1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kusursuz güzellik var mıdır ?

Konusu 'Bakım & Makyaj & Güzellik' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 7 Ekim 2012 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    Aklımızdaki güzellik algısı nasıl? Toplumda yaygın güzellik anlayışının zayıflıkla eşdeğer olması neden? Güzelliğe bakış açısıyla ilgili soruları, medyanın ve toplumun güzelliği nasıl tarif ettiğini DBE Yetişkin ve Aile Psikolojik Danışma Merkezi'nden Uzman Psikolog Asena Yurtsever şöyle anlatıyor:

    Toplumda uzun süredir, çokça üzerinde durulan, özelikle reklamlar, magazin haberleri ve hatta eğlence sektörünün altını çizdiği bir kusursuz beden imgesi var. “Genç kalmak, zayıf olmak, mükemmel ölçülere sahip erkek ve kadın olmak beğenilmek için şarttır” mesajı kozmetik ürünlerden, yarışma programlarına kadar geniş bir yelpazede tekrarlanıyor.

    Çok tanrılı dinlerde güzelliğin sembolü tanrılar ve tanrıçaların özellikleri, hepimize bir kozmetik ürünü kadar yakın sanki. Bu sistemin içinde, bu mesajlarla büyüyen çocuğun, bu sistemi ve mesajı benimseyeceğini düşünebiliriz. Bunu benimseyen çocuk, ileride toplumsal sistemin içinde yer alacaktır.

    Birey bu mesajı içselleştirdiğinde toplum da içselleştiriyor demektir. Bunun devamında toplumun desteklediği bu kavramlar bireyin sahip olmak zorunda olduğu ve sahip olursa onaylandığı birer kişilik özelliğiymiş gibi algılanabilir. Bu da, kendimizle ilişkimize ve başkalarıyla olan ilişkilerimize yansıyacaktır.

    Kendimizle ilişkimize bakarsak, inancımız, “zayıf olursak, güzel oluruz” haline gelebilir. Bu inanç, kişide eğer temelde bazı psikolojik sıkıntılar varsa ve bu sıkıntılarla birleşirse, bozuk beden algısına ve farklı yeme bozukluklarına dönüşebilir. Bu kriterlere sahip olmayan kişilerde depresyona, düşük benlik algısına sebep olabilir.

    Başkaları ile ilişkilerimize bakarsak, biz de sadece zayıf olan, güzel olan kişileri arkadaş veya sevgili olarak beğenir hale gelebiliriz. Hatta bu görünürdeki kriterler, ilişkimizi belirleyen ana kriterler haline gelebilir. Sonrasında ilişki derinleştikçe, yakınlaştıkça Photoshop'suz ve yakın gözlüğü ile kusursuz güzellik ve mutluluk olmadığı gerçeği ile yüzleşiriz, kusursuz güzel olanı bulmak ve kusursuz mutluluğa erişmek için yeni ilişkiler ararız.

    Daha güzel olunması gerektiği fikri Photoshop'un, daha zayıf olunması gerektiği fikri diyetlerin, yeme bozukluklarının ve daha genç görünmesi gerektiği fikri çocuk yaştaki seksi modellerin, estetik ameliyatların artmasını sağlıyor olabilir. Kusursuz güzelliğe erişmekle, kusursuz mutluluğa erişileceği, hatta neredeyse kusursuz kişiliğe erişileceği umudunu besliyoruz.

    Bu kusursuz güzellik, zayıflık gibi kavramları besleyen medya ve reklam sektörü, elbette verdiği mesajlardan sorumludur. Bu sorumlulukla hareket etme ve etik kurallara temel insani sorumluluklar dahilinde bakmak önemlidir. Kahramanlıkların altını çizmek, toplumun gözünde değerli olanın peşinden gitmek medyanın yapabileceği önemli işlerdendir. Medya ve reklamcılık insani özellikleri hedef alır ve bunları gündeme taşırsa, toplum, bu görsellikten içselliğe değişimi takip edecektir. Haber yapılan;güzel olan değil, yetenekli olan olduğunda gençlik yeteneklerini geliştirip kendini bu yönüyle ortaya koymak, farkını göstermek isteyecektir.

    not:var ben
    :hey
     

Sayfayı Paylaş