1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Mahalle Kavramı ve Çocukluk..

Konusu 'Nostalji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 14 Mart 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Mahalle Kavramı ve Çocukluk..

    Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde "mahalle" adlı bir kavram varmış. Bu mahallenin çocukları birbirlerini severlermiş. Sokaktan gelen şifreli bir ıslıkla uçarak evlerinden çıkarlarmış. Beraber olacakları anları iple çekerlermiş. Kavga da etseler kin tutmazlarmış. Her gün dünyayı yeniden kurarlarmış. Her birinde sevgi, paylaşma ve arkadaşlarını kollama duygusu mutlaka gelişirmiş.

    [​IMG]

    • Bilmezlermiş pet şişelerde, plastik damacanalarda satılan suları; bilirlermiş bahçe hortumundan, mahalle çeşmesinden içilen suları.
    • Bilmezlermiş "tam gün" eğitim veren okulları, öğle arası okullarda yenen "fast-food"ları; bilirlermiş yarım gün süren okulları, öğle yemekleri için eve gelindiğini.
    • Bilmezlermiş yara-bere, çıkık-kırık için mahkemelere gidildiğini; bilirlermiş kendi hasarlarından sadece kendilerinin sorumlu tutulduğunu.
    • Bilmezlermiş sağlığı, hijyeni, tiksinmeyi; bilirlermiş birkaç çocuğun bir bardak limonatayı paylaştığını, bu yüzden kimsenin hastalanmadığını.
    • Bilmezlermiş arkadaşlarını ziyaret etmek için bir sürü formalite gerektiğini; bilirlermiş uzakta oturan arkadaşlarına bile yürüyerek gitmeyi, kapıyı çalmadan arkadaşlarının evine girmeyi.

    [​IMG]

    Bilmezlermiş
    • Hamburgeri, McDonalds'ı, Burger-King'i, Kentucky'yi,
    • Uyduyu, MTV'yi, çizgi filmleri,
    • İnterneti, MSN'i,
    • Cep telefonunu, WAP'ı, GPRS'i, SMS'i,
    • Tetris'i, Pac-Man'i, Half-Life'ı,
    • Bilgisayarı, "internet kafe"yi,
    • Şehrin en iyi dershanesini, hazırlık kurslarını.

    [​IMG]

    Bilirlermiş
    • Duvarların üstünde oturup sohbet etmeyi,
    • Hatıra defterleri doldurup sevgilerini belli etmeyi,
    • Elma şekerciyi, macuncunun tornavida ile yarattığı renkli ahenkleri,
    • Eve gitmeyi unutmayı, hava kararınca dayak yemeyi, bir ıslıkla sokağa kaçmayı,
    • Küsmeyi, kan kardeşliğini,
    • Meşe (misket, bilye, atak, lek, vs.) toplamayı,
    • Değiş tokuşu, kırışmayı,
    • Teksas'ı, Tommiks'i, Kulver kalesini,
    • Taştan kale direklerini, üç korner bir penaltıyı, oyuncu seçerken yapılan adım hesabını, sonradan apartman dikilen top sahalarını,
    • Hey dergisini, Sadun Boro'nun dünya seyahatini,
    • Belediye otobüsündeki biletçiyi, boynuzları çıkan troleybüsü,
    • Yoğurtçuyu, kalaycıyı, pamuk atıcıyı (hallacı), üç tekerlekli seyyar dondurmacıyı,
    • Evlerin arkasındaki odun-kömür depolarını,
    • Mantarlı gazoz kapaklarını, gazoz kapağı biriktirmeyi,
    • Şans-talih-kader-kısmet oyununu, yaldız kazımayı,
    • Yan mahalleler ile alınan/yapılan kavgaları, bu kavgaların çıkardığı kahramanları,
    • İp atlamayı, topaç çevirmeyi, çelik-çomak oynamayı, tekerlek döndürmeyi, silik seksek çizgilerini,
    • Açık hava sinemalarını, ücretli minderleri, Sunalko'yu, Fruko'yu, Cincibir'i...

    [​IMG]

    O zamanlar çocuklar evden okula servis minibüsüyle değil, buluşarak giderlermiş. Endişeyle gözlenmezmiş çocukların okuldan dönüşleri hiçbir zaman.

    Sonra, zamanla bu rüya misali mahallede çok şey değişmeye başlamış.

    • Yaşları ilerledikçe bu beraberlik, koruma, kollama duyguları mahalle çocuklarının başlarına çok işler açmış.
    • Daha sonra işsizlik, enflasyon, köşe dönme, adamını bulma, malı götürme falan derken, hepsinin yüzünde soluk birer bakış, içlerinde bezgin birer yenilgi, çaresizlik ve tatminsizlik duygularıyla baş başa kalmışlar.

    [​IMG]

    Şimdiki çocuklar mı? Onlar şimdi devasa apartmanların içinde, sağlıksız bir havada, sanal bir dünyada, emniyet içerisinde ama yalnız yaşıyorlar. Ebeveynleri onları çok fazla seviyorlar. Virüs kapmasınlar diye kalabalık ortamlara hiç sokmuyorlar. Trafik kazası korkusuyla köşedeki markete dahi göndermiyorlar.

    Hafta sonları hep beraber İkea'da veya Carrefour'dalar.

    Okul servisleri çocukları neredeyse yataklarından alıyor.

    Babalar şirketlerin bilançolarını, çocuklar da dershane "reyting"lerini izliyorlar. Hepsi birer test uzmanı, sayısal-sözel, yuvarlanıp gidiyorlar. Seksek oynamayı değil, ama taban puanı hesaplamayı çok iyi biliyorlar. Hayata açılan pencereleri yalnızca Windows, yani sanal pencereler. Onlar ekrana, ekran onlara bakıyor ve dışarıda koca bir hayat akıp gidiyor.

    Ve şehrin dışındaki ağaçlar, tırmanacak, salıncak kuracak, harf kazıyacak mahalle çocuklarını bekliyor. Paylaşmayan, yalnız, bencil, kafesler içinde, soluk benizli ama güvencedeki çocukları. Bekliyorlar hiç sopa yememiş, ağaçtan düşmemiş, topu yan bahçeye kaçmamış, dizlerinde-dirseklerinde yara kabuğu olmamış çocukları...
     
  2. Présence

    Présence Katılımcı

    Katılım:
    6 Mart 2012
    Mesajlar:
    177
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    Öğretmen
    Banka:
    1 ÇTL
    Biz şanslı olanlardanız galiba.
    Bir an duygulandım..
    Malesef yeni nesiller asla bizim aldığımız o tatları alamayacaklar..
     
  3. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.427
    Beğenileri:
    7.354
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.771 ÇTL
    Düşünüyorum da çocukluğumda bir oyuncağın beni ne denli ve ne kadar uzun süre sevindirdiğini. Çamurlu sokaklarda oynadığımız oyunlarda nasılda içten nasılda doğal olduğumuzu. Hızla değişiyoruz tekonolojik ve sosyolojik anlamda (iyi mi kötü mü tartışılır) ama artık zor mutlu olabilir hale geldik arkadaş...
     
  4. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Yetinmeyi bilmiyoruz, hep daha fazla olsun, şu da olsun, bu da olsun derken hayatın içinde yitip gidiyoruz malesef:)
     
  5. patik

    patik Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    24 Aralık 2009
    Mesajlar:
    2.337
    Beğenileri:
    367
    Ödül Puanları:
    3.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Hemşire
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    512 ÇTL
    Her öğle sonu yakartop oynamak için toplanırdık... Hey gidi günler...
     

Sayfayı Paylaş