1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kurban Bayramı bazı İslam ülkelerinde farklı tarihlerde kutlanacak

Konusu 'Serbest Kürsü' forumundadır ve -araz- tarafından 23 Ekim 2012 başlatılmıştır.

  1. -araz-
    Ayyaş

    -araz- EYVALLAH... V.I.P

    Katılım:
    24 Aralık 2011
    Mesajlar:
    4.727
    Beğenileri:
    368
    Ödül Puanları:
    3.980
    Banka:
    439 ÇTL
    Mekke'deki Diyanet Hac Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen Prof. Dr. Mehmet Görmez, hac organizasyonu hakkında bilgiler vererek bu yıl Avrupa'dan gelenlerle birlikte 84 bin Türk vatandaşının hac ibadetini gerçekleştirmek üzere kutsal topraklarda olduğunu bildirdi.

    Geçmişte bazı dönemlerde yaşandığı gibi bu yıl Türkiye'nin Suudi Arabistan'dan bir gün önce Kurban Bayramı'nı kutlayacağını hatırlatan Görmez, ''Biz Arafat'ta iken Türkiye'de kardeşlerimiz bayram yapmış olacaklar. Bu hakikaten son derece üzücü. Bütün İslam dünyası için çok üzücü olan bir durum. Bugüne kadar 'takvimde birlik' gerçekleştirememiş olmak, bayramlara dahi birlikte girememek, bayram sevinçlerini dahi birlikte paylaşamamak biz Müslümanlar için son derece büyük bir eksiklik'' dedi.

    Suudi Arabistan'ın Zilhicce ayının başlangıcı ile Kurban Bayramı tarihini ilan etmesinin ardından Din İşleri Yüksek Kurulu ve Kandilli Rasathanesi yönetimi iki önemli toplantı gerçekleştirdiğini belirten Görmez, ortaya çıkan sonucun yeniden değerlendirildiğini söyledi. Görmez, ''Bu toplantılarımızda bizim yanlış yaptığımıza dair en küçük bir işaret ve ima görseydim bayramları ilan etme yetkisi kanunen Kandilli Rasathanesi'ne verildiği halde Diyanet İşleri Başkanlığı ve Din İşleri Yüksek Kurulumuzla birlikte bunu halkımızla paylaşmaktan hiç çekinmezdik'' diye konuştu.

    Dini günlerin belirlenmesinde ilmi olarak asırlık bilgi ve birikimlerin büyük bir hassasiyetle kullanıldığını kaydeden Görmez, sözlerine şöyle devam etti: ''Dünyadaki bütün uzay ve astronomi bilgileri ile ayın ve güneşin hareket hesaplarının matematiksel olarak tespit edildikten sonra insanların dağlarda tepelerde ellerini alınlarına koyarak hilal arayarak, takvim birliği sağlamamız mümkün değil. Eğer bir takvim birliğinden söz ediyorsak bu yolla mümkün değil.'' Kur'an-ı Kerim'deki ''Güneş ve ay belli bir hesap içerisinde hareket ederler'' ayetini hatırlatan Prof. Dr. Görmez, ''Eğer biz Müslümanlar bu hesabı 14 asırdır tespit edememişsek, bu bizim için en büyük ayıp olur. Bu hesabı artık insanlık tespit etmiştir. Hepimiz bunu tespit edebiliyoruz'' dedi.

    TAKVİM BİRLİĞİNDE ISRARCIYIZ

    Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 1979 ylında İslam dünyasını bu konuda İstanbul'da topladığını ve ''Dünyanın herhangi bir noktasında hilal görüldüğü zaman eğer bizim coğrafyamızda imsak girmemişse o takdirde biz ertesi gün o ayın hicri ay başlangıcına birlikte girmiş oluruz'' kararı alındığını anımsatan Görmez, ''Üzülerek belirteyim ki bu karardan vazgeçilmiştir. Bu karara uyulmamıştır. Biz Türkiye olarak bu kararda gelecekte de takvim birliğinin sağlanması için ısrarcıyız'' dedi.

    Bu konunun İslam ülkeleri arasında ihtilafa neden olduğunu ve hatta aynı evde yaşayan kardeşler arasında bile ''Türkiye'ye göre mi yoksa Suudi Arabistan'a göre mi hareket edelim'' şeklinde bir fitne unsuru olarak girdiğini aktaran Görmez, ''Biz 1979'da alınan kararı uygulamak istiyoruz ve diyoruz ki: Bir takvim birliği olmalı'' diyerek İslam dünyasına çağrıda bulundu. ''Türkiye'de bayramın kutlandığı gün Diyanet İşleri Başkanının Arafat'a çıkacak olmasının'' tartışıldığını kaydeden Prof. Dr. Mehmet Görmez, fıkıha göre ''farklı bölgelerdeki hilalin doğuşunun kendi coğrafyasında görülmesini'' esas alan kural olduğunu ifade ederek, buna göre ortaya çıkan her iki yaklaşımın da doğru olduğunu vurguladı. ''Ama biz daha büyük doğruda ısrarcıyız'' diyen Prof. Dr. Görmez, bütün İslam dünyasının aynı gün bayram yapması ve aynı sevinci paylaşması gerektiğine dikkati çekti. Avrupa ülkelerinde yaşayan farklı milletlere mensup Müslümanlar arasında da ihtilaf yaşandığını hatırlatan Görmez, ortaya çıkan bu farklılıklar nedeniyle özellikle bayram tatili konusunda 50 yıldır mücadele veren işçilerin hak arama mücadelesinin de zarar gördüğünü söyledi. Prof. Dr. Görmez, yaşanan ihtilafın çözümü noktasında ve takvim birlikteliğinin sağlanması noktasında İslam ülkeleriyle bir araya gelme kararı aldıklarını belirterek, 1979'da gerçekleştirilen toplantının bir benzerini düzenlemek için hac mevsiminin ardından çalışma başlatacaklarını bildirdi.Diyanet İşleri Başkanı Görmez, takvim birlikteliği konusunda 2015 yılında da hem Ramazan hem de Kurban bayramlarında benzer ihtilafla karşı karşıya kalınacağına işaret ederek, ''Bir daha böylesi bir ihtilafı yaşatmamak için elimizden gelen her türlü gayreti sarf edeceğiz'' dedi.






    şimdi bu durumda akıllara şöyle bir soru geliyor o zaman kurban kesecek olanlar kurbanlarını 25 ekim parşembe günü mü yoksa 26 ekim cuma günü mü kesecekler acaba dinen bir karışıklık söz konusu mu??? bu durumda ne yapmalıyız ki.eğer perşembe günü keseceksek ve bu bilgi yanlışsa kurbanımız kurban olmaz bildiğin kasaptan alınmış gibi et olur.bu durumda garantiye almak amacıyla acaba cuma günü mü kessek. diyanet kesin ve kesin 25 ekim perşembe oldugunu söylüyor ama ya değilse.islam ın başkenti olan suudi arabistan da görüşünde kesin kafalar karıştı sanırım...
     

Sayfayı Paylaş