1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Kütahya'da siyanürlü su paniği

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve BeReNN tarafından 15 Haziran 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    Kütahya'nın Tavşanlı ilçesine bağlı Dulkadir köyünde, siyanür karıştığı iddia edilen şebeke suyundan içen 3 kişi daha hastaneye kaldırıldı. Böylece, zehirlenen kişi sayısı 7'ye yükseldi.
    AA



    Kütahya- Siyanürle gümüş üretilip işlenen ve geçen ay atık su barajında çökme oluşan Eti Gümüş A.Ş'ye ait tesislere 3 kilometre uzaklıktaki köyde yaşayan Veli Özer (19), Fatih Özer (14) ve Muzaffer Sözer (60), şebeke suyu içmelerinden bir süre sonra rahatsızlandı.
    Yakınları tarafından Kütahya Evliya Çelebi Devlet Hastanesine kaldırılan ve zehirlenme tanısıyla gözlem altına alınan bu kişilerin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
    Şebeke suyu içtikten sonra rahatsızlanan aynı aileden Mehmet (36), Emeti (28) veEmine Sözer (28) ile Leyla Sert (30), dün hastaneye kaldırılmış ve zehirlenme tanısıyla gözlem altına alınmıştı.
    Köyde, şebeke suyundan içtikleri öne sürülen 1 inek, 2 koyun, 7 ördek ve 8 civciv ise telef olmuştu.

    Eti Gümüş AŞ'den sabotaj iddiası

    Eti Gümüş AŞ Genel Müdürü Ergun Kılıç, 20 yıldan bu yana Dulkadir köyüne su verdiklerini ve şirketin çalışmasını istemeyen bazı güçlerin sabotaj yapma ihtimali üzerinde durduklarını söyledi.
    Tesislerin 2004 yılında özelleştirildiğini ve köylülerin su ihtiyacının ücretsiz olarak karşılanmasına devam edildiği anlatan Kılıç, ''Köye giden su tesisatları 20 yıl önce döşenmiş. Biz iki aydan bu yana bu şebekelerden köylülere su vermiyoruz. Köye giden şebeke kanalına herhangi bir müdahale olup olmadığını tespit etmeye çalışıyoruz. Köyde bulunan su deposuna siyanür atmak suretiyle karışım da olabilir'' dedi.

    Köyü terk etmek istiyorlar

    Dulkadir Köyü Muhtarı Selim İlhan, atık su barajındaki siyanürün, köyüne gelen içme suyu hattına karıştığı iddiasını yineledi.
    Yeni su deposu inşa etmek için çalışma başlattıklarını bildiren İlhan, şunları kaydetti:
    ''Dün, bir arkadaşımız ördek ve civcivlerine su vermiş. Hayvanlar suyu içer içmez telef olmuş. Onun yardım istemeye gittiği bir başka arkadaşımızın ineği de, aynı sudan içtiği için rahatsızlanmış. Ayran, yoğurt, kömür tozu içirip kusturarak hayvanı iyileştirmişler. Ondan sonra veteriner gelmiş ve başka bir ineğin önüne deneme amaçlı tenekeyle su bırakıp içirmişler. 10 dakika bile geçmeden hayvanın öldüğünü görmüşler.
    Olayın sabotaj olduğu iddia ediliyor. Ancak benim buna aklım ermedi. Bunu kim yapabilir? İnsan hayatını bu kadar basit nasıl kullanırlar? Köylülerin vanayı açtığı söyleniyor. Bizim fabrikaya giderek açma imkanımız yok. Çok sayıda güvenlik görevlisi bulunuyor ve her yer güvenlik kameralarıyla gözetleniyor.''
    Köy sakinlerinden Ayşe Soyaslan, içme sularını Aliköy beldesinden temin ettiklerini söyleyerek, fabrikadan gelen içme suyunu bazen çay yapmak için kullandıklarını, kimi zaman ise içmek zorunda kaldıklarını anlattı.
    Dulkadir'deki herkesin köyü terk etmek istediğini ifade eden Soyaslan, ''Güzelce bizim paramızı versinler, biz köyden gidelim. Kimse artık köyde durmak istemiyor. Biz 500 bin lira istiyorsak, onlar 150 bin lira veriyormuş. Biz 150 bin lirayla nasıl geçineceğiz. Her şeyimiz, malımız, mülkümüz tarlamız bu köyde. Versinler paramızı biz de başımızın çaresine bakalım'' diye konuştu.

    Greenpeace'den açıklama

    Öte yandan, Greenpeace Akdeniz Kampanya Sorumlusu Banu Dökmecibaşı,Kütahya'nın Tavşanlı ilçesine bağlı Dulkadir köyünün içme suyuna siyanür karıştığı iddiaları karşısında, Eti Gümüş A.Ş'nin bir an önce kapatılmasının ve halkın da acilen sağlık taramasından geçirilmesinin çok önemli olduğunu savundu.
    Dökmecibaşı, yaptığı yazılı açıklamada, Dulkadir köyünde yaşanan olaydan üzüntü duyduklarını ifade etti. Greenpeace ekibinin 12 Mayıs'ta Eti Gümüş A.Ş tesislerinin atık barajına en yakın köy olan Köprüören'in içme suyundan aldığı numunede kabul edilebilir seviyelerin üzerinde siyanür bulunduğunu ancak Çevre ve Orman Bakanlığının bu sonuçları kabul etmediğini ileri süren Dökmecibaşı, açıklamasında şunları kaydetti:
    ''Çevre Mühendisleri Odasının bölgeden alınan su numunelerinin analizi sonucu Köprüören köyünün içme suyu kaynağında 0,071 ppm seviyesinde siyanür çıktı. Bu seviye, kabul edilen 0,050 ppm'lik seviyenin yüzde 40 üzerindedir. Zehirlenmelerin yaşandığı Dulkadir köyü, zaten arsenik nedeniyle oluşan hastalıklardan dolayı ölüm ve göç yaşanan bir köydür. İl Sağlık Müdürlüğü ve Bakanlık, kendi yaptırdıkları analizlerin temiz olduğunu iddia ediyor ancak sonuçlar kamuoyu ile hiç paylaşılmadı. Kütahya'daki siyanür havuzundan sızıntı olduğunun ispatlanması, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının harekete geçmesi için daha kaç kişinin ölmesi gerekiyor? Eti Gümüş A.Ş'nin bir an önce kapatılması gerekmektedir ve halkın da acilen bir sağlık taramasından geçirilmesi çok önemlidir.''
    Dökmecibaşı, Eti Gümüş A.Ş ve Türkiye'deki diğer siyanür liç yöntemi ile çalıştırılan maden işleme tesislerinin kapatılmasını, çevrelerindeki yerleşim birimlerinin güvenli yerlere taşınarak bölgelerin derhal ağır metal ve siyanürden arındırılmasını talep ettiklerini duyurdu.
     

Sayfayı Paylaş