1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Lâl.....

Konusu 'Güzel Sözler' forumundadır ve Safir tarafından 28 Haziran 2008 başlatılmıştır.

  1. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    [​IMG]

    ÖYKÜZEN LÂL

    Yola baş koyuş:

    Önce lâl vardı...
    Susuş pus olmuş puslu bir havada geveze bir sükûttu...
    Önce o vardı,
    mevsimler yalanı, yalanlar kışları
    Kışlar yazları ırgalıyordu

    1.
    Lâl, kelimelerini diline dizmişti.
    Diz çökmüştü heceler cümle sofrasında
    İmgeler, sükûtun lâl oluşunu seyre durmuşlardı
    Sukut artık vardı
    /Ve lâldi/
    Varlığı kanıtlanmış bir suskunluktu lâl,
    Gözlerinin içindekini içecekmiş gibi duran,
    Bir mevsimde yaratılmıştı
    2.

    Mevsimlerin ilmeğine geçince lâl,
    Şahlandı
    Geceye olur olmaz öyküler anlattı
    Susmuyordu lâl,
    Bu sükût öyle gevezeydi ki
    Kelimeler utanıyordu

    Lâl artık bağrını açmıştı
    Söyledikleri tadından yenmiyordu.
    Bir bilmeceydi dilinin bağlı olduğu damar,
    Damarları kalbini sükûta hasret bırakıyordu
    Bu lâl hiç susmuyordu

    Lâl geceleri düş toplantılarına konuktu
    Ha bire anlatıyordu.
    Dervişlerin zamanından bir esmerlik vuruyordu yüzüne
    Lâl kıskanmaya başlıyordu
    Bitiş ellerinde ki hınçta saklıydı

    3.
    Lâl ceza aldı
    Artık kekeme bir lâldı
    Sükûtun kekelemesi, akordu bozuk bir sazdı.
    Çift kişilikli sevdaları izleye durdu
    Kekemeliği gitsin diye kendini şarkıya verdi
    Lâl hiçbir tene dokunamaz oldu
    4.
    Lâl kelime radarında duraklayınca,
    Dili çözülüverdi
    Sustu!
    Sükûtunu perdeleyerek, emirlere karşı gelerek,
    Sustu!
    Lâl hayır etme böyle Dediler,
    Lâl sustu
    Sükût terk-i diyar yaptı

    Kayboluş:

    Öyküzen bir lâl vardı
    Uykunun son secdesini yaşıyordu.
    Vedaları süslüyordu
    Ve artık sükûtunun yakasını bırakmadan /susuyordu
    Susuşunu süslüyordu
    Yitiyordu

    Asude Zeynep Toprak/ Mart- 08
     
  2. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Günümden

    Kapı önlerinde beklemek yok,

    Kapadım kapıları,

    Anahtarlarını çevirdim, kilitledim …açılmasın diye.

    Camlarda dikilip gözlemek yok yolları,

    Perdeleri örttüm

    Kalın güneşlikleri çektim, sıkı sıkı...

    Ses yok, sustum………

    Bağırırken içim sustum………

    Susmalı mı bazen?
    Alıntı​
     
  3. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
  4. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Elif(’e):

    Akşamdır… Hüzünlerin dili tutulmaya yüz tutmuştur…
    Ağlamak vardır… Dost omzuna bandırarak ağlamak
    Lâl çıkagelir elleri bertaraf…
    Besmelesiz oturulmuş sofrada ki bereketsizliktir
    Olmayışı yok edişi…
    Lâl sızlaya durur/ kelimeler ceketini çoktan ipe sermiştir…
    Ağlamak vardır
    Ve Öyküzen artık lâldir…



    Be:

    Titrek bir kuş vardı
    En çok lâl’in ellerine aşikârdı.
    Düşler var ya o derece katrandı
    Sen düşten ne anlarsın diye
    Yokuş aşağı bırakılacak insanlar vardır…
    Ve yeminler lâldir…


    Nun:

    Çiçekler açınca lâl kendini açılmış sandı…
    Çiçekleri anlatır doğrulurum dediyse de olmadı…
    Nisan… Tek umudu nisandı/ yanıldı…


    Ye:

    Bir harfe yemin olsun ki,
    Yunusi bir iklim beklemiş lâl hep…
    Ağlasa bile sesini duyarmış

    Ve bir ucu yakasında dev bir harf çevrelemiş öyküzeni…
    Öyküzeni –y bile kurtaramazmış…

    Ağlarmış… Ağlasın…


    Vennokta(z’den uzak…):

    Bu son ağlayışın olsun demiş yunus…
    Ellerinden bir ip dua hükmüyle öyküzeni gözlerine bürümüş…
    Sana bir şiir okuyayım demiş yunus…
    Dinlemiş lâl… Oku demeye bile cesareti yokmuş…
    Yunus kekeme bir hevesle fısıldamış:
    ‘Ellerim…’
    Öyküzen artık bilinçli bir lâlmiş…

    Asude Zeynep Toprak
     
  5. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Susmak..
    susuşlara sevdalanmak…susuşları hâl edinenlerle olmak..
    Susmak..
    Ne kadar yazarsan yaz ve ne kadar söylersen söyle..ifadesinde kifayetsiz kalacağını düşünürcesine susmak..
    Susmak..
    Ne kadar haklı ve masum olursan ol..Anlaşılmayacağını bilircesine susmak..
    Susmak..
    Asırlarca süregelen konuşmanın farklı bir hâlcesi..

    Alıntı
     
  6. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Dilim suskunluğa salıncak
    Her kelâm içimde infilak bir öykü
    Kara geceler lâl masallarda rivayet okunur...

    _alıntı_
     
  7. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    ayın on dörtünde
    gökte ay ''sondördün''de.

    ayrıldı ışığından
    ay yarım
    ay suskun
    ay hi/LâL


    Ufuk Bayraktar
     
  8. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Çaresiz Lâl
    Bitmeyen Zalim gecede
    Görecek günlerin mi var
    Bıkmadın mı hiç karanlıkta
    Yalnızlığın boşluğunda
    Bitti demek bilemezsin ne işkencedir
    Kaç bahar geçti ömründe
    Her bahar yenilecek misin
    Belli etmezsin belki ama
    Serde yiğitlik var ağlayamazsın.


    Tekin Karaçoban
     
  9. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    en duymazdan
    daha duymaz
    en görmezden
    daha görmez
    bir kara cübbedir
    giydiğim.

    üstelik
    lâl kerre lâl
    olmuşken dillerim.
    ......................
    ......................
    sen anlat
    ................
    ................
    ben dinlerim.


    Mine Özdemirtaş
     
  10. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Boşver / Lâl Oldum...

    ......boşver
    ...............lâl oldum
    ......................kanarım
    ...........................aldırma bana
    ..................................uğrama yalnızlığıma

    .............boşver
    Damla damla düş gözlerimden
    Yanağımdan süzülen iki damlada ol
    Dökülen yapraklarında
    Sokağımda ki çınarın
    Üşürüm, titrerim
    Aldırma bana
    Uğrama yalnızlığıma

    Varsın uzasın yollarım
    Çıkmaz sokaklara
    Varsın üç beş puşt sarsın etrafımı
    Güneş doğsun
    Sabah olsun
    Varsın kaldırımlara aksın kanım
    Üzerime gazete çeker yatarım
    Aldırma sen bana

    .........boşver
    ................lâl oldum
    .....................aldırma bana
    ....................................uğrama yalnızlığıma

    Varsın arşa yükselsin ahım
    Yalnız sana eyvallahım
    Sevdaya kavl silahım

    Hain, puslu, kahpe gece
    Sevda üzre bir kaç hece
    Yüreklerde işkence
    Buğulu, yaşlı gözüm
    İsyan, isyan, isyan sözüm
    Dim dik ayakta özüm
    Kimsesiz, yalnız
    Yetimce ağlarım
    Aldırma bana
    Uğrama yalnızlığıma...

    İmdat Özcan
     

Sayfayı Paylaş