1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Makarna yenen kaşığı kullanmak bile riskli

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve yeşüLL tarafından 27 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. yeşüLL

    yeşüLL limitsizsiniz...! Özel üye

    Katılım:
    21 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    4.343
    Beğenileri:
    47
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    46 ÇTL
    Tanısının konması güç, pek çok bulgu bu hastalığa özgü değil...

    ÇÖLYAK hastalığı; tanı koymadaki güçlük, yakınmaların çeşitliliği ve birçok bulgu içinden hiçbirinin sadece bu hastalığa özgü olmaması gibi özellikler taşıyor. Bu özellikleri nedeniyle de, özellikle sindirimsistemi belirtileri veren birçok hastalıkla karıştırılabiliyor. Türk Gastroenteroloji Derneği İkinci Başkanı Prof. Dr. Cem Kalaycı, “Bunların başında ‘huzursuz bağırsak sendromu' olarak adlandırılan rahatsızlık geliyor” diyor. Bu durumtoplumun yüzde 15- 20'sinde görülmekte olup; ishal, kabızlık, gaz, karın şişliği ve karın ağrısı gibi belirtilere yol açıyor. Sıklıkla kansızlık yaptığı için de kan hastalıklarıyla karışıyor. Tiroit ve diyabet hastalarında çölyak hastalığına daha sık rastlandığı için bu hastaların belirtiler konusunda daha dikkatli olmaları öneriliyor. Kimi zaman ise açıklanamayan kilo kaybı yaşanması kişide kanser endişesi yaratabiliyor.

    GLUTENSİZ DİYET YAPMAK ŞART!
    Çölyak hastalığının teşhisi ilk aşamada oldukça zor görülüyor. Çünkü kendini hiç belirtisiz gösterebildiği gibi, birçok hastalıkla aynı belirtilere sahip olması nedeniyle de çoğu zaman kişi çölyak hastası olabileceğini düşünmüyor. Çölyak hastalığının tanısı, hastalıktan şüphelenilmesi halinde, antikorların arandığı bir kan testi ve endoskopi sırasında ince bağırsaktan alınan biyopsi yoluyla konuluyor. Hastalığın tek tedavisinin glutensiz diyet olduğu belirtiliyor. Gluten içermeyen yiyeceklerle beslenmenin dışında şu an için başka bir tedavi yöntemi bulunmuyor. Glutensiz diyet yaşamda birçok önemli değişiklik gerektiriyor. Bu rahatsızlık, ömür boyu pahalı ilaç kullanımı ve tıbbimüdahale gerektiren hastalıklara benzemiyor, sadece diyetle kontrol altına alınabiliyor. Glutensiz diyet, kişi için sadece daha sağlıklı bir hayat anlamına geliyor. Bitkisel bir protein olan glutenin içindeki amino asitler, tahıl dışında başka birçok gıdadan vemaddeden alınabiliyor.

    TEK YERLİ ÜRÜNÜMÜZ VAR
    Prof. Dr. CemKalaycı, günlük yaşamiçinde herkesin hemara öğün hemde atıştırmalık ürünleri çok fazla tükettiğini söylüyor. Bu hastalıkta güvenle tüketilebilecek ürünlerin neredeyse tamamının ithal oluşu ise hastalar açısından sorun anlamına geliyor. Ülkemizde sadece tek bir yerlimarkanın bisküvi ve keklerinin glutensiz olduğunu ve bunun çölyak hastaları için çok büyük değer taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Kalaycı, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Çölyak hastalığı toplumun her kesiminde görülebilir. Hastaların güvenle tüketebilecekleri ürünlerin kolay erişilebilir olup uygun fiyatlarda sunulması çok önemlidir. Bu ürünler, çölyaklı çocukların ve yetişkinlerin hayatını zenginleştirmekle kalmayıp, seçenek sıkıntısını da ortadan kaldırmaktadır.”

    ÇÖLYAK HASTALARI BUNLARI UNUTMAMALI
    * Glutenin çölyak hastaları için tehlike yaratması nedeniyle, diyetten bu maddenin çıkarılması gerekiyor.
    * Glutensiz diyet ömür boyu sürdürülüyor.
    * Glutensiz diyete başlandıktan 2-3 hafta sonra hastalık belirtileri ortadan kalkıyor.
    * Çölyak hastası olan kişilerin evde, okulda, işte ve seyahatlerde son derece dikkatli olmaları gerekiyor. Eğer dışarıda yemek yenilecekse, bu hastaların tüketecekleri besinlerde gluten olup olmadığını öğrenmeleri ve bu konuda hassas davranmaları çok önemli bulunuyor.
    * Tüm bu sınırlamalara rağmen çölyaklıların iyi ayarlanmış bir diyetle çok çeşitli gıdalar tüketebileceklerini unutmamaları gerekiyor. Buğday unu yerine mısır unu, patates unu, pirinç unu ve soya unu kullanımı; ihtiyaç duyulan her türlü besini tüketmek anlamına geliyor.
    * Gıda maddelerinin ambalajları üzerinde yazılı olan bilgilerin dikkatli şekilde okunması gerekiyor.
    * Kullanılan besinlerde gluten olup olmadığını araştırmak ve hangi gıdalarda olduğunu öğrenmenin çölyak hastaları için doğal bir sorgulama haline gelmesi öneriliyor.

    SORULAR VE CEVAPLAR
    Çölyak hastaları sık sık tuvalete gider mi?
    Evet, bu hastaların sık tuvalete gittikleri doğrudur. Bunun en önemli nedeni ise bu hastalığın en önemli belirtilerinden birinin ishal olmasıdır.

    Bu hastaların özel yemeklerini makarna karıştırdıkları kaşıkla yemeleri halinde bile risk altında olabilecekleri inanışı doğru mudur?
    Evet, doğrudur. Glutensiz diyette kesinlikle gluten alınmaması çok önemlidir.

    Bazı hastalarda diyetin bir gün bile bozulması tehlike işareti olabilir mi?
    Arada bir yapılan diyeti bozmalar, ince bağırsağın tekrar hastalanmasına neden olup; ağrı, ishal ve kusmaya yol açabilir. Diyet tamamen bırakılırsa, ince bağırsak lenfoması ve ince bağırsak ülserleri riski artar. Bu hastalığın, tedavisinin uzun dönemde uygulanmaması halinde, kansere kadar ilerlemesi söz konusu olabilir. Buna karşın çölyak, diyet yapıldığında mücadele edilmesi en kolay hastalıktır.

    Bu hastalıkta hangi vitaminlerin eksikliği görülür? Neden?
    Bu hastalıkta; kalsiyum, magnezyum, potasyum, protein, kolesterol, B12 vitamini, A vitamini, folik asit ve demir eksikliği görülebilir. Bunun nedeni, çölyak hastalığına bağlı olan ve ince bağırsağın iç yüzeyinde bulunarak gıdaların emilmesini sağlayan yüzeyin bozulmasıdır.

    ÇÖLYAK DÜŞÜK RİSKİNİ ARTIRIYOR
    Tanı konmamış bir çölyak hastası hamile kalınca, gıdalardaki besin maddeleri yeterince emilemediği için, anne ve bebeğin gıdasız kalma riski ortaya çıkıyor. Hamilelik zaten kansızlık nedeni olduğu için, bu riski taşıyan hamilelerde bu sorun daha ciddi düzeylere ulaşabiliyor. Ağızdan alınan demir ve vitamin ilaçları yeterince emilemediği için, bu ilaçlar beklenen yararı sağlayamayabiliyor. Bu durum bebek için sorun anlamına geliyor ve çölyak hastalığının düşük riskini artırdığına dikkat çekiliyor

    CEYDA ERENOĞLU- GAZETE HABERTURK- HT MAGAZİN
     

Sayfayı Paylaş