1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Küresel Isınma Nedir? Nasıl Oluşur?

Konusu 'Serbest Kürsü' forumundadır ve Mavi Gül tarafından 12 Ekim 2009 başlatılmıştır.

  1. Mavi Gül
    Avare

    Mavi Gül ѕση_¢ıqℓıк Özel üye

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4.647
    Beğenileri:
    375
    Ödül Puanları:
    3.730
    Yer:
    Misafir Sevmez
    Banka:
    677 ÇTL
    belki bilimsel olarka bir çok eksik var ancak yüzeysel olarak oldukça güzel açıklayan bir kaç yazı



    Dünya atmosferi çeşitli gazlardan oluşur. Ayrıca küçük miktarlarda bazı asal gazlar bulunmaktadır. Güneşten gelen ışınlar (ısı ışınları/kısa dalgalı ışınlar), atmosferi geçerek yeryüzünü ısıtır. Atmosferdeki gazlar yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve yeryüzünün ısı kaybına engel olurlar. (CO2, havada en çok ısı tutma özelliği olan gazdır.)

    Atmosferin, ışığı geçirme ve ısıyı tutma özelliği vardır. Atmosferin ısıyı tutma yeteneği sayesinde suların sıcaklığı dengede kalır. Böylece nehirlerin ve okyanusların donması engellenmiş olur. Bu şekilde oluşan, atmosferin ısıtma ve yalıtma etkisine sera etkisi denir. Dünya atmosferi cam seralara benzer bir özellik gösterir.

    Son yıllarda atmosferdeki CO2 miktarı hava kirlenmesine bağlı olarak hızla artmaktadır. Metan, ozon ve kloroflorokarbon (CFC) gibi sera gazları çeşitli insan aktiviteleri ile atmosfere katılmaktadır. Bu gazların tamamının ısı tutma özelliği vardır.

    CO2 ve ısıyı tutan diğer gazların miktarındaki artış, atmosferin ısısının yükselmesine sebep olmaktadır. Bu da küresel ısınma olarak ifade edilir. Bu durumun, buzulların erimesi ve okyanusların yükselmesi gibi ciddi sonuçlar doğuracak iklim değişmelerine yol açmasından endişe edilmektedir.

    İnsanların çeşitli faaliyetlerinin küresel ısınmaya katkısı şöyledir:
    •Enerji kullanımı %49,
    •Endüstrileşme %24,
    •Ormansızlaşma %14,
    •Tarım %13'tür.

    Küresel ısınmanın tarım üzerinde temel etkisi, yağmur rejiminin değişmesi ve yeryüzüne düşen yağmur miktarının azalması olacak. Bazı bölgeler daha fazla yağmur alabilecek, ancak değişimler o bölgenin yapısını zorlayacağı için tarımsal mahsul üzerinde olumsuz etki yaratacak.

    FOTOSENTEZ YAVAŞLIYOR
    Sıcaklıkların artması, bitkilerin can damarı fotosentez işlemini yavaşlatıyor. Bu durumda bitkinin büyümesi yavaşlıyor ve döllenme yetisi düşüyor. Araştırmalar, gece sıcaklıklarında her 1 santigrat derece’lik bir artışa karşılık, pirinç mahsulünün yüzde 10 düştüğünü gösteriyor.

    Bir başka tarımsal araştırma örgütü International Maize and Wheat Improvement Center (Cimmyt) ve International Rice Research Institute (Irri), gelişmekte olan ülkelerdeki milyonlarca insanın kitlesel açlık tehlikesiyle yüz yüze olacağını vurguluyor. Indo-Ganj bölgesindeki pirinç üretimi tüm dünya üretiminin yüzde 15’ine tekâbül ediyor. Ancak bu bölgedeki pirinç üretimi 50 yıl içinde yarı yarıya düşecek, doyurulması gereken nüfus ise artacak. Piricin Hint kültüründeki yeri düşünülürse, kitlesel açlığın önlenmesi için yeni tip sıcağa dayanıklı tohumların laboratuvar ortamında üretilmesi şart.

