1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

LYS'den sonra ne yapmalı?

Konusu 'Öğrenci Salonu' forumundadır ve MeRciMeK tarafından 1 Temmuz 2010 başlatılmıştır.

  1. MeRciMeK
    Masum

    MeRciMeK V.I.P V.I.P

    Katılım:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    9.071
    Beğenileri:
    1.871
    Ödül Puanları:
    7.230
    Banka:
    427 ÇTL
    Uzun süren sınav maratonu öğrencileri yordu. Peki bundan sonra ne yapmalı? Uzmanlar açıkladı...

    Üniversiteye giriş sisteminde yapılan değişiklikleri değerlendiren Doç. Dr. Ali Özel, eskiden tek oturumla yapılan ve çok uzun süren sınavın farklı zaman dilimlerinde yapılmasının öğrencileri rahatlattığını söyledi. Dr. Özel, “Bu yönüyle aslında öğrenciler açısından çok büyük bir devrim yaşanmıştır!î dedi.

    Üniversiteye giriş sistemi bu sene baştan aşağıya yenilendi. Yeni sistemle tek aşamalı sınavdan vazgeçilip, 1998 yılından önce yapılan iki aşamalı ÖSS ve ÖYS adlı sınavlara 12 yıllık bir denemeden (!) sonra tekrar dönüldü. Böylece çok büyük bir yanlıştan da vazgeçilmiş olundu. Yeni sistem, YGS (Yükseköğretime Geçiş Sınavı) ve LYS (Lisans Yerleştirme Sınavı)' den meydana gelmektedir. Sınav sisteminin, yeni olması ve ilk defa yapılmasından kaynaklanan bazı eksiklikleri olmakla beraber, bugüne kadar uygulanmış olan bütün sistemlerden daha iyi olduğu söylenebilir.

    ÖYS'DEN FARKI...

    Birinci sınav olan YGS'nin Nisan ayında yapılmasından sonra, LYS'de geçen Pazar günü sona erdi. LYS'nin 1998'den önce yapılan ikili sınav sistemindeki ÖYS'den en büyük farkı; testlerin ağırlıklarının değiştirilmesi ve sınavların matematik, fen bilimleri, edebiyat-coğrafya, sosyal bilimler ve yabancı dil olmak üzere 5 oturumda yapılmasıdır. Her aday ilgi alanına ve isteğine göre tercih ettiği sınava farklı gün ve saatlerde girebilmektedir. Eskiden tek bir oturumda yapılan ve çok uzun süren sınavın değişik zaman dilimlerine dağıtılması öğrencileri oldukça rahatlatmıştır. Bu yönüyle aslında öğrenciler açısından çok büyük bir devrim yaşanmıştır!

    SINAVIN KAZANDIRDIKLARI..

    LYS, sadece zaman açısından değil aynı zamanda branşlaşma yönü ile de çok büyük yenilik getirmiştir. Örneğin eskiden tıp fakültelerinin kazanılmasında matematiğin çok büyük bir ağırlığı varken şimdi fen bilimleri daha etkili bir hale gelmiştir. Hatta fen bilimlerinin içerisindeki fizik, kimya ve biyoloji konularının ağırlıkları bile değişmiştir. Yani girilecek bölümün yapısı daha fazla hangi alandan meydana geliyorsa o derslerin sınavlardaki getirisi de daha fazla olmuştur.

    CEVAP ŞIKKI KARIŞIKLIĞI

    Bu arada sınavda yaşanan bazı aksaklıklardan da bahsetmeden geçemeyeceğim. 19 Haziran'da yapılan LYS 1 matematik sınavında 50 matematik 30 geometri sorusu olmasına ve her iki testin cevap anahtarının ayrı başlık altında verilmesine karşılık, cevap kâğıdının matematik bölümünde 50 yerine 90 soruluk cevap şıkkı verilmesi sonucu kafalar karışmış ve bazı öğrenciler geometri testinin cevaplarını matematik bölümüne işaretlemişlerdir (Soruların farklı iki kitapçıkta olması ve farklı zamanlarda dağıtılması da bu karışıklığa destek olmuştur). Umarız ÖSYM bu problemi göz ardı etmez.

