1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Lojman cinayeti çözülüyor!

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve BeReNN tarafından 14 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    TBMM lojman cinayetinde 20 yıl sonra sürpriz sanık
    [​IMG]

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lojmanlarında 24 Haziran 1991'de işlenen cinayetin aydınlatılması yolunda önemli bir gelişme yaşanıyor. ‘Lojman cinayeti'ndeki sır perdesi eski bir mahkûmun itiraflarıyla 20 yıl sonra aralanıyor. Harekete geçen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianame, zamanaşımının dolmasına iki gün kala kabul edildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 20 yıl önce evinde başına sıkılan tek kurşunla öldürülen dönemin SHP İzmir Milletvekili Erol Güngör'ün oğlu Mustafa Güngör'ün katil zanlısı Abdullah Gökalp hakkında “tasarlayarak adam öldürmek” suçundan “ağırlaştırılmış müebbet” hapis istemiyle dava açtı.

    20 YIL HEP GÜNDEMDE KALDI

    HABERTÜRK, 20 yıllık sırrı aydınlatabilecek iddianameye ulaştı. Mustafa Güngör'ün öldürülmesi, 1991'den bugüne kadar değişik biçimde kamuoyunun gündemine gelmiş ancak cinayet bir türlü aydınlatılamamıştı. TBMM'de oluşturulan özel araştırma komisyonu da bir sonuca ulaşamamıştı. Komisyon çalışmaları sırasında, 2005 yılında acılı babaMustafa Güngör ile dolaylı olarak temasa geçen eski mahkûm Abdullah Gökalp, geçen sene yeniden ortaya çıktı. Mustafa Güngör'ü kendisinin öldürdüğünü söyleyen Gökalp,mayıs ila ekimayları arasında Adalet Bakanlığı müfettişlerine birkaç kez ifade verdi. 14 Mayıs 2010'daki ifadesinde olayın ayrıntılarını anlattı. Gökalp,Mustafa Güngör'ü öldürdüğünü, olay yerindeki banyodaki mermere rujla “GS Y.A.Ş.A uz S.S.G”, aynaya da “AGG” yazdığını söyledi. Olayda kullandığı 1 adet bıçak, 1 adet tabanca, 1 adet boş kovan ve 1 adetmermi çekirdeği ile olay yerindeki Mustafa Güngör'e ait 3 tabanca, 1 adet fotoğraf makinesi, 1 adet databank ve olay yerinde unuttuğu, sonrasında işbirliği yapan kişilerden teslim aldığını söylediği şövalye yüzüğün kendisinde olduğunu aktardı.

    DELİL KAHVEHANEDE KASADAYMIŞ

    Bu eşyaların hepsini Eskişehir'de kahvehane işleten arkadaşının kasasına bıraktığını söyleyen Gökalp arkadaşının bundan habersiz olduğunu da ifade etti. Gökalp, can güvenliğinin sağlanması halinde bu eşyaları adlimakamlara teslim edeceğini söylüyordu. Ancak ailesinin can güvenliğinin sağlanmasına ilişkin güvence verilmediği gerekçesiyle eşyaları teslimetmedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bu süreç içinde harekete geçti ve olaya ilişkin bir iddianame hazırlandı. 20 yıllık zamanaşımı da dolmak üzereydi. Buna takılmamak için hızlı hareket edildi. Bu süreçte şüpheli Abdullah Gökalp de tutuklu yargılanmak üzere cezaevine konuldu. Savcılık, “ben öldürdüm” diyen Abdullah Gökalp hakkındamüebbet hapis cezası talep etti. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi de iddianameyi 22 Haziran 2011 tarihinde kabul etti. Savcılık iddianamesiyle ‘lojman cinayeti' de 20 yıl sonra bir kez daha Türkiye'nin gündemine geldi. Daha önce de cezaevinde yattığı ortaya çıkan Abdullah Gökalp'in 2005 yılı sonu itibariyle “hırsızlık, yağma, hüviyet cüzdanı sahte beyanı” ile ilgili olarak 6 adet suç kaydı bulunuyor.

    BABANIN İSYANI


    ‘Sistem unsurları katili biliyor ama açıklamıyorlar'
    Oğlunun katilini bulmak için yıllardır savaş veren Erol Güngör, 2003'te bir gazeteye şunları söylemişti: - Bütün bir sistem karısını kıskanan katil bir kocayı koruyabilmek için seferber olabilir mi, Allah için buna inanılabilir mi? Bu yüzden diyorum ki, başka nedenler var ve sistem bunu biliyor, işine gelmediği için de saklıyor. Aşk cinayeti de deseler bu cinayetin çözülmesi lazım. Ben artık oğlumun niçin öldürüldüğüyle meşgul değilim, cinayetin faili meçhul kalmasına katlanamıyorum. - Bu cinayet faili meçhul değil. Sistemin unsurları biliyor ama açıklamıyor. Ben oğlumu öldürenlerin kullanıldığını düşünüyorum.

    Babası çalmadık kapı bırakmadı annesi evden dışarı çıkmadı
    Cinayeti araştırmak için 2005 yılında TBMM'de bir komisyon kuruldu. Rapor, Genel Kurul'da ele alındı. Görüşmeler sırasında Komisyon Başkanı AK Partili Ahmet Çağlayan, öldürülen Mustafa Güngör'ün babası Erol Güngör'ün amansız bir şekilde bu olayı takip ettiğini aktarırken, çocuğunun kanının yerde kalmaması için başvurmadığı kapı kalmadığını, annesinin evden dışarıya çıkmadığını, sadece oğlunun mezarı başına gittiğini anlattı. Çağlayan, cinayet sonrası büyük bir ihmalin bulunduğunu savunurken, şunları söylemişti: “Suç işlenen yer Meclis'e ait bir yer, Meclis Başkanı var, yetkililer var, görevliler var. Bir suç işleniyor. Önleyici tedbirler diye bir olay var. Lojman koruma görevlileri var. O korumalar olmasına rağmen o olay meydana gelmiştir. O olay olmuş hâlâ aynı yerde duruyorlar. Ne idari ne adli tahkikat yapmışsınız. Birbiriyle çelişkili o kadar çok tutanak var ki...”

    ÇAKICI'NIN İDDİASI

    ‘Bakan eşiyle ilişkisi vardı'

    1991'deki cinayet sonrası basına yansıyan haberlere göre komisyonun bilgisine başvurduğu Alaattin Çakıcı, Mustafa Güngör'ün eski bir bakanın eşiyle ilişkisi olduğunu ve cinayetin bu nedenle işlendiğini ileri sürdü. Bu iddiayı Erol Evcil'den duyduğunu söyleyen Çakıcı, cinayeti de yurtdışından getirilen bir Arnavut'un işlediğini iddia etti.

    İçişleri Bakanı'nın ‘Çok kozmik' dediği cinayet
    Mustafa Güngör, Gazi Üniversitesi Uluslarası İlişkiler Bölümü'nde öğrenciydi. Kurban Bayramı'nda anne ve babası Çeşme'ye tatile gitmeye karar verdiğinde, o sınavlarına çalışacağı için Ankara'da kaldı. Cinayet, Kurban Bayramı'nın ikinci gününe denk gelen, 24 Haziran 1991 tarihinde Meclis Lojmanları 6. Sokak'ta işlendi. Cinayetin ardından öldürülen Mustafa Güngör'ün çapkın olduğu, bazı vekil eşleriyle beraber olduğu ileri sürüldü, bu nedenle öldürüldüğü iddia edildi. Adli tıp yetkilileri ve polisler, Mustafa Güngör'ün boynundan ve göğsünden bıçaklanarak öldürüldüğünü, öldürücü darbenin göğsündeki yara olduğunu açıkladı. Ancak sol burun kanadından giren ve kafa arkasından çıkan kurşun, bir gün sonraki otopside ortaya çıktı. Polisler, olay yerinde ne mermi çekirdeği ne de kovanı bulabildi. Olay yerinde mermere ve aynaya rujla yazılmış rumuzlar bulundu. Bir de banyoda kanlı yastıklar vardı. Kapı da katil ya da katiller tarafından zorlanmadan açılmıştı. 1999'da dönemin İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş, “İki cinayetle ilgili çok önemli gelişmeler ve ipuçları var, biri Uğur Mumcu, diğeri lojman cinayetiyle ilgili. Ama her ikisi için de kesinlikle bilgi verilemez, çok gizli, kozmik çok kozmik'' açıklaması yapmıştı.

    Katil, babasını da aramış

    Gökalp'in, öldürdüğünü söylediği Mustafa Güngör'ün babası Erol Güngör'ü de 8 Ekim 2005 ve 9 Ekim 2005 tarihlerinde aradığı iddia edildi. Savcı şu tespitlerde bulundu: “Oğlunun öldürülmesi olayına lojistik olarak yardımcı olduğunu ve cinayete ilişkin delillerin kendisinde olduğunu, eşi ve oğlunu güvenli yere gönderebilmesi için gerekli parayı kendisine verdiği takdirde delilleri vereceğini beyan ederek müşteki Erol Güngör'ü ikna ettiği ve bunun üzerine müşteki Erol Güngör'ün şüpheli Abdullah Gökalp'in eşi adına Sakarya Adapazarı Merkez PTT'sine 10.10.2005 tarihinde 1.000 YTL, 01.11.2005 tarihinde 250 YTL gönderdiği, şüpheli Abdullah Gökalp'in parayı aldıktan sonra müşteki Erol Güngör'e suça ilişkin delil sunmadığı gibi irtibatını kestiği, bu şekilde Abdullah Gökalp'in maktul Mustafa Güngör'ün öldürülmesi olayını menfaat temini amacıyla zaman zaman kullanarak suiistimal ettiği...”



    GAZETE HABERTÜRK
     

Sayfayı Paylaş