    KUZEY BÖLGELER DE TARIMA AÇILACAK
    Yükselen sıcaklıklar tropiklerde ürün kaybına neden olurken, tahıl üretimi için çok soğuk olan kuzey bölgeleri tarım için elverişli hale getirecek.
    Örneğin Sibirya, Kanada, hatta kimilerine göre Alaska’da artık orta kuşak bitkileri yetişebilecek. Ancak bu bölgelerdeki ek tahıl üretimi tropiklerde yitirilen stokların yerini doldurmaya yetmeyecek. Ayrıca, fakir ülkeler ABD ve Kanada gibi zenginlerin yetiştirdiği tahılı almakta ekonomik olarak zorlanacak.

    YENİ TOHUMLAR SORUNU ÇÖZMEYE YETECEK Mİ?
    Bilim insanları en iyi çözümü, teknolojik olarak yeni sıcağa dayalı tohumların geliştirilmesi olarak görüyor. Örneğin, Güneydoğu Asya’da, örneğin Filipinler’de sele birkaç hafta dayanacak tohumların yetiştirilmesi gerekiyor, zira küresel ısınma bu bölgede uzun süreli yağmurlar getirecek. Buna karşılık, sıcaklaşan Afrika içinse uzun süreli kuraklığa dayanıklı tohumların geliştirilmesi gerekiyor. Pirincin Güneş’le temasta fotosentezini daha verimli yapması için çeşitli araştırmalar yapılıyor.
    ayrıntılı bilgi için
    İlgili Linkler


    BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC)
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    IPCC, iklim değişimine ilişkin istatistikler ve rakamlar konusunda en güvenilir kaynak. Sitede en son değerlendirme raporlarını, basın bültenlerini ve grafikleri bulabilirsiniz.
    ABD Küresel Değişim Araştırma Programı
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    Küresel ısınma, değişen ekosistemler, karbon döngüsü, su döngüsü ve daha birçok konu üzerine gerçekleştirilen ve ABD yönetiminin desteğiyle yürütülen araştırmalarla ilgili bilgileri bir araya getiren bir site. Ayrıca sunulan linklerle, ABD merkezli ve uluslararası düzeyde yüzlerce bilim kuruluşuna ulaşabilirsiniz.
    Küresel Isınma
    yosemite.epa.gov/oar/globalwarming.nsf/content/index.html
    ABD Çevre Koruma Şubesi'nin küresel ısınmayla ilgili bu sitesinde deniz seviyesinin yükselişi, ısınmanın sağlığa etkileri ve sera gazlarının salımını azaltmaya katkıda bulunmak için yapabileceğiniz şeyler üzerine bölümler bulunuyor.
    Küresel İklim Değişimi Pew Merkezi
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    Bu gönüllü kuruluşun amacının “küresel iklim değişimi konusunda güvenilir bilgiler, açık cevaplar ve yaratıcı çözümler sunmak” olduğu belirtiliyor. Sitede iklim değişiminin ardındaki bilimsel konulara ve sürecin potansiyel sonuçlarına ilişkin bilgilerin yanı sıra ilgili terimlerin açıklandığı küçük bir sözlük de bulabilirsiniz.
    ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin 2001 raporunun bir özetini edinebileceğiniz ve iklim uzmanlarına sıklıkla yöneltilen sorulara uzmanların veridiği yanıtlarını okuyabileceğiniz bir site.
    Antarktika
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    Bu adreste Antarktika Yarımadası'nın batı kesimindeki asil penguenlerle ilgili video görüntülerini ve bilim adamı Bill Fraser'in iklim değişiminin bu türün popülasyonlarını nasıl etkilediğine dair açıklamaları eşliğinde anlatımlı bir slayt gösterisini izleyebilirsiniz.
    Mercan Resifleri
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    İklim değişimi dünya okyanuslarını nasıl etkiliyor? Mercan ağarması ne anlama geliyor? Tüm bunlar hakkında bilgi edinmek için Avustralya Deniz Bilimi Enstitüsü'nün web sitesini ziyaret edebilirsiniz.
    Paleoklimatoloji
    wdc.cricyt.edu.ar/paleo/paleo.html
    ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin bu web sitesinde geçmiş dönemlerde yaşanan ani iklim değişimi ve küresel ısınma olaylarını hakkında bilgi edinebilirsiniz. Uzun bir link listesi içeren site, İspanyolca çalışmalara da yer veriyor.
    ABD Ulusal Kar ve Buz Verileri Merkezi
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    Kriyosferin, yani dünyadaki buz ve kar katmanının iklim değişimi yönünde sinyalleri nasıl gönderdiğini öğrenmek mi istiyorsunuz? Bu site dağ buzulu iniş çıkışları, permafrost koşulları, buzul değişimleri ve deniz buzundaki azalmalar hakkında bilgi içeriyor.



