1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kurumlar vergisinde indirilmesi kabul edilmeyen giderler

Konusu 'Muhasebe' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 10 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Kurumlar vergisinde indirilmesi kabul edilmeyen giderler

    Kurum kazancının tespiti sırasında indirilmesi kabul edilmeyen giderler kanunun 11’inci maddesinde sıralanmıştır;

    Öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler
    Vergi Usul Kanununun 192’nci maddesinde bilançonun aktif toplamı ile borçlar toplamı arasındaki farkın işletmenin öz sermayesini oluşturduğu ifade edilmiştir. İhtiyatlar ve kâr bilançoda ayrı kalemlerde gösterilseler dahi öz sermayenin kısımlarını teşkil eder. Dolayısıyla işletmeye nakden veya aynî olarak konulmuş bulunan sermaye ile ihtiyatlar ve işletmenin kârları üzerinden hesaplanan faizler, ödensin ya da ödenmesin gider yazılması mümkün değildir.

    Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve bezeri giderler
    KVK’nın 11’inci maddesinde örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizlerin, kur farkları ve benzeri giderlerin kanunen kabul edilmeyen giderler olduğu, indirim konusu yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Örtülü sermayenin ne olduğu ise kanunun 12’nci maddesinde hüküm altına alınmıştır. Buna göre; kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır.

    Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar.
    Transfer fiyatlandırması yoluyla dağıtılan örtülü kazançların gider yazılmayacağı hususu kanunun 11’inci maddesinde hüküm altına alınmakla birlikte, bu kavram Kurumlar Vergisi Kanununa yeni girmiş bir kavram olup, yasanın 13’üncü maddesinde hüküm altına alınmıştır. Madde hükmüne göre kurumların ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunmaları durumunda, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılmaktadır.

    Her ne şekilde ve isimle olursa olsun ihtiyat akçeleri
    Türk Ticaret Kanununa, şirketlerin özel kanunlarına veya esas mukavelelerine göre kârdan ayrılan ihtiyatlar ile bankaların Bankalar Kanununa göre ayırmış oldukları karşılıklar gider yazılamaz. Zira söz konusu ihtiyatlar kurum kazancı üzerinden ayrılmakta ve sermayenin bir kısmını oluşturmaktadır. Dolayısıyla Kurumlar Vergisi Kanununun 11’inci maddesine göre kurum kazancının cüzünü ifade eden ihtiyat akçelerinin gider yazılması kabul edilmemiştir.

    KVK’na göre hesaplanan kurumlar vergisi, para cezaları, vergi cezaları, A.A.T.U.H.K. gereğince ödenen ceza ve zam ve faizler.
    Kurum kazancından ayrılarak ödenen kurumlar vergisinin ve her türlü para cezaları ile vergi cezaları ve A.A.T.U.H.K.’ a göre ödenen cezalar ile gecikme zammı ve faizler ile VUK:’na göre ödenen gecikme faizlerinin gider yazılması mümkün bulunmamaktadır.

    Menkul kıymetlerin itibari değerinin altında yapılan satışlar dolayısıyla hasıl olan zararlar, komisyonlar ve diğer giderler.
    İhraç olunan menkul kıymetler ya itibari değerleri ile, yada bu değerin üzerinde bir bedelle satışa konu edilirler. İtibari değerin altında yapılan satışlardan doğan zararın, bu konuda istismara yol açılmaması amacıyla gider yazılmaması öngörülmüştür.

    Kiralama yolu ile edinilen veya işletmede kayıtlı yat, kotra, tekne sürat teknesi gibi deniz taşıtları ile uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ve amortismanları
    İşletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olan taşıtlara yönelik olarak yapılan giderlerin indirim konusu yapılması kabul edilmektedir. Taşıtların “işletmenin esas faaliyeti ile ilgili olması” hükmü, işletmenin asıl faaliyet konusunun söz konusu taşıtların işletilmesi olduğunu ifade etmektedir. Örneğin işletmenin esas faaliyet konusu taşıt kiralanması veya taşımacılık faaliyeti ise, bu takdirde söz konusu taşıtlar kapsam içine girmediğinden bu taşıtlara ilişkin giderler ve amortismanları indirim konusu yapılabilecektir.
    Ancak esas faaliyet konusu gazino işletmeciliği olan bir kurumun taşıtları, işletmenin faaliyetleriyle ilgili olarak kullanıyor olsa dahi bu taşıtlara ait giderler ve amortismanları indirim konusu yapılamaz.

    Sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddî ve manevî zarar tazminat giderleri.
    Kural olarak suç teşkil edecek fiillerden doğan tazminatların gider yazılması kanunen kabul edilmemektedir. Ancak sözleşmelere cezai şart olarak tazminat ödeneceğine ilişkin hüküm konulması durumunda söz konusu tazminatlar gider olarak dikkate alınabilir.

    Basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından kaynaklanan maddi ve manevi zararlar için ödenen tazminatlar
    KVK’ nun 11’inci maddesinde yer alan hükümle yazılı ve görsel basında yayın yoluyla kişi ve kurumlar aleyhine işlenen haksız fiiller dolayısıyla ödenen tazminatların gider yazılması kabul edilmemektedir. Bu suretle basın yoluyla kişi ve kurumlar aleyhine haksız fiillerin işlenmesinin önlenmesi ve caydırıcı rol oynaması amaçlanmıştır.

    Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve reklam giderlerinin %50’si
    Söz konusu giderler esas itibariyle işle ilgili bir gider unsuru olmasına rağmen, topluma sosyal zararı bulunan alkol ve alkollü içkilerin ilan ve reklam yoluyla tüketiminin önlenmesi amacıyla getirilmiş bulunan bir hükümdür.
    Ancak, Bakanlar Kurulunun oranı %100’e kadar arttırma ve sıfıra kadar indirme yetkisine sahip olması dolayısıyla, söz konusu yetkiye dayanılarak 90/1081 sayılı BKK ile oran “0” sıfır tespit edildiğinden madde hükmü amaca uygun olarak kullanılamamakta, dolayısıyla söz konusu mamuller için yapılan ilan ve reklam giderlerinin tamamı indirim konusu yapılmaktadır.
     

Sayfayı Paylaş