1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Mahmut Cantekin - Burası Efkarhanedir

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve Hazangülü tarafından 3 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    BURASI EFKARHANEDİR

    Burası efkarhanedir,
    Dertler, demlenir tezgâhta,
    Yitirilmiş umut, dillendirilir ah! Ahta…
    Yüreğimde tutuşur sevdası,
    Gözlerimde her santimetrekaresi,
    Canlanır mazisiyle Kâhta…
    Yudum yudum içerim efkârı,
    Gözyaşlarım yoğurur şarkıları…
    Bulut olur başımda sigara dumanı,
    Dost, düşman, cahil hançerleriyle,
    Kalbura dönmüş bu yürek,
    İsyanlarda, dinlemez hiçbir fermanı…
    Türküler, şarkılar, gazeller bahanedir,
    Kınamayın, taşlamayın beni…
    Gönlüm dertlerle dolu,
    Yedi demir kapılı mahpushanedir…


    Olsaydı bizi doyuracak toprak,
    Bağ, bahçe bir de çardak…
    Bilsem ki yokluk kapımdan ayrılacak,
    Ne dert takardım, ne keder, gam…
    Yaz aylarında, köşk kurup uyuduğum,
    Yıldızları yorgan yaptığım toprak dam,
    Göklere uzanan,
    Kendi derdine yanan,
    Dilsiz, duyarsız beton yığınlarından,
    Bin kat daha şahanedir…
    Kınamayın, taşlamayın beni,
    Nemrut’a dönüşen acılardan,
    Meskenim efkarhanedir…

    Burası efkarhanedir…
    Gelmiş, kurulmuş başköşeye,
    Dertlerle, kaygı…
    Ölümüne direnir yüreğim,
    Yitip gitmez ben de sevgi, saygı…
    Benim kaçtığım, selam kestiğim,
    İkiyüzlü, kalleş, bitle, kenedir…
    Kınamayın, taşlamayın beni,
    Tiksindim, mideme vurdu benim,
    Onlarla Dünya, tımarhanedir…

    Burası efkarhanedir…
    Tabağımda gam, keder,
    Masamda çile, bela dans eder…
    Direnirim kasırgaya, borana,
    Binbir belaya, afete, kırana…
    Beni, benim dostum yıkar,
    Gücüm yetmez içten, arkadan vurana…
    Dünya kalmaz, sefa sunmaz,
    Yüreği kara, hain olana…
    Kınamayın, taşlamayın beni,
    Hainler gülmemiş binlerce senedir,
    Onlara kalmaz yine,
    Dünya misafirhanedir…

    Burası efkarhanedir…
    Yanmam ben bana,
    Yanarım yüreği güzel olana…
    Fakir annem, babam, eşim,
    Fakir dostum, akrabam, komşum,
    Fakir beş kıtada nice kardeşim…
    Bu insanlara yazıktır,
    Dayanmaz yüreğim, eziktir…
    Kınamayın, taşlamayın beni,
    Gözyaşlarım bazen sel, bazen tane tanedir…
    Söyleyin güzel insanlar!
    Neden Dünya fakirhanedir?

    Dünya efkarhanedir…
    Kırdım bütün şişeleri,
    Efkâra vurdum mühürleri, kaşeleri…
    Bu yürek derdi içe içe,
    Hem yanık, hem paramparça…
    Düşüne düşüne,
    Aklar düştü kara saça…
    Kesilmezse annelerin gözyaşı,
    Bitmezse babaların sıkıntısı, telaşı,
    Gülmezse çocukların, gençlerin otuz iki dişi,
    Dokunmayın bana,
    Kınamayın, taşlamayın beni…
    Şiir doldur bardağıma,
    Mısra içerim mısra kırk senedir,
    Yaşlar düştü yine yanağıma,
    Dünya meyhanedir…

    Mahmut Cantekin
     

Sayfayı Paylaş