1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Makinecilik nedir?

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 10 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Makinecilik nedir?
    Evrensel düzende fiziksel yasaların temelliliği anlayışı. Evrensel düzende fizik yasalarının temelliği anlayışı, antikçağın Leukippos Demokritos kaynağından yola çıkıp en yetkin biçimine Descartes öğretisinde kavuşmuştur. Bu yüzden Dekartçılığa bir açıdan, Dirimselcilik karşıtı olarak Makinecilik de denir. Descartes doğayı fizik yasalarıyla işleyen bir düzen olarak görüyordu.

    Cansızlar ve canlılar bu fizik yasalarıyla deviniyorlardı. Devim, basınç ve çarpmadan meydana gelen ve yer değiştirten bir olguydu. Her şey yer kaplıyor ve yer değiştiriyordu. Bu mekanik düzende ne rastlantı, ne de doğaüstü etkiler vardı. Canlılar da maddesel varlıklardı, demek ki özdeğin yasalarına, eşdeyişle fizik yasalarına bağlıydılar.

    Dirimselcilerin ileri sürdükleri gibi canlı ergenlikte bir yaşam gücü düşlemek, temelsiz bir varsayımdı. Doğa, bitki, hayvan ve insan aynı mekanik yasalarla işliyorlardı. Ruh, bütün bunların içinde sadece insanda vardı ama o da insanın maddesel yanı olan bedeni etkileyemez ve devindiremezdi. İnsanın us ve iradesiyle yaptığı hareketler, beden hareketleri değil, ruh hareketleriydi. Kan dolaşımı, beslenme soluma vb. gibi beden hareketleri, cansızlarda ve insandan başka canlılarda olduğu gibi aynı mekanik yasalara bağlı mekanik hareketlerdi.

    Descartes'ın bu maddeci ikiciliğiyle ilk kez, bütün ortaçağa egemen olan Aristotelesçiliğe karşı çıkılıyordu. Çünkü, skolastik felsefede büsbütün güçlenen Aristoteles anlayışına göre bedeni devingen ruhtu.'Descartes, bu ikiciliğiyle, ruh ve bedeni birbirinden kesin olarak ayırmış; bir yanıyla maddeciliği geliştirirken öteki yanıyla ruhçuluğu geliştirmiştir. Descartes'ın ve Dekartçılığın ilerici yanma karşı gerici yanı, büyük yanılgılar taşır. Her şeyden Önce makine insan tasarımı, insan kavramının bozulmasına dayanmaktadır. İnsanın makineye benzer hareketleri de vardır, ama insan hiç bir zaman bu hareketleriyle insan değildir.

    İnsan, asla mekanik hareket yasalarıyla davranmaz ve yaşamaz. Kaldı ki mekanik yasalar somut makinelerin dışında varbulunan ve incelenen yasalardır, metal makinelerin bile dışında olan bu yasalar nasıl somut makinelere indirgenebilir ve hele nasıl somut insanın iç yasaları olarak ele alınabilir? Descartes'ın ve Dekartçılığın bu makineciliği, makineler bilimi anlamındaki çağdaş makinecilik anlayışıyla karıştırılmamalıdır. Aynı kavramın bu iki farklı anlamı arasında hiç bir ilişki yoktur.
     

Sayfayı Paylaş