    ve ayrıca;
    Bilindiği üzere kuzey yarım kürede ekvatordan kuzeye doğru gidildikçe matematiksel konum gereği güneş ışınları daha az açıyla yeryüzüne çarpar ve sıcaklık azalır. Bu gibi etkilere coğrafya uzmanları kısaca “enlemin etkisi” derler.

    Türkiye 36-42 der. Kuzey enlemleri arasında olduğu halde kışın İstanbul’dan yoğun kış görüntüleri geliyor ve sokakta kalanlar donuyorken nasıl oluyor da 50.-58. kuzey enlemleri arasında olan İngiltere’de veya 70. kuzey enlemde bile toprağı olan Finlandiya’daki soğuklarda hala yaşam bulunuyor?
    Bunun cevabı şu : KUZEY ATLANTİK AKINTISI.

    Peki nedir bu Kuzey Atlantik Akıntısı? Nasıl oluşur? Cevabı şu: Muazzam su kütleleri saatte dokuz kilometrelik bir hızla Karayipler’den Amerika nın doğu kıyısına akıp giden Atlantik’i aşıyor ve son olarak Kuzey Denizi’ne giriyor. Tropik akıntılar Atlantik bölgesine coğrafya kanunlarının vaat ettiğinden daha sıcak bir iklim sunuyor.

    Okyanustan Kuzeybatı Avrupa’ya taşınan ısıtma sistemi 250.000 atom santralinin enerjisine eşit. Özelikle de kış ayları bu enerji ihracı olamadan ortalama 5-6 derece daha soğuk olurdu (Buzul çağı ortalaması ile günümüz sıcaklığının ortalaması arasındaki fark 5 derecedir.) Örneğin Norveç’te Alaska soğuğu olur, Almanya Sibirya iklimine döner, İngiltere’de ağaç olmayabilirdi.

    Su pompası İzlanda sularındaki dev bir çark tarafından tetiklenmekte. Dünyadaki tüm ırmakların 20 misli suya sahip bir yüzey akıntısı burada hızla soğuyarak ağırlaşır ve 3000 m. derinliğe çökerek güneye doğru akar. Bu şekilde oluşan “dümen suyu” tropikal bölgelerde oluşan sıcak suyu yukarı çeker.

    Fakat deniz suyu yeterli tuz içerdiği zaman dibe çökecek kadar ağırlaşarak çarkı tetikleyebilir. Deniz suyu çok daha hafif olan tatlı su ile beslendiğinde “su asansörü” çalışmaz. Yani okyanuslardaki büyük akıntılar felce uğrar. Bu da felaketler zincirini tetikler. küresel ısınma yüzünden tropikal bölgelerde daha fazla su buharlaşırsa, kuzeyde daha çok yağmur yağar ve deniz suyunun tuz oranı azalır.
    Kuzey Denizi’ndeki sıcaklık motorunun şimdiden arızalandığını düşünen bazı bilim adamları da mevcut. Mesela bundan 3 yıl önce Nature dergisinde, eski ölçümlerle karşılaştırıldığında Kuzey Atlantik teki akıntının %20 oranında zayıfladığını açıklamıştı Danimarkalı araştırmacı Bogi Hensen.

    Bir yandan da küresel ısınma buzulları hızla eritmekte tuzlu okyanus sularına karışan tatlı buzullar devamlı tuz oranını düşürmeye devam etmektedir. Yani buzulların erimesi de Kuzey Atlantik Akıntısı’nı durdurucu yönde etki yapmaktadır.
     

Sayfayı Paylaş