1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

lâğımcı

Konusu 'Fıkra' forumundadır ve Hazangülü tarafından 17 Ağustos 2009 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]Günlerden bir gün atölyenin helâsı tıkanmıştı. Önceleri fostik ve sıcak su dökerek biraz açabiliyorduk. Sonra bu önlem de işe yaramadı, klozet dolu vaziyette kaldı. Su dökünce yerlere taşıyordu. Elemanlar hacetlerini sağda solda görmeye başladı.

    Baktım olmayacak, kahveden lâğımcı Osman Çavuş'u çağırttım. Geldi, baktı. "Ben bunu açarım,250 kâğıdını alırım." dedi. Pazarlık mazarlık, 200 papele anlaştık.

    Yarım saat sonra Osman Çavuş yanında bir adamla kazma, kürek ve telden ibaret edevatla geldi...

    - Ne yapacaksın o kazmalarla?"
    - Boruyu bulmak için ocak açacağız."
    - Aman çavuş, paradyeni daha yeni yaptırdım."
    - Ben bu inşaatın yapılışını bilirim. Merak etme, bir ocakla işi bitiririm.

    Osman Çavuşlar avuçları tükürüpleyip kazmalarla giriştiler. Boru falan çıkmadı. Biraz daha kazdılar yine çıkmadı.

    - Ne olacak şimdi?
    - Bir ocak daha açsak buluruz.
    - Aman abi gözünü seveyim! Bu sefer bul, mahfedersin beni haaa!

    Osman Çavuş, istikamet tayin etti adımladı, ölçtü biçti: "Tamam burası" deyip , orayı da kazdı. Yine bir şey çıkmadı. Bende de ipin ucu kaçtı artık. Yeter ki iş bitsin diyerek, hiç karışmadım, bıraktım kendi haline...

    60 m2 yer, köstebekli tarlaya döndü. Dükkân tamamen delik deşik olunca boru bulundu, tel sokuldu, bir topak çaput çıktı.

    Mermerci geldi, paradyeni yeniledi.

    Bir müddet sonra kenef tekrar tıkandı. Kalfa:

    - Osman Çavuş'u çağırayım.
    - Yok olmaz!
    - Usta, o kadar para verdik. Gelsin yapsın!
    - Aman ha, istemem.

    Derken, tesadüfen sokaktan "lağumciii" diye geçen adamı çağırttım. Durumu gördü. Pazarlık ettik, 50 liraya anlaştık.

    - Ama kazma yok!
    - Tamam.

    Adam eline bir poşet geçirdi, klozetin içine daldırıp bir karıştırdı. Birkaç topak çıkarıp attı. 5-6 teneke su döktü, şakır şakır gitti. Kalfa: "Usta 50 lira verme. Ne yaptı ki?" dedi.

    Bense lâğımcıyı, sarılıp öptüm. Teşekkür edip, 200 lira verdim.
     
Benzer Konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş