1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Malgaç Baskını

Konusu 'Kurtuluş Savaşımız ve Kahramanları' forumundadır ve wien06 tarafından 12 Haziran 2008 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Osmanli Devleti 30 Ekim 1918′de Mondros Ateskes Antlasmasini imzalamisti. Mütarekenin 7. maddesine göre, Anadolu yer yer isgal ediliyordu. 27 Mayis 1919′da Aydin isgal edildi. Yörük Ali Efe müfrezesi baslangiçta Çine Yagcilar Köyünde 17 kisi ile mücadele karari aldi. 1 Haziran 1919 günü Yenipazar’in Donduran Köyüne geldi. Ugradiklari yerlerde topladiklari gönüllülerle müfrezenin mevcudu 60 kisiye ulasti. 15 Haziran’i 16 Haziran’a baglayan gece Dondurandan yola çiktilar. 02:00′de Menderes Nehrini sallarla geçip, 1 saat sonra Sultanhisar Atça arasindaki demiryoluna geldiler.

    [​IMG]

    Tegmen Zekai Bey Malgaç Demiryolu Köprüsünün ayaklarina dinamitleri yerlestirirken, birkaç Zeybek de telgraf tellerini kesmisti. Saat sabahin 06:00’si olmustu. Büyük bir gürültü ile patlayan dinamitler demiryolu köprüsünü tahrip etti. Malgaç Köprüsünü korumak için köprünün hemen dogusunda bir çavdar tarlasi içinde bulunan 20 kisilik Yunan müfrezesi vardi. Yunan askeri, demiryolu tarafi açik olmak üzere cephede Yörük Ali ve Kizanlari ile Tegmen Zekai ve Yüzbasi Ahmet Bey, sag kanatta Killioglu ve arkadaslari, sol kanatta Asaf Necmi ve Memduh Beyler olmak üzere 3 taraftan sarildi. ilk ates Killioglu Hüseyin Efe tarafindan açildi. Yunan askerinin hepsi orada yok edildi. Sultanhisar‘dan gelen Yunan askerleri karsilarinda Efeleri görünce ya silahlarini birakip kaçmislar ya da canlarini vermislerdi. Yörük Ali Müfrezesinden sadece Çineli Tahtaci Memis adli üye yaralandi. Bu baskin sonunda Yunanlilardan makineli tüfek, silahlar, cephaneler, sirmali kordonlu bir elbise ve diger esyalar ele geçirildi. Müfreze baskini yaptiktan sonra süratle daha kuzeye, Uzunlar Köyüne çekildi. Malgaç baskini ile isgal ordusuna Aydin Ovasinda unutamayacagi bir ders verilmistir. Kazanilan basari Zeybeklerin cesaretini arttirmistir. Bu baskin yerel direnisin örgütlenmesinde ve giderek ulusal direnise dönüsmesinde öncü bir rol oynamistir. 3 yil devam eden Yunan isgalinden Sultanhisar 5 Eylül 1922 günü kurtuldu.

