1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Lale Müldür Şiirleri

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve Papatya tarafından 8 Temmuz 2015 başlatılmıştır.

Etiketler:
  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]


    [​IMG]

    Cam Seslerinden Bir Anı

    kısacık bir andı, bana cam sesleri gibi
    bir anı kaldı
    kısacık bir andı, o çok duyarlı dengeler
    yansıdı


    ipe dizilen inci
    dünya ile kişi

    ilk yazdı, sonradan saydam birşeyler
    yağdı
    uyum karıştı ince havaya


    kısacık bir andı, belki farkında bile
    değildin sen
    ben sonsuz kişiydim, o kapıdan
    çıkarken

    anıların cam kırıkları gibi
    toplandığı o an
    başka anıların anıları
    geçiyor aklımdan...


     
    KıRMıZı bunu beğendi.
  2. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL

    Dans Adımları Atarak Dans Yuvarlağının Dışına Çıkmak


    Sonsuza dek daha küçük kadrajlara bölünerek
    ilerleyen bir aynanın kendi sabit merkezine
    doğru yaptığı iç yolculukta geride bıraktığı
    tek şey
    bir jet uçağının sesi
    cıhar-ı yek
    Çocukken çizilen renkli patates mühürleri gibi
    ah evet şimdi o çocukluğun ay-ışıklı gecelerinde
    olduğu gibi dantel yapraklı selvi ağaçlarının
    serin nefti yapraklarına gözümüz takıldığında
    zeytin ağaçlarının sesini duyar gibi olduğumuz
    yani onlar cırcır böceklerinin eşliğinde
    serin akşam şarkılarına başladığında
    akşam sefaları gecenin getireceği
    binbir kötülükten ürkerek eve yani
    kendilerine doğru bir yolculuğa çıktıklarında
    arazöz geçtikten sonra
    dış kapı önlerine su döküldüğünde
    kurabiyeleri bir an evvel karabilmek için
    büyük bir ciddiyet ve sabırsızlıkla
    ev ödevlerine oturulduğunda
    bir taşra gelini duvağı ile birlikte
    motosikletin arkasına oturtulduğunda

    sevgilim
    will you come stepping out with me?

     
  3. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL

    Delta Günleri

    [​IMG]

    Duino harebelerinde bir gölge, ay
    ve nesnesi olmayan bir melankoli...

    Yitik şeyleri içselleştirmek... İçimizde
    hareket eden akıl, Mobius dönüşleri, dönüşümleri...
    Yeni bir melankolinin gizli imleri... delta günleri...

    Uzak bir günde, delta günlerinin birinde
    bir heksagram kurmak ve kapatmak - evreni, arzuyu
    bilinmeyeni (ilk çizgi, kırık, öznesini iplerle, halatlarla
    bağlanmış olarak gösteriyor... üç yıl boyunca
    kendisini çözemeyecek ve kötülük olacak)

    Ateş, barika, tehlike...
    Gece umarsız bir Y işaretiydi ve düşüyordu sana doğru.
    İsminin anagramlarında kendisiyle
    karşılaştın ve evlendin
    Bir uzaklık, ilk günlerdeki gibi, gizil rezonanslar...
    Piyano seslerinin ve masaların üzerindeki cam
    kırıkların arasından ona yaklaştın.
    O yüzünü dönmedi.
    İçinde bir şey, fümerol gibi bir şey, onu sevdi.
    Hava yapıştı yüzüne. Sonunda anladı gerçek ismini
    ve sana ne olmadığını söyledi.

    Ağaçların arasında yitiyor gölgen, uzaklıklar, Pompei...

    Biri yaralıyor diğerini
    boğuyor
    yutuyor


    Ayşama dönemleri bitti artık...
    Ağır yıldız kümeleri yer değiştiriyor aklımda...


     
  4. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL

    Destina

    [​IMG]

    Dün gece sen uyurken
    İsmini fısıldadım
    Ve hayvanların korkunç
    Öykülerini anlattım

    Dün gece sen uyurken
    Çiçeklere su verdim
    Ve insanların korkunç
    Öykülerini anlattım onlara

    Dün gece sen uyurken
    Yüreğim bir yıldız gibi bağlandı sana
    İşte bu yüzden, sırf bu yüzden
    Yeni bir isim verdim sana

    Destina

    Sen öyle umarsız uyusan da bir köşede
    İşte bu yüzden, sırf bu yüzden işte
    Yaşamdan çok ölüme yakın olduğun için
    Seni bu denli yıktıkları için
    Yaşamımın gizini vereceğim sana


     
  5. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL

    Eski Bir Aşk Öyküsü

    boynumda yağmurdan bir kolye...
    ıslak taşlara oturuyorum bugünlerde...

    bir siyam kedisi ve ben... pek çok şeyi geriye doğru unutuyoruz...
    eski rus bir sevgilim vardı...
    başka birisini göze alamam bugünlerde...
    öykü safir aynalı bir salonda geçiyordu...
    herşey önce çok güzel başlıyordu...
    sen, gözünde siyah bir bant, beni dansa kaldırıyordun...
    ben seni portekizli bir korsan sanıyordum...
    sonra ortaya çıkıyordu eski bir rus soylusu olduğun...
    yelkenbezi fularını çıkarıp... bir reverans yapıyordun...
    odadan yavaş yavaş herkes, soylu soysuz herkes çıkıyordu...
    ikimiz bir de kediler kalıyordu... hava alamıyorduk...
    kapıları mühürlüyorlardı... eskil bir aşk öyküsünün içinde
    kalıyorduk... biz seni portekizli bir korsan sanıyorduk...
    bir siyam kedisi ve ben...