    BRANŞLAŞMANIN ÖNEMİ

    Yine ÖSYM'nin, her puan türünden ayrı bir birinci mi çıkacağı yoksa bütün puan türlerinin ortalaması alınarak tek bir LYS birincisi mi açıklanacağına dair sıralama konusunda bir bildirim yapmamış olması da öğrencilerin ve velilerin (özellikle de dershanelerin!) kafalarını karıştırmaktadır. Kısaca özetleyecek olursak; ilk defa yapılan LYS'de en dikkat çekici ve olumlu yenilik sınavın 5 oturumda yapılması ve böylece üniversiteye girişte branşlar yönü ile daha fazla uzmanlaşmaya gidilmesidir. Bu değişiklik takdire şayan bir durumdur. Ancak, ortaöğretimden yükseköğretime geçerken gösterilen bu titizliğin yükseköğretimden mezun olduktan sonra girilen KPSS ve ALES'te neden gösterilmediği ise hiç anlaşılamayan bir tutumdur! İsterseniz konuya uzak olanlar için ne demek istediğimi biraz daha açayım. Üniversiteye girişteki LYS'de farklı alanlarda ve farklı zamanlarda sınava aldığımız öğrencileri, üniversiteden mezun ettikten sonra devlete atama aşamasında, alanını ne kadar öğrendiğini ölçecek bir sınavı maalesef yapamıyoruz. Onun yerine en son ilköğretim ve ortaöğretimde gördüğü alakasız derslerin sorularını içeren sınavlara tabi tutuyoruz. Örneğin İngilizce öğretmenliği mezunu bir aday, KPSS'de matematik sorusu yapmak zorunda kalırken, 4 ya da 5 sene eğitimini aldığı ve emekli olana kadar öğreteceği kendi alan dersinden 1 tane soruya bile muhatap olamamaktadır.

    İnsanın bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diyeceği geliyor!

    Umarım bu konularda da YÖK, ÖSYM ve MEB ortak bir adım atarlar ve bu ucube (!) sınavları düzeltirler.

    LYS sonuçları 15 Temmuz'da açıklandıktan sonra sınav sonuçlarını değerlendirme, tercihler ve yerleştirme ile ilgili yazılarımla tekrar bu konulara dönmeyi düşünüyorum.

    Sağlıcakla kalın

    Doç. Dr. Ali Özel

    TATİLİ NASIL GEÇİRMELİ?

    Tatili dinlenerek ve ailesiyle geçiren çocukların yeni dönemde daha başarılı olduklarına dikkat çeken uzmanlar, "Tatilde çocuğunuza vakit ayırın" uyarısında bulunuyor.

    Yaz tatili, ilköğretim 1. kademeden 2.kademeye, 6.sınıfa geçmiş, akademik anlamda daha ciddi dersler görmeye başlamış, sınav turnikesine girmiş çocuklarımız için de önemlidir. Bu dönem; ergenlik dönemini yaşayan 6. ve 7.sınıflar, büyük çoğunlukla ergenliğe giriş yapmış 8.sınıflar için gerçek kazanımların oluşacağı bir dönemdir. Bu kazanımlar sayesinde aileler, çocuklarının ileriki yaşlarında yaşayacakları sıkıntıları önleyebilirler. Bu kazanımların en önemlisi de aile içi iletişimdir ve paylaşımdır. Çünkü günümüz ergenliğinde en büyük problem, aile ile çocuklarının iletişim kopukluğudur. Bu kopukluk da ergeni, sorunların çözümünde arkadaş çevresine ve başka alanlara yönlendirir.

    YAZ OKULLARININ AVANTAJI

    Yaz tatilleri, ergenlik ve ön ergenlik dönemindeki öğrencilerin gelişimleri için çok değerlidir. Ergenlik ve öncesi dönem, yoğun bedensel, zihinsel ve sosyal değişim ve gelişimlerin yaşandığı bir dönem olması nedeniyle özellikle 6, 7 ve 8. sınıf yaş grubu öğrencilerinin yaz tatili planlamalarında hobiler, spor etkinlikleri, sanatsal aktiviteler olmalıdır. Bu tür imkânları sunan özel okulların ya da belediyelerin düzenlediği yaz okulları araştırılarak değerlendirilebilir. Yaz okulları öğrencilerin sosyalleşmesi, sanatsal yönlerinin ve yaratıcılıklarının gelişmesi açısından faydalı olabilir. Ya da ailece bu tür faaliyetlerin beraberce yapılabileceği imkânlar oluşturulabilir.

    ÇOCUĞUNUZLA PLAN YAPIN

    Tatil planı yaparken çocuğun ailesiyle ortak aktiviteler yapabileceği, birlikte keyifli vakit geçirebileceği programlar yapılmasının ayrı bir önemi vardır. Çocukla beraber yapılan her etkinlik, kış aylarında yoğun çalışma ve iş temposundan sebep, onlarla bir arada olup karşılıklı paylaşımlarda bulunmakta zorlandığımız zamanların telafisi olabilir. Unutulmamalıdır ki tatil dönemi, anne-babanın çocuğu ile birlikte keyifli ve doyumlu bir ilişki içinde olabilmesi için de bir fırsat dönemidir. Yaz tatilleri sadece eğlence ve dinlenmeye vakit ayrılarak geçirilmemeli, öğrencinin akademik gelişimi açısından da planlanabilmelidir.

