1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kut Nedir? - Eski Türklerde Kut

Konusu 'Genel Türk Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 26 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Kut Nedir? - Eski Türklerde Kut

    Kut Nedir?
    Kut, kutsallık manasına gelen bir terimdir. Eski Türklerde, gökyüzünden inen nur ya da bir ruh olduğuna inanılıyordu. Ahlaksız ve kötü insanlardan Kut uzaklaşırdı. Fakat daha sonraları Tanrı ile özdeşleşti devlet ve siyaset gibi konularda hakimiyetin adı oldu.

    Eski Türklerde Kut tanımı
    Türklerde hakan olabilmek için Gök tanrı tarafından Kut verilmiş aileye mensup olmak gerekmekteydi. Gök tanrı tarafından Kut verilen aileler, Göktürklerde Açina, Uygurlarda Yağlakar aileleriydi. Hunlarda Kut, yeryüzüne inen nur ya da ruh kabul edildiğinden, han soyu Kut’tan meydana gelmekteydi.

    Hakanlar, Kut’un canlanmış hali olarak kabul edilirdi. Hakan olabilmek için, Tanrı’nın Kut vermesi gerektiğine inanmak başkanın Tanrı tarafından seçilmesine inanmaktır. Fakat, dikkat ettiğinizde Kut doğrudan kişilere değil bir aileye verilmektedir.

    Çünkü aynı zamanda hakan bildiğimiz insandı ve tanrı ile alakası yoktu. Bu, sanırız kargaşa ve ayaklanma çıkmasın diye kullanılan bir yöntemdir. Töreler ve gelenekler, genelde halka veya temsilcilerine danışılarak çıkarılmaktadır. Değer yargısı ve törelerin kaynağında tanrının iradesi gösterilmektedir. Tanrının ortaya koyduğu az ya da çok bir prensip mevcut değildir.

    Bütün bu nedenler ile Türklerde laik bir devlet yönetimi olduğunu kabul etmek gerekir. Gök tanrı inancı, bütün Türk devletlerinde vardır. Tanrının verdiği yetki ile Kut’a sahip olanlar tahta çıkar, görevini yapabildiği sürece orada kalırdı. Başarılı olmaz ise, Tanrının kut’u geri aldığı düşünülür ve tahtan indirilirdi. Böyle ilahi bir güce sahip olan hakanın hata yapmayacağına inanılırdı.

    Türk inanışı hep böyle devam etmiş ve kut, babadan oğula geçmiştir. Türkler İslamiyeti kabul ettikten sonra, buna devam ettiler. Kut, Allahın takdiri ve nasip olarak adlandırılmıştır. İslam inancında Allah, Kadir-i Mutlak’dır. Bu nedenle, insan nasibinde varsa devlet başkanı ve hakan olabilir.
     

Sayfayı Paylaş