1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kur'an'ın Mucizevi Korunması Sempozyumu

Konusu 'KURAN-I KERİM' forumundadır ve zemheri tarafından 10 Mayıs 2009 başlatılmıştır.

  1. zemheri

    zemheri Usta

    Katılım:
    23 Ekim 2008
    Mesajlar:
    736
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    öğrenci
    Banka:
    8 ÇTL
    Kur'an sempozyumu İslam alimlerini İstanbul'da buluşturdu
    Yeni Ümit Dergisi ile Akademik Araştırmalar ve İnternet Vakfı'nın organize ettiği 'Kur'an'ın Mucizevi Korunması' başlıklı sempozyum yerli ve yabancı ilim adamlarını bir araya getirdi.

    Çemberlitaş Fırat Kültür Merkezi'ndeki (FKM) açılış oturumunda söz alan akademisyenler, 14 asır önce inen Yüce Kitap'ın bir harfi bile tahrif olmadan günümüze kadar aktarıldığına dikkat çekti. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, "Kur'an hem korunmuş hem de bizi korumuştur. Biz ondört asırdır onun etrafında derlendik toplandık." dedi. Dımaşk Üniversitesi'nden Prof. Dr. M. Said Ramazan el-Bûtî ise Kur'an-ı Kerim'in Hz. Peygamber'in dudaklarından çıktıktan sonra yazıldığını ve ezberlenerek günümüze kadar noksansız ulaştırıldığını vurguladı.

    Türkiye ve yurtdışından çok sayıda ilim adamının katıldığı sempozyum, Beyazıt Camii imamı Suat Göztok'un Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından konuşmalara geçildi. Sahasında otorite isimler tek tek söz alarak çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Dünyanın en ücra köşesinde yaşayan bir Müslüman'ın elindeki Kur'an-ı Kerim ile en eski nüshalar arasında hiçbir fark bulunmadığına dikkat çeken ilim adamları, "Zamana meydan okuyan Kur'an-ı Kerim, Allah'ın koruması altındadır. İlelebet de böyle kalacaktır." fikrinde birleşti. Sadece Türkiye'de 90 bin hafız bulunduğunu anlatan Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, korumanın sadece yazıyla değil nakille de devam edeceğini belirtti.

    Sempozyuma verilen arada basın mensuplarının sorularını cevaplayan Bardakoğlu, Kur'an'ın Orta Asya coğrafyasına, Türk cumhuriyetlerine, Balkanlar'a ve komşu ülkelerin dillerine en güzel tercümesini yapmak için çalışma yürüttüklerini söyledi. 'Kur'an'ı Kürtçeye de çevirecek misiniz?' sorusuna ise şu karşılığı verdi: "Bizim amacımız İlahi mesajı herkese ulaştırmak. Şu an için böyle muşahhas bir çalışma yok ama ileride bu tür çalışmalar da yapılacaktır."

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu: Bize düşen, istikameti korumak
    İnsanlar maalesef vahyin kıymetini bilemedi. Hz. Musa ve İsa'ya indirilen mushaf, özelikle din erbabı tarafından tahrif edildi. Onun için Kur'an gönderildi. Kur'an hem korundu hem korudu. Peygamberimiz'in bizden ne istediği bellidir. Bize düşen, istikametimizi korumak ve anlamaya çalışarak Yüce Kitab'ımızı hayatımıza rehber edinmektir.

    Prof. Dr. Raşit Küçük (Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı)
    : Onu anlamak her şeyden önemli
    Kur'an, hem okunan hem dinlenen bir kitaptır. Allah'ın elçisi onun nasıl okunacağını ashabına hem öğretmiş hem de onlardan dinlemiştir. Dilini hiç bilmeyen insanlara da ne kadar etki ettiği bilinen bir gerçektir. Onu anlamak ve hayat kitabı haline getirmek her şeyden önemlidir. Alemlerin Rabb'inin insanlığa gönderdiği son mesajdır. Zamanları aşan bu özelliklerini insanlığa tanıtmak gibi bir görevimiz vardır.

    Prof. Dr. Ömer Dumlu (Dokuz Eylül İlahiyat Fakültesi Dekanı)
    : Tahrif olmayan yegâne kitap
    Hz. Âdem ve Havva ile başlayan insanlık serüveni önemli yolculuklar kat etti. Müsteşriklerden biri, "Çok ülke gezdim, her ülkede Kur'an'ın aynı okunduğuna şahit oldum. Demek ki Kur'an günümüze kadar tahrif olmadan gelen yegâne kitap." demişti. Kur'an mesajı, günümüze kadar dağınık çalışmalarla ortaya konulmaya çalışmıştı. Ancak bugünkü kapsamlı toplantı ile bu gerçeğin daha güzel aktarılacağını umuyorum.

    Prof. Dr. Nesimi Yazıcı (Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı): Her harfi korunmuştur
    Kur'an, nasıl indiyse Peygamberimiz'in vefatından sonra bütün ayetler eksiksiz bir biçimde toplanmış ve sadırdan sadıra, satırdan satıra nakil ile günümüze gelmiştir. Hafızlarımız sayesinde Kur'an'ın harfine kadar nasıl korunduğunu bilmek bizim için yabancı bir durum değildir. Günümüzde de sayıları 25'i bulan ilahiyatlarda, camilerde, imam hatip liselerinde bu hizmet devam etmektedir.

    Ahmet Ali el- İmam (Sudan Diyanet İşleri Müsteşarı): İlerlemek Kur'an'ı anlamakla mümkün
    Kur'an, bir hidayet kitabıdır. Geçmişin, günümüzün ve geleceğin kitabı. Sizin bunda büyük emeğiniz var. Çok güzel yazdınız ve yaşattınız. Bizim de ümmet olarak daha ileriye yürümemiz bu kitabı anlamak ile mümkün. Şayet bunu iyi anlayabilir ve anlatabilirsek. Kur'an bütün beyanı, üslubu ile bir mucizedir.

    Prof. Dr. Muhammed Said Ramazan el-Bûtî (Dımaşk Üniversitesi Öğretim Üyesi)
    : İlahi Kitap'ı koruyan Allah'tır
    İlahi Kitab'ımız, berrak bir semada ışıl ışıl parlayan muhteşem bir güneş gibi yolumuzu aydınlatıyor. Bu kitabın çağları aşarak büyük bir ihtimam ile günümüze kadar gelmesi büyük bir mucize. Tahrif etmeye çalışanlar bunu başaramadı. Çünkü Kur'an'ı Allah indirdi, onu koruyacak olan da O' dur.

    İSAM Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın: Okunma lehçelerinde bile disiplin var
    Müslümanlar Kur'an'ın korunmasında büyük itina göstermişlerdir. Kur'an'a büyük önem verilmiş, okunma lehçelerinde bile bir disiplin konulmuştur. Yüce Kitab'ın korunması iki yolla; ezber ve yazma ile olmuştur. Farklı kıratlar bile muhafaza edilmiştir. Kur'an'ın ibadetlerde okunması ve hafızalarda korunması bizim dinimize hastır.

    MÜKREMİN ALBAYRAK İSTANBUL
     

Sayfayı Paylaş