    BİR SÜRE DERS ÇALIŞMAYIN

    İlköğretim 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri akademik olarak başarılı ya da başarısız geçen bir yılın fiziksel ve psikolojik yorgunluğu içinde olmakla beraber yılın sonunda SBS telaşı da yaşadılar. Bu sebeple 10-15 günlük bir süre öğrencilerin gündemine derslerinin alınmaması iyi olur. Bu durum öğrencilerin zihinsel olarak rahatlamalarını sağlar.

    BAŞARI TESADÜF DEĞİLDİR

    Ancak, tesadüfi başarı yoktur. Başarıya ulaşmak için sürekli ve düzenli bir çalışma gerekir. Okulda öğrenilen bilgiler zamanla unutulabilir. Unutmayı önlemenin tek yolu düzenli tekrardır. Dolayısıyla iyi bir dinlenmenin ardından günde 1 ya da 1,5 saatlik dilimler halinde ders çalışılması çok faydalı olur.

    TATİLİ ÇİLEYE DÖNÜŞTÜRMEYİN

    Anne ve babalar ders çalışma takvimini oluşturmak adına çocuğa baskı yapmamalı ve sıkıntılı durumlar oluşturmaktan kaçınmalıdırlar. Öğrencinin neler yapabileceği, hangi konularda kendisini geliştirmek istediği ile ilgili karşılıklı paylaşımlar neticesinde planlamaların yapılmasında fayda vardır. Öğrencinin kapasitesinin neyi kaldırıp neyi kaldıramayacağına dikkat etmek çok önemlidir. Çünkü özellikle eğitim öğretim döneminde düzenli ders çalışma alışkanlıkları kazanamamış öğrencilerin tatilde bunu yapmalarını beklemek sıkıntı oluşturur. Öğrencinin İhtiyaçları ve kapasitesine göre düzenlenmiş bir program, hem eğitici hem de eğlenceli olabilir. Akşamları ailece, kule yıkma, sessiz film vb. oyunlar oynanabilir. Bu oyunlar aile içi iletişimi geliştirdiği gibi aynı zamanda ciddi oranda beceri de kazandırır.

    Bünyamin ŞAHİN

    ADI ÜSTÜNDE 'TATİL'!

    Yoğun bir eğitim ve öğretim yılının sona ermesiyle birlikte öğrencilerin sabırsızlıkla bekledikleri yaz tatili dönemi başladı. Öğrenciler okul ile ilgili bir çok sorumluluğu uzunca bir süre rafa kaldırmaya hazırlanırken, bir çok veli ise "3 ay boyunca bu çocuk boş boş oturacak mı?" sorusunu kendilerine sormadan edemiyor. Unutulmamalıdır ki, tatil herkes için bir dinlenme ve rahatlama sürecidir. Özellikle son yıllarda eğitimin sisteminin getirmiş olduğu zorluklar, öğrencilerin bu ihtiyacını daha da fazla körüklüyor. Fakat birçok veli, çocuğunun bu süreci bir şeyler öğrenebilmesi için fırsat olarak görüyor ve öğrenciyi yoğun bir ders programının içine sokmaya çalışıyor. Bu sebepten ötürü de çoğu zaman aile ilişkilerinde gerginlikler ve çatışmalar oluşabiliyor.

    NE YAPMALI?

    Yaz tatilini çocuğunuzun sizinle daha fazla zaman geçirebileceği ve sizinle var olan ilişkilerini kuvvetlendirebileceği bir dönem olarak görün. Elinizden geldiğince çocuğunuza zaman ayırmaya çalışın. İlköğretim evresi çocuğun kişiliğinin gelişmeye devam ettiği kritik zamanlardan biridir. Bu evrede kurulan sağlam aile ilişkileri onun gelecekte nasıl birisi olacağına yön verecek temel noktalardan biridir.

    KARNESİ ZAYIFSA...

    Eğer yaz tatiline size göre başarılı olmayan bir karne ile girildiyse, bunu çocuğunuza karşı silah olarak kullanmayın. Geçmiş karnenin yaz boyunca dile getirilmesi, çocukta kaygı ve suçluluk gibi olumsuz bir takım duyguların oluşmasına, dolayısıyla çocuğun tatilinden keyif almamasına ve çocuğun güz döneminde okula yorgun ve isteksiz başlamasına sebep olabilir. Bu durum da, çocuğun yeni eğitim öğretim yılında başarısız olma riskini arttırır.

    NE ZAMAN DERS ÇALIŞMALI?

    6. ve 7. sınıfların SBS sınavlarına hazırlanmaları nedeniyle yaz tatillerinde Ağustos itibarı ile daha çok ders çalışmaya zaman ayırmaları gerekmektedir. Ağustos ayından itibaren günde yarım saat konu tekrarı ve deneme testleri çözülmesi önlerindeki sınav sürecine daha rahat hazırlanmalarını sağlayacaktır.

    Psikolog Aysun Erol
     

Sayfayı Paylaş