1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kurumlar vergisinde tam mükellefiyet

Konusu 'Muhasebe' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 9 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Kurumlar vergisinde tam mükellefiyet

    Kurumlar Vergisi Kanununun 1’inci maddesinde sayılı tüzel kişilerden kanuni veya iş merkezi Türkiye’de bulunanlar tam mükellef kurum olarak gerek Türkiye’de gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kurum kazançları üzerinden vergilendirilir.
    Kanuni merkez, vergiye tabi kurumların kuruluş kanunlarında, tüzüklerinde, ana statülerinde yada sözleşmelerinde gösterilen merkezi ifade etmektedir. Buna göre Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına göre kurulan tüm şirketlerin kanuni merkezleri Türkiye’de bulunduğundan tam mükelleftirler.
    İş merkezi ise, iş bakımından işlemlerin fiilen toplandığı ve yönetildiği merkezdir. Diğer bir deyişle iş merkezi faaliyetlerle ilgili muamelelerin toplandığı ve yönetildiği merkezi ifade etmektedir.
    Görüldüğü üzere yasada kanuni merkez ile iş merkezinin tanımı yapılmış bulunmaktadır. Buna göre kanuni merkez ile iş merkezinden birinin Türkiye’de bulunması tam mükellefiyet esasına göre vergilendirilme bakımından yeterli bulunmaktadır. Kanuni merkezi veya iş merkezi Türkiye’de bulunan yabancı sermayeli şirketler tam mükellef olarak vergilendirmeye tabi tutulacaktır. Kanuni merkez ile işyeri merkezinden sadece birinin yeter şart olarak kabul edilmesinin nedeni mükelleflerin vergiden kaçınmak için yasal merkezlerini başka ülkelere kaydırmalarının önüne geçmektir.
    Diğer taraftan iş merkezi ile işyeri kavramları birbirinden farklı kavramlardır. İş merkezi, faaliyetlerin bir bütün olarak yoğunlaştığı ve yönlendirildiği yer olduğu halde, işyerinde böyle bir yoğunlaşma şartı bulunmamakta, faaliyetlerin icrasında bir bütünlük aranmamakta, faaliyetin herhangi bir kısmının o yerde ifa edilmesi yeterli addedilmektedir. Bu bakımdan yabancı bir kurumun Türkiye’de işyerinin bulunması tam mükellef olmasını gerektirmemekte, bu iş yerinin iş merkezi niteliğinde bulunması zorunlu bulunmaktadır.
    Tam mükellefiyette Türkiye dışında elde edilen kazançların beyanı durumunda bu ülkelerde ödenmiş bulunan benzeri vergiler, Kurumlar Vergisi Kanununun 33’üncü maddesi uyarınca beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilir. Bu suretle çifte vergilendirmenin önüne geçilmiş olunmaktadır. Diğer taraftan ilgili ülkelerle yapılan Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmaları yapılmak suretiyle de çifte vergilemeyi önleyici tedbirler alınmaktadır.
     

Sayfayı Paylaş