1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

M.burak sezer - Süveyda Hala Kayıp..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 18 Mart 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL






    I)

    Şiirlerin dilinden
    Şarkılar söyledim
    Şarkıların dilinden
    Şiirler yazdım

    Bir sabah ellerini açtılar bana
    Ve en alayişli saçlarını sevdanın
    Döktüler keder yoluna
    Dudakları kırmızı ve temayüz
    Gözleri iri ve zümrüt
    Aynalarda kırldı bir yüz

    Takılmışlar yepyeni bir çiçek takının ardına
    Şarkıları esrar yüklü bir bulut
    Enseleri ağır yüklerin altında zayıf ve yorgun
    Nasıl düşerşe boşluk içine birden boşluğun
    Öyle düşmüş veradan sükut
    Kalplerine sarhoşluğun

    (II)

    Ben bir suyum, ben deryalara akıyorum
    Ben kana bulanmış bir serçe kuşuyum
    İsteksiz seviyorsunuz birbirinizi
    Her sabah camlarınızdan size bakıyorum
    Ekşitip ekşitip çeviyorsunuz yüzlerinizi

    (III)

    Süveyda! Yağmurların anlamı nedir
    Ve saçların neden böyle ıslak?
    Sen samanyolunda kaybolalı beri
    Aç kalmışım netameli yolları ardımda bırakarak
    Ve çıplak Tanrının huzurunda
    Ve asidir bilirsin çarkıfelekler kolumda
    Ben sana getirdiğim zaman zıplayıp dururlar

    Her zaman zühre yıldızına bakıp yoruluyorum
    Oysa kutup yıldızı kuzeyde olduğunu söyleseydi
    Oraya da gelirdim
    Kenan müneccimleri nerde olduğunu bilmeliydi
    Onları da yalancılıklarından dolayı afaroz ediyorum

    (IV)

    Ben şekilden şekle giren Mekke güvercini
    Gök-yüzünde zarif perendalar atmasını da bilirim
    Doğu haremlerinin duvarlarına kazımışlar ismini
    Benim bir adım var onu sen bilmiyorsun
    Söyleseydim belki severdin beni
    Yusuf’un uğradığı zindanlara uğruyorum
    Haçlılar kanatlarımı hadım ettiğinden beri
    Ölümlüler gibi yürürken boğuluyorum

    (V)

    Süveyda! Bugün aylardan rakam, günlerden saat eksilttim
    Sırf yaşlanmayayım diye.
    Züleyha kadar güzel olduğunu yazmasaydı kutsal risaleler
    Böyle şerareler bırakmasaydın ayaklarının altında
    Belki izlemezdim seni

    İçimde sancılı bir vaveyla
    Düşerken çığlık atmak istiyorum
    Ben düşerken seni yakalamak istiyorum yer-yüzünden, gökyüzüne
    Sen tepe taklak düştün mü hiç
    Birden en sıvısına karanlığın, ışığın yanında?

    Saçlarını Mısırlı kadınlar gibi topla
    Kokunu yağmurlardan sonra alıyorum
    Kokundan bir şekil yapıyorum
    En az sen kadar gerçek ve yumuşak bir ten
    En mahir ustalar kadar çizerlerdi toprağa
    Yağmurlar beyaz omuzlarına düşerken

    (VI)

    Bu şarkıları dinle
    Sen onları seversen, bir gün seni bulurum
    Çok eskiden sordum menan cinlerine
    Şimdi onlarda mecnun ve münzevi
    Kokundan çıldırıp dağa çıkmışlar
    Benim şarkılarımın sonunda başlıyor peşrevi
    Tıpkı Adem gibi ellerini semaya açmışlar
    Onunki Havva, benimki senin için çalıyor
    Süveyda! Yağmurlara yetişmek için koşuyorum
    Hepsi seni ıslatmak için kaçmışlar.



    2006-11-02 / İslamabad


    m.burak sezer
     

Sayfayı Paylaş