1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kuşhan kralı hakantekin

Konusu 'Genel Türk Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 29 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    KUŞHAN KRALI HAKANTEKİN​

    Doç. Dr. Haluk BERKMEN​

    Bir önceki 52 sayılı yazımda Kuşhan ülkesini gösterdim ve yazısına da bir iki örnek verdim. Bu bölgenin önemi yeni yeni anlaşılmaktadır. BMAC olarak adlandırılmış olan geniş coğrafi bölge hakkında daha önce açıklamalarda bulunmuştum. (Bkz. 32 sayılı Merv Bölgesi başlıklı yazım)

    Kuşhan tarihi ve kral adları hakkında oldukça çelişik görüşler vardır. Bulundukları bölge Ön-Türk kültürünün geliştiği bugünkü Uzbekistan-Tajikistan bölgesi olmasına rağmen bu halkın Hint-Avrupa dilini konuştuğu ve Yunan harflerini kullandığı görüşü hakimdir. Bir bakıma bu görüş Kuşhan krallığının son dönemleri için doğrudur. Zira, MS. birinci ile üçüncü yüzyıllar göz önüne alınırsa Hint-Pers ve Yunan etkileri gerçekten de önemlidir. Fakat asıl köken kültür olan Ön-Türk kültürünü de kaybetmeyip, karışık bir yapı sergilemişlerdir.


    [​IMG]
    Üstteki resimde bir Kuşhan sikkesi görülüyor. M.S. 127-147 yılları arasında ülkeyi yönetmiş olan Mahasena adlı krala ait olduğu iddia ediliyor. Bir Hint adı olarak akla yakın gelse de, sikkedeki yazıyı okumaya çalışınca durum değişiyor. Harfleri daha iyi seçebilmek için alttaki resme bakınız.
    [​IMG]
    Kralın adını Yunan harfleri ile Mαασηνo (maaseno, Mahasena) olarak okumaktadırlar. Birinci harfin büyük oluşundan yazıyı soldan sağa doğru okumak gerektiğini anlıyoruz. İlk harf açıkça bir H sesini veriyor. Bu harf Orhon abecesinde bulunmuyor. Çünkü Türkçe’de daima KH sesi bir-arada genizden telaffuz edildiğinden tek başına bir H sesini verecek olan işarete (damgaya) gerek duyulmamıştır. Dolayısıyla, H harfi geç döneme ait bir alıntı olsa gerek.

    İkinci harf bir A olup Etrüsk abecesinde aynısı vardır. (Bkz. 35 sayılı A Harfinin İzlediği Yollar başlıklı yazım) Üçüncü harf ile ikinci harf arasında büyük fark bulunuyor. Bu farka rağmen yazıyı okuyan ‘uzmanlar’ her iki şekle aynı A sesini uygun görmüşlerdir. Ayrıca araya bulunmayan bir de H sesini katarak MAHA şeklinde okumuşlardır. Oysa ki, Orhon harfleri arasında üçüncü harfin aynısı olan ve IQ (genizden) sesini veren işaret bulunmaktadır. (Bkz. 31 sayılı Atatürk’ün Güneş Dil Kuramı başlıklı yazım)

    Keza dördüncü harf da Orhon abecesinde bulunan ve AN sesini veren işarettir. Bu durumda buraya kadar HAIQAN yani HAKAN sözü ortaya çıkmış oluyor. Dördüncü harfin Yunan Sigma harfi (σ) ile hiçbir ilişkisi olmadığı görüşündeyim. Çünkü sigma harfi daima kapalı bir daire ve üzerinde bir düz çizgi ile yazılmıştır.

    İsmin devamında Te-Q-İNT seslerini veren işaretler de Orhon abecesinde aynen bulunmaktadırlar. Bir bölüm TEKİN olarak okunursa birlikte kralın adı HAKANTEKİN olduğunu çözmüş oluruz.

    Asıl resme bakarsak son harfin bir O olmadığı ve Yunan Theta harfine benzediği görülür. Yunan Theta harfi ise Orhon INT /İNT şeklinden dönüşmüş olduğunu ve bu şeklin aslen Tengri damgasından türediğini söyledim. (Bkz. 7 sayılı Tengri Simgesi başlıklı yazım)

    Öyle anlaşılıyor ki, çok eski bir köke sahip olan Kuşhan kültürü zaman içinde Yunan-Pers-Hind kültürlerini etkilemiş ve onlardan etkilenmiştir. Son dönem Kuşhan krallığı karışık bir abece kullanarak Orhon (Ön-Türk) köklerinden kopmuş, MS. 250 yıllarında tarih sahnesinden silinmiştir.
     

Sayfayı Paylaş