     
  6. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL

    Kadife Şairler

    ölüyor kadife şairler...
    pazarların tozunda ve kulenin sisinde gömülü

    gün geceye akıyor...gece güne...
    ölüm yaşama akıyor yaşam bilince...


    bilinç de akar/daha karar vermediler
    gitse odalarından/gitse odalarından birileri...

    Yalnızlık ve melankoli...

    heryerdeydiler...
    dönecek yerleri yok şimdi...


     
  7. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL

    La Luna

    Bana Zaman ve La Luna
    her şey gitti bak
    her şey ağlayarak gitti

    sular soğudu
    bir Kurban düşüyor şimdi aramıza La Luna
    üçümüzden biri kurban
    serin bir çizgi çekiliyor gökyüzüne

    çok geç çok geç artık

    terkedip gidiyor beni teker teker bütün güneşlerim
    bir daha hiç dönmeyecekler mi yaşamıma
    alnımdan fırlayan bir Kartal yarıp
    geçiyor göğü
    görünmez bir Çarkın çıldırtıcı gürültüsü
    duyuluyor bir yerlerden

    uzak anılar
    yengeçler gibi
    çıkıyorlar bir gün batımına

    son güneşler son güneşler de düşüyor
    bak
    tüm metal dairelerinle sen çıkıyorsun yaşamıma


    görünmez güçlerle
    karanlık ve anlaşılmaz acılarla, uyandırdığın,
    tıpkı kendin gibi,
    korkutucu gözüküyorsun
    sende hiç insani bir şey yok mu La Luna

    her şey mümkün her şey açıklanabilir gözükse de
    bir şeyler kenetlenmiş bir yerlerde
    sen yine de gel İmparator, Gece
    ve beni al son bir kez karanlık gözlerine


    saçımı ör eskil bir anahtarla La Luna
    yüzümü yaralarımı sar sarmala
    çaputlar ve karalarla La Luna
    beni o yabanıl şölene hazırla
    karanlık duvarlardan geçen siluetler gibi
    lacivert geceyi bekleyen buzdan çiçekler gibi
    belirsiz bir denizi tarayan bir fener gibi
    uzayda gümüş bir sarkaç gibi sallanan
    Darağacındaki Adam.
    bir Keşiş, bir Lehimli
    adamotu büyütüyor gözyaşlarından...

    isli bir camın altından geçirilen
    zehirli bir duman gibi
    bulutlar, senin üstünden, kayıyor
    kayıyor, La Luna, başlar ve sonlar

    bana Zaman ve La Luna
    biraz zaman
    duyayım bir kez daha o selenli liri

    ve Sirenleri, mor şarkılarıyla, uzaklardan...

     
  8. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL

    Pirinç

    pirinç ülkesi
    pervazlarda beliren ilk
    bir erik yeşili gibi dağılan tepelere
    güneş nasıl kayarsa
    gölge-tarlaların üzerinden
    kalem öylesine kayıyor pirinç kelimelerle
    bu sabah yatağımın kenarında
    bütün günahlarımın silindiğini gösteren
    bir işaret buldum:
    kayık şeklinde bir leğenin içinde
    yüzen bahar dalları...
    ah evet, uzak okuyucu,
    günahların hatırlanmadığı bir yer olmalıydı
    bizim için...


    hiç kimsenin göndermediği
    artık gönderseler de fark etmez çünkü yazdım

    bundan sonra da göndermeyeceği
    cam bir kutuda yüzen bir krizantem olmalıydı
    evimizin önünden geçen beyaz boneli
    Hollandalı bir kız olmalıydı
    ki elindeki kumral köy ekmeği bana daima
    güzel şeyler hatırlatır
    veya ne bileyim ben sarışın spiral
    bulut halinde saçlarıyla Rapuntzel
    ya da her an bir çam ağacına dönüşüverecekmiş
    duygusunu veren çünkü bordo flütünden daima
    koyu yeşil ezgiler dökülür dökülürdü
    bir Pan olmalıydı...
    bizim için...

    herkesin küçük bir bahçesi olmalıydı
    üzerinde fikir teatisinde bulunabileceği saatlerce
    mesela aramızdan biri bahçesinde gece yarısından sonra
    enteresan bir durum gözlemişse hemen hiç çekinmeden
    arkadaşlarını arayabilmeliydi
    hareket eden cisimler üzerinde pembe mumlar
    kendini gizlemeliydi
    tam gece yarısı olduğunda birdenbire

    Mona Lisa çalmalıydı...
    gümüş kapların içinde bir tadımlık
    yiyecekler olmalıydı...

    ne kötü şimdi şu an dışarı baktığımda
    sana bu derece yabancılaşmam...

    o kadar yakındık ki...
    ama işte şimdi elimi dışarı uzattığımda
    yağmurun yağıp yağmayacağını kavramak dışında
    sana dair hiçbir şey bulamıyor olmam
    sana tutunamamam ki katiller bile geride

    el izi bırakır, ne acı...
    şu an üstümde sarı simlerle işlenmiş
    lacivert kadife eşofman olmasından son derece
    memnun olmama karşılık bütün bunları
    ve başka birçok şeyi bırakıp
    çiçekli ince elbiselerle
    kafamda hasır üçgen bir şapkayla
    sulak pirinç tarlalarında
    seninle yan yana dolaşamayacağımızı
    bilmek ne kötü...

    ah senden bir işaret
    en ufak bir işaret gelse...

    ama belki de o zaman sen Napoli'ye, Sicilya'ya
    hatta Korsika'ya gitmek isterdin de yine bu
    pirinç tarlaları ideası suya düşerdi...
    hatta hiç unutmam bir seferinde ikimiz
    Mısır'a gitmek istemiştik de
    ben kendimi Salzburg'da sense evde bulmuştun...
    senin benimle hiç konuşmadığın günlerdi
    sanki aramızda bir çatlak açılmıştı
    Salzburg'da seni unuttuğum söylenemezdi
    unutmadığım da...
    hiçbir şey çözümlenemiyordu öncesinde de
    sonrasında da geriye dönülmez haerketlerin...
    ben şimdi Paris'te bir Çin lokantasında oyalanıyor
    olsam da bu ancak gülünç bir tedavi, soytarılık
    çünkü biliyorum hatta hepimiz biliyoruz ki
    pirinç tarlaları projesi asla gerçekleşmeyecek

    ve artık hiçbir şey eskisi gibi değil
    olamaz da

    seninle ayrıldığımız günden beri
    bunun için yatak odalarımızda
    başuçlarımızda su dolu bardakların yanında
    mumların yanması gerekmiyor

    artık sözcüklerle sonsuza dek
    oynamak istemiyorum
    bazan gri-mavi bulutların içinden
    sessizliği yararak bir jet uçağı geçiyor
    bu basit gibi görünen gerçeklik imajı birçok şeyi
    bütün sözcüklerin ötesinde
    birden açıklıyor sanki
    bunu bilmek bana yetiyor.


     
  9. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL

    Seni Bırakıyorum

    seni bırakıyorum semender ellerimle
    seni bırakıyorum
    seni bırakıyorum
    duvarlarda kurutulan anemon ellerimle

    içimdeki sulara
    içimdeki sazlıklara
    içimdeki bataklıklara


    seni bırakıyorum


    seni bırakıyorum kendine kapanmış
    kollarımın anarşik güzelliğiyle

    içimdeki yosun yeşili sulara
    içimdeki tehlikeli kıyılara
    içimdeki siyah ışığa


    seni bırakıyorum

    seni yatıracağım ellerimde
    bir ıhlamur yaprağı gibi
    seni yatıracağım göğüslerimde
    menekşeler gibi
    seni yatıracağım gözlerimde
    bir yağmur suyu gibi...


     
  10. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL

    Su

    Firuze rengi suların önünde diz çökmüş
    bir okçu, elinde altın yayıyla.
    Karalarla kaplanlarla oynuyordu,
    kemanıyla oynadığı gibi.

    Firuze rengi sularda yüzen
    sarı güller... lerin yansıttığı
    yanılsamalar... içindeyim...

    O uzun siyah eldivenimle
    yürüyorum sularda.
    sularla evlilik akuatik yeşillerle
    gri gözlerle bir anima-kadın
    soluk alıp verişi
    karanlık yaprakların ardında
    Bir yıldız gümüş notalar fısıldıyor
    onun da kulağına... dolendo...
    Seslerin ve notaların gümüş
    ağırlığıyla dalıyor sulara, dalıyoruz.
    bir denizaltı konuşması gibi
    artık kimsenin dinlemediği iki insan arasında
    boğulmamak için denizin dibinde konuşmaya çalışan
    İki insan gibi neredeyse
    dolendo
    O uzun beyaz eldivenimle
    tekrar çıktığımda sulara Miras'ım,
    alnıma saplanacak altın bir ok olabilir.
    Erden kızların önünde eğilmiş
    oturuyor olabilirim alnımda altın bir okla.
    Aramızda belirli uzaklıklarla eğilmiş
    şarkı söylüyor olabiliriz gri sulara.

    Aramızda kristal uzaklıklarla
    göğe çekilmiş olabiliriz, ağlayan ünikornlar gibi.
    Orion çekimi belki de yalnızca...

     

Sayfayı Paylaş