1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Mahmud Gazan

Konusu 'Kim Kimdir ? - Biyografiler' forumundadır ve Suskun tarafından 11 Mayıs 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    Mahmud Gazan,
    veya Tatarların Hanı Kazaan
    (Moğol adıyla Gazan Han;
    Moğolca: Газан, Хасан,
    Çince: 合贊 Hé Zàn),
    5 Kasım 1271 – 11 Mayıs 1304),
    1295-1304 yıllarında Moğol İmparatorluğunun İran'daki İlhanlı bölümünün 7. hükümdarıydı.
    Batı tarihçileri ona bazen Casanus veya Cassanus da derler.​


    Biyografi

    [​IMG]
    Gazan çocukken, babası Argun'un kollarında, atın üzerinde büyük babası Abaka​

    Gazan, Argun Han ve Buluhan Hatun'un oğludur. Daha evvelki bir İlhanlı hükümdarı olan Gayhatu'nın kardeşi ve devirerek yerini aldığı kendisinden evvelki hükümdar Baydu'nın da kuzeniydi.

    Gazan ve kardeşi Olcaytu da, vaftiz edilmiş ve Hıristiyan olarak yetişmişti. Kendisi Moğol imparatorluğunda hakim din olan Budizm'i de izlemiştir.

    Esas karısı olan Kökeçin, ona Marko Polo tarafından Çin'den getirilmiştir. 1291'de Kubilay Han, Moğol prensesi Kökeçin'i evlendirileceği İlhan hükümdarı Argun Han'a götürmesini Marko'dan rica etti. Marlo Polo Qanzhou'dan yola çıkıp deniz yolu ile önce Sumatra'ya, ordan Hindistan üzerinden Pers İmparatorluğuna gitti, nihayet 1293 veya 1294'te İlhanlı İmparatorluğuna vardı. Vardığında Argun Han ölmüş, krallık Gahatu tarafından yönetilmekteydi. Marko, Köçekin'i yeni İlhan'a teslim etti. Gazan tahta çıkınca Prenses onunla evlendi.

    Gazan Çince, Arapça ve "Frenkçe" (muhtemelen Latince) dahil çeşitli diller biliyordu. Batılılarla yakın bağlar kurmuştu, yüzlerce batılı maceracı onun hizmetinde çalışıyordu.

    Dilbilim, ziraat, boya imalatı gibi konulara ilgi duyardı.

    Müslüman oluşu

    Kendisinden evvel, İlhanlıların Müslüman çoğunluğu baskı altında yaşıyordu. İlhanlı yöneticiler gelişmekte olan Tibet Budizmi ve Diofizit'i (Nestorianizm'i) teşvik ediyorlardı.

    Gazan 1295'de, müslüman Moğol Emiri Nevruz'un desteğiyle kuzeni Baydu'yu devirdi. Yardımının karşılığı olarak Nevruz, Gazan'ı müslümanlığı kabul etmeye razı etti. İslama girmesiyle beraber Gazan, adını Mahmud olarak değiştirdi. Ancak çeşitli kaynaklar müslüman olmasına rağmen Moğol şamanizmini sürdürdüğünü ve Tengri'ye taptığını belirtirler. Moğol şamanların İlhanlı İmparatorluğunda kalmalarına izin verilmiş ve nüfuzları hem Gazan hem de onun halefi Olcaytu saltanatında devam etmiş, ama daha sonra gerilemeye yüz tutmuşlardır.

    Nevruz, İslam'ı zorunlu kıldı ve her türlü diğer dini yasakladı, Hıristiyan kiliseler, sinagoglar ve budist pagodalar yakıp yıktırdı, bu dinlerin din adamları öldürttü. Herkes türban giymeye mecbur tuttu.

    Gazan bu zulümlere karşı çıktı. Bir ferman yayınlayıp Hıristiyanların cizyeden muaf tuttu, ve "kimse dinini terketmeyecek, katolikler alışık oldukları şekilde yaşamaya devam edecekler" diye ilan etti. Mar Yaballaha was reestablished in his functions in 1296, signaling a return to previous policies.

    Gazan iktidarını pekiştirdikten sonra Nevruz'un taraftarlarını yakalattırdı ve öldürttü (Mart 1297) Nevruz kaçmak zorunda kaldı, Herat valisinin yanına sığındı, ama vali tarafından Gazan'a teslim edildi ve ardından idam edildi. Gazan, entrika çevirdiğinden şüphelendiği kumandan ve derebeylerini şiddetle bastırarak egemenliğini kurdu.

    Gazan sonra ekonomiyi düzeltmek yeni kanunlar ilan etti. Talan, haraç ve katliamları yasakladı. Bu kanunlara uymayanlar, köken ve mevkilerine bakılmaksızın ağır cezalandırıldılar. Savaşlar nedeniyle ihmal edilmiş toprakların tekrar ekilmesi için tarım yapmayanların toprakları ellerinden alındı, tarım yapacaklara toprak verildi. Moğollar daha yerleşik bir düzene başladılar.

    Gazan eski moğol kültürünün gelimesine izin vemiş, Şiilere de tolerans göstermiştir. Tebriz'de camii, medrese ve anıtlar yaptırmıştır.

    1298'de Anadolu'da Sülemiş adlı Moğol valisi Gazan Han'a isyan etti. 50.000 tecrübeli askerden oluşmuş bir ordu oluşturdu. 1299'da Gazan'ın kumandanı Kutlukşah gelip isyanı bastırdı. Bir yıl içinde Sülemiş'in mütefiği Türkmenler kaçmış, Sülemiş ve yaverleri öldürülmüştü. Bu ayaklanma Gazanı endişelendirmişti, çünkü kendisi Memluklara karşı bir sefere hazırlanıyordu. Anadolu'nun desteğini kazanmak için Anadolu beylerine para basma hakkı verdi. Bu dönemde Anadolu'nun tüm darphaneleri İlhanlı gümüş sikkeleri bastılar.

    Memluk seferleri


    [​IMG]
    Levant'ta Moğol harekatları, 1299 - 1300.

    [​IMG]
    Moğolların (solda) 1299 Vadi al-Hazandar Savaşı'nda Memluklar (sağda) üzerindeki zaferi.

    Gazan müslüman olmasına rağmen Suriye'deki Müslüman toprakları ele geçirmeye çalışmıştır. Ortak düşmaları olan Araplar karşı Avrupalılarla bir Franko-Moğol ittifakı kuran, veya ittifak kurmaya çalışmış Moğol liderlerden biri olmuştur. Kendisini sadakat ilan etmiş olan Kilikya Ermeni Krallığı ve Gürcistan'ın askerlerini zaten kullanabiliyordu. İttifakının planı, Gazan'ın birlikleri, Hıristiyan askerleri ve Kıbrıs'a üstlenmiş şövalyelerin koordine olup Memlukları yenmesi, sonra da Kudüs'ün Hıristiyanlara verilmesiydi.

    Bu savaşlar 1299-1303 arasında gerçekleşmiş, hava şartları nedeniyle seferler kış aylarına rastlatılmıştır.

    1300-1301 seferi

    1299-1300 seferinde Gazan Halep'i ele geçirdi. Moğollar ve müteffikleri Memlukları Vadi el Hazandar Savaşında (23 veya 24 Aralık 1299) yendiler. Bir grup asker sonra Şam'a gidip şehri ele geçirdiler (30 Aralık 1299 ile 6 Ocak 1300 arası bir tarihte). Sonra Gazan kuvvetlerini geri çekti, muhtemelen atlarını besleyebilmek için. 1300-1301'de Mısır'a saldırmak üzere geri geleceğini vadetti. Geride 10.000 kişilik ufak bir birlik bıraktı, bunlar bir süre Suriye'yi kontrolleri altında tuttular ama Memluklar Mayıs 1300'de geri gelince, çekilmek zorunda kaldılar.

    1300 Temmuzunda de Haçlılar 16 kalyonluk küçük bir filo kurup Mısır ve Suriye kıyılarına saldırılar düzenlediler.
    Filonun başında Kıbrıs kralı Kudüslü 2. Henry, onun kardeşi Tire Lordu Amalryc ve Gazan'ın elçisi vardı. Temmuz sonunda gemiler Kıbrısa geri döndü.

    1300-1301 seferi

    1300 sonlarında gemiler Tortosa'ya saldırmak için geri geldiler. Ruada adasında Haçlılar saldırıya hazırlanmak üzere Moğolların gelmesini beklediler. Ama Gazan kötü hava şartlarından dolayı gecikti ve Haçlılar Kıbrıs'a geri döndüler. Moğollar şubat 1301'de 60.000 kişiyle vardıklarından Suriye'de birkaç saldırı düzenlediler ama etkili olamadılar.

    1301-1302

    Bir sonraki kış saldırısı için ortak bir operasyon yapma planları gene yapıldı. 1301'de Gazan Papa'ya bir mektup yollayıp asker, Kutsal Topraklar'ın tekrar Frank olabilmesi için rahip ve köylüler yollamasını ister. Ancak 1301 sonunda Gazan'ın ordusu gelmez. Papa 1302/1303 saldırısı için batılı askerlerin yollanacağını vadeder. Gazan cevaben, hazırlık yapmakta olduğunu, bu defa buluşmaya kaçırmamalarını, Memlukların yenilmesinin en büyük amaçları olduğunu belirtir.

    1302-1303

    Ruad'da konuşlanmış olan küçük bir Templar şövalye garnizonu 1302 eylülünde Memlukların saldırısına uğradı ve teslim olmak zorunda kaldı.

    1303'te Moğollar 80.000 kişilik bir orduyla geldiler. Ruad'ın kaybedilmiş olamsından dolayı Kıbrıs'tan gelen haçlılar Moğollara katılamadılar, sadece Suriye sınırında denizden saldırılar yaptılar.

    Ancak Moğol birlikleri ve Ermeni müttefikleri önce Humus'ta 30 Mart 1303'te, ardından Nisan 1303'te kesin bir şekilde Marj al Saffar savasından yenildiler. Bu Moğolların Suriye'ye son saldırısı olmuştur.

    1303'te Gazan Edward I'e mektup yollayarak memluklara karşı yardımlarına karşılık olarak Kudüs'ü onlara vereceği vadini tekrarladı.[23] Ama 10 Mayıs 1304'te Gazan öldü ve Haçlıların Kudüs'ü kolaylıkla ele geçirebilme düşleri de sona erdi.

    Gazan'dan sonra kardeşi Olcaytu, sonra Olcaytu'nun oğlu Ebu Said Bahadır ve onun ardından da Olcaytu'nun kızı Sati Beg hükümdar oldular.

    Batı etkisi

    Tarihçi Peter Jackson'a göre 13. yy'da Batı'da Moğollarla ilgili herşeye büyük bir ilgi vardı. İtalya'da pekçok yeni doğan çocuğa Moğol hükümdarlarının adları verilmişti: Can Grande (Büyük Han), Argone (Argun), Alaone (Hülagû) veya Cassano (Gazan) sıkça görülen adlardan olmuştur.
     

Sayfayı Paylaş