
    Bu nedenle çocuğumuza Kur’an verirken söyle bir program izlememiz isimizi insaallah kolaylastırır:
    1- Önce Kur’an’ı çocuğun gözünde yüceltip, sevdirelim. Bu sevgimizde tavizsiz olduğumuza
    inanmıs olsun.
    2- Anne ve babayı, Kur’an öğreten hoca olarak tavsiye etmiyoruz. Çocuk Kur’an’ı baskasından
    öğrensin.
    3- Kur’an alfabesi için ideal baslama yası 4-5 yaslarıdır. Daha önce de baslanabilir. Ancak
    çok küçük yasta böyle bir eğitime tabi tutulan çocukta ileriki yıllarda farklı sorunlar
    çıkabilir. Altı yasına kadar çocuk, bes dakikada bir Kur’an sayfası okuyacak hale
    gelmisse okuma isi çözülmüs sayılır. Bundan sonra günde bir sayfa, ileriki dönemlerde
    iki sayfa seklinde istikrarlı bir okuma ile devam edilir.
    4- Altı yasına kadar çocuk, namaz tesbihatını, ezan ve kameti, kısa sureleri bilmelidir.
    5- Çocuk on iki yasına geldiğinde:
    a- İki dakikada bir sayfa bakarak okumayı,
    b- Namaz tesbihat ve dualarını,
    c- Kısa sureleri,
    d- Kur’an’a ait temel bilgileri, biliyorsa farz olan miktar Çocuğa verilmistir. Ama bu,
    bilgi düzeyindeki sorumluluktur. Uygulamasıyla ilgili sorumluluğumuz daha farklı
    olacaktır.
    6- Kur’an ezberlemeyle ilgili söyle bir prensibimiz olabilir: Kur’an’dan kaç satır fazla bilirse
    o bizim kar oranımız olacaktır. Bir satır, bir satırdır. Bir sure, bir suredir. Mümkün
    olduğu kadar ezber bildiği miktarı artırmaya alısırız.
    7- Çocuk, hem iyi bir okul programı hem de Kur’an ezberi yapabilir. Günde yarım sayfayı
    bütün çocuklar okul programlarına rağmen ezberleyebilirler. Zekası iyi olan çocuklar
    ise günde bir sayfayı rahatlıkla ezberleyebilirler. Önemli olan çocuğun buna ikna
    edilmis olmasıdır. Böyle bir uygulama ile çocuk on iki yasına geldiğinde Kur’an hafızı
    olabilir.
    8- Evet. Buluğ çağından önce Kur’an’ın ezberlenmesi ideal olandır. İbni Abbas
    radıyallahu anhuma: ‘Bana Kur’an’dan dilediğinizi sorabilirsiniz. Ben onu küçük
    yasta ezberledim.’ diyerek övünürmüs. Ama daha sonra ezber olmaz diye bir kural
    yoktur. Hafızlıktan daha zor olan pek çok üniversiteyi gençler, 17-18 yasından sonra
    okuyup bitirmektedirler. Tıbbi bir engel olmadıka, evlenme ihtiyacı belirene kadar
    Kur’an ezberi, isteyen için kolaydır.
    9- Sunu unutmamak durumundayız:
    Kur’an bizim için ne kadar önemliyse seytan için de o kadar önemlidir. Biz ne kadar
    ezberletmek istiyorsak o da o kadar nefret ettirmek istiyordur. Kur’an’la çocuğu bulus

    turduğumuzda ummadığımız tepkilerle karsılasabiliriz. Daha önce görmediğimiz bir
    çocuk görebiliriz. Buna hazırlıklı olmalıyız. Bu konuda üç ilkeyi önümüzde tutacağız:
    a- Kendi kendinize böyle bir programa baslamayın. Bilginize, becerinize ve paranıza güvenmeyin.
    Vaatlerde bulunarak çocuğu ikna edebileceğinizi sanmayın. Uzay mekiği
    bile vaat etseniz ise yaramayabilir. Komple bir program uygulayın ve bu iste ehil biri
    ile yardımlasın. Çocuk dilinden anlamayan insanı hoca diye Çocuğun önüne dikmeyin.
    Bilmek ile bildirebilmek aynı seyler değildir. Çocuğun sevdiği akrabalardan birisinin,
    çocuğa baska seyler telkin etmesinden sakının. Böyle bir hedef için semtinizi, sehrinizi
    değistirmeye de hazır olmalısınız.
    b- Bilin ki, sabırsız bir adım yol alamazsınız. Bir Nuh sabrı kadar sabır tasımanız gerekir.
    Yoksa kendi kendinizi yer tüketirsiniz. Pirinden de olursunuz, bulgurdan da.
    c- Yolun bittiğini anladığınızda, ehliyle istişare edin. Gerekiyorsa ezbere son verin. İnsan
    ve iyi bir Müslüman olarak kalsın, hafız olmasın, zararı yok. Ebeveynliğinizi ölüdürmeyin...


    7- Çocuk, hem iyi bir okul programı hem de Kur’an ezberi yapabilir. Günde yarım sayfayı
    bütün çocuklar okul programlarına rağmen ezberleyebilirler. Zekası iyi olan çocuklar
    ise günde bir sayfayı rahatlıkla ezberleyebilirler. Önemli olan çocuğun buna ikna
    edilmis olmasıdır. Böyle bir uygulama ile çocuk on iki yasına geldiğinde Kur’an hafızı
    olabilir.
    8- Evet. Buluğ çağından önce Kur’an’ın ezberlenmesi ideal olandır. İbni Abbas
    radıyallahu anhuma: ‘Bana Kur’an’dan dilediğinizi sorabilirsiniz. Ben onu küçük
    yasta ezberledim.’ diyerek övünürmüs. Ama daha sonra ezber olmaz diye bir kural
    yoktur. Hafızlıktan daha zor olan pek çok üniversiteyi gençler, 17-18 yasından sonra
    okuyup bitirmektedirler. Tıbbi bir engel olmadıka, evlenme ihtiyacı belirene kadar
    Kur’an ezberi, isteyen için kolaydır.
    9- Sunu unutmamak durumundayız:
    Kur’an bizim için ne kadar önemliyse seytan için de o kadar önemlidir. Biz ne kadar
    ezberletmek istiyorsak o da o kadar nefret ettirmek istiyordur. Kur’an’la çocuğu bulus

    turduğumuzda ummadığımız tepkilerle karsılasabiliriz. Daha önce görmediğimiz bir
    çocuk görebiliriz. Buna hazırlıklı olmalıyız. Bu konuda üç ilkeyi önümüzde tutacağız:
    a- Kendi kendinize böyle bir programa baslamayın. Bilginize, becerinize ve paranıza güvenmeyin.
    Vaatlerde bulunarak çocuğu ikna edebileceğinizi sanmayın. Uzay mekiği
    bile vaat etseniz ise yaramayabilir. Komple bir program uygulayın ve bu iste ehil biri
    ile yardımlasın. Çocuk dilinden anlamayan insanı hoca diye Çocuğun önüne dikmeyin.
    Bilmek ile bildirebilmek aynı seyler değildir. Çocuğun sevdiği akrabalardan birisinin,
    çocuğa baska seyler telkin etmesinden sakının. Böyle bir hedef için semtinizi, sehrinizi
    değistirmeye de hazır olmalısınız.
    b- Bilin ki, sabırsız bir adım yol alamazsınız. Bir Nuh sabrı kadar sabır tasımanız gerekir.
    Yoksa kendi kendinizi yer tüketirsiniz. Pirinden de olursunuz, bulgurdan da.

     

Sayfayı Paylaş