    Malgaç Çayi, Nisan ayinda ,Aydin daglarindakikarlarin erimesiyle yatagina sigmaz,tasar, etra-findaki tarlalari sular altinda birakir.Yaz ortalarindasuyu azalir…Yeni Pazar‘la Dalama arasinda birkavis çizerek Menderes nehrine dökülür. Çay üzerindeki demir yolu köprüsünden geçen tren ,arkasin-dan siyah dumanlar salarak gözden kaybolup giderEskiden yöre çocuklarinin içinde yüzdügü Malgaççayi, Yunan’lilarin Izmir’e çimasiyla eski nesesinikaybetmistir. Küsmüstür insanlara. Yunan kuvvet-leri bir sabah Malgaç köprüsünü tutar…Nazilli‘debulunan Yunan alayinin muhimmat ,personel naklinde önemli rol oynayan bu köprünün elde tutulma-si hayati önem arz etmektrdir. Bu öyküdeki olaylarMalgaç köprüsü üzerinde geçmistir.Yörük Ali Efe, Yunan’lilarin Izmir’e girdigini ha-ber alinca düze inmisti. Kizanlarina” karindaslarimdüze inmemin tam zamanidir. Isteyen benimle geliristemeyen de basinin çaresine bakar !” dedi.Killioglu Hüseyin Efe, “Efem öl de yoluna ölelim !”dedi.Diger kizanlar “biz de seninle gelmek istiyoruzefem !” diye bagirdi. Efenin kaslari çatilmisti”aldigim bir habere göre düsman Malgaç köprüsünütutmus, topu topu onyedikisiyiz…Sag kalmak tavar, ölmek te, herkes bir biriyle helallassin !”dedi.Kizanlar bir birine sarildi. Efe, “Kozalak’li !Bu yöreyisen iyi tanirsin ,bizim önümüze düs, biz de arkadangelelim !” dedi. Kozalakli Mehmet”Bas üstüne efem!”dedi..Ala safakta, atlara atladilar, düzüldüler yola…Bütün gün yol aldilar…Gün kavusurken ,Armutluköyüne vardilar…Köylüler Yörük Ali Efenin ününüduymustu,merakli gözlerle etrafinda toplandiHüseyin aganin evine misafir oldular. Aga, “efemkara dinli Yonan ,karilarimiza kizlarimiza göz dikeroldu. Bu keferelere dur demenin zamani gelmedimi ? “dedi.Efe, çira “ates ” gibi yanan gözleriniHüseyin agaya dikerek, “aga içini ferah tut ! Çokyakinda, Yunan def edlecektir !” dedi..Sonra, “çokyorgunuz, yataklarimiz yapildiysa yatalim aga !”dedi.”Kizim misafirlerimize halis yün yataklari ser !”diye içeriye ünledi. Efe, her zaman tedbirli gezerdiBir kizani gözcü koydu. Efe, üstünü basini çikatmadan yatti, basinin altina çakmakli tabancasini koyduKizanlara baska odada yer yatagi serilmisti. Efeninagirlasan göz kapaklari yavas yavas kapanmisdisaridan köpeklerin sesi geliyordu. Köpek seslerinedereden kurbagalarin virak virak diye haykirislarikaristi.Tan yeri agarirken kalktilar kizanlar. IbrahimÇavus ,efenin yattigi odanin kapisina hafifçe vurduYörük Ali zaten uyanmisti. “Gel bakalim IbrahimÇavus ,kizanlar kalkti mi ?”dedi.”Kalktilar efem !”dedi..Hüseyin aga, yolda yemeleri için azik hazir-latmisti. Yörük Ali, atin üzerine atladi. “Hakkinihelal et aga ! Size bir sürü zahmet ettik! Kusuru-muzu bagisla !” dedi..” Estagfurullah efem ! Basiminüstünde yerin vardir ! “dedi..Sonra kizanlar da at-larina bindi.Köyün köpekleri ,atlarin arkasindanhavladi. Tozlu, tasli, kayalik bir yola düstüler, köy-den yavas yavas çiktilarAlanli köyünden geçen Yörük Ali ve kizanlarinaköylüler sevgi gösterinde bulundu. Kadinlar ,bagdantopladiklari üzümü ,efeye ve kizanlarina ikram ettiYaslilar efeyle konustu. Sonra köyden çiktilar.Günes tepeye dikilmisti. Atlar,sicaktan , at sineklerinden kan ter içinde kalmisti. Derenin kenarin-daki sögütlerin altina oturarak hem yemekleriniyediler hem de dinlendiler.Geçtikleri köylerde Yörük Ali efenin mahiyetinebir çok delikanli katilmisti..Çocuk denecek yastabiyigi yeni çikan gençlerin tek amaçlari vardiYunan’lilarla savasmak…Alanli köyü çok gerilerdekalmisti..Donduran köyüne girerken birkaç Rumgencine rastladilar. Yörük Ali Efe’yi taniyan gençlerkorkudan efenin yanina geldi. Efe, ” askerlerinizeteslim olmak istiyoruz ! Yaliniz kilimiza bir helalgelmeyecek !” dedi..”Bunu komutana iletin !”Gençler, Yörük Ali’nin sözlerini aynen YunanKarargah komutanina iletmisti. Komutan YörükAli’nin bu sözüne inanmisti..Oysa, Yörük Ali efeonlara bir tuzak hazirlamistiNazilli!den gelen bir Papaz, Sultan Hisar’da konaklayan Yörük Ali Efey’le görüsmek için hana gelmistiHanci Sisman, iri göbekli bir adamdi…Yörük Aliefeyi öz oglu gibi severdi. Efe ,handan ayrilirken”bir papazin kendisini arayacagini, ne zaman gelecek bilmiyorum !” demesini tembih etmisti. Maksatzaman kazanmakti. Papaz, oyuna getirildiginianlamisti ya, ati alan Üsküdar’i çoktan geçmisti*******Gecenin bir yarisi olmustu. Menderes nehri,agir agir akiyordu. Gece böceklerinin sesindenbaska bir ses duyulmuyordu. Yörük Ali ve kizanlarini tasiyan sal ,agir agir yol aliyordu. Yörük AliEfe, kaç gündür uyuyamamisti…Ya bir aksilikçikarsa diye endiseleniyordu. Kizanlar da çokheyecanliydi. Siki siki martinin kabzasini tutuyorlardi…Sali kullanan salci, siriklari suya batirirkenses çikarmamaya çok dikkat ediyordu. YörükAli Efe, gözünü kirpmadan salcinin her hareketinidikkatle izliyordu. Güven verici bir adam demistionun için Ibrahim Çavus, ama yine de belli olmaz-di ! Insan oglu, çig süt emmis …Köprünün etrafinda nöbet bekleyen Yunan devriyesi, gözünü sessiz sessiz akan Malgaç çayinadikmisti. En ufak bir seste heyecanla etraflarinabakiyorlardi. Yörük Ali Efe, uzakta sipere yatmisdört kizan yerde sürünerek demir yolunun kenarindaki telefon tellerini ellerindeki makasla kesmistiTegmen Zekai Bey, Dalama pazarinda rastladigiBakirköylü, Tegmen Kadri Beyden, aldigi dinamitleri, köprünün altina dikkatle yerlestirmisti. O kadarsessiz hareket ediyordu ki, en ufak bir hata ,kendisinin, ve kizanlarin hayatina mal olabilirdi.En kötüsü de, Atça’da bulunan Yunan taburu Yunanaskerlerinin yardimina gelebilirdi..Saat sabahinaltisi olmustu. Tegmen Zekai Bey, dinamit likumu-nun ucundaki fünyeyi ateslemis, köprüde korkunçbir patlama olmustu.Malgaç köprüsünün dogusundaki bir çavdar tarlasina yerlesen Yunan müfrezesi , patlamayi duy-mus, yardima gelmek için harekete geçmistiDüsmanin her hareketini elindeki sahra dürbünüyleizleyen Yörük Ali Efe, yildirim gibi, zorda olanZekai Beyin yardimina geldi. Yüzbasi Ahmet Beysag kanada yerlesen Killioglu Hüseyin Efe, vekizanlari, sol kanatta ise, Asaf Bey, Necmi veMemduh Bey, atese baslamislardi…Sultanhisardantakviye alan Yunan jandarmalarinin üç taraftansarilan Yunan müfrezesine yardima geldigi istih-barati alinmisti. Çine’nