1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

La Fontaine'den Masallar

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve jeriko tarafından 28 Ocak 2010 başlatılmıştır.

  1. jeriko

    jeriko Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Kasım 2008
    Mesajlar:
    5.268
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    657
    Yer:
    Anadolu (bu kadar ayrıntı iyi)
    Banka:
    314 ÇTL
    La Fontaine'den Masallar - Kitap Özeti

    Jean de La Fontaine(1621-1695): Halk,eski mitoloji ve hayvan hikayelerinden beslenen masallarıyla türün öncü yazarlarından olan La Fontaine,1668'den 1694'e yirmibeş yılı aşkın bir sürede yayımladığı iki yüzü aşkın masalla günümüzde de her yaştan okurun ilk masalcılarından biri olmayı sürdürmektedir.

    LA FONTAINE’DEN SEÇMELER

    Masalların büyük bîr çoğunluğu, ünlü Hint filozofu Beydaba‘nın Kelile ve Dimne adlı eserinden alınmıştır. La Fontein, bu hikayeleri kendisinden de bir şeyler “katarak” eğitici masallar haline getirmiştir. Aynı zamanda, La Fontein masalları kendi yaşadığı dönemin olayları ile de bağdaştırılarak, insanlara eğitici mesajlar verilmeye çalışılmıştır.

    La Fontein Masalları Örnekleri:

    Ağustos Böceği ile Karınca:

    Cırcırböceği çaldı saz,

    Bütün yaz.

    Derken kış geldi çattı.

    Seninkinde şafak attı. ı

    Baktı ki yok hiç yiyecek,

    Ne bir sinek, ne bir böcek;

    Kalktı karıncaya gitti;

    Yandı, yakıldı, ah etti. ,

    Üç beş buğdaydan ne çıkar,

    Gelecek mevsime kadar

    Birkaç tane borç istedi.

    “İnayet buyurun,” dedi.

    “Yemın-i billah ederim,

    Eylüle kalmaz öderim.”

    İşin kötüsü, karınca

    Borca hiç alışmamışh;

    Bu ricacıya çıkıştı;

    “Ne yaptınız yaz boyunca?”

    “Ne mi yaptım? Saz çaldım, saz!”

    “Ya öyle mi? Demek ki siz Yazı sazla geçirdiniz . Şimdi de oynayın biraz”

    Tamah:Ağzında kemik, geçerken sudan, Bir köpek kendi aksini görür. Başkasını sanır karşıda duran, Köpeğin tamah, gözünü bürür. “Ne güzel bak, der; ondaki kemik, Şüphesiz benim daha çok çevik.” Ağzını açıp o hücum eder, Kemiği fakat ağzından gider. Tamaha düşen ne olur bakın; Açgözlü haris olmayın sakın.
     

Sayfayı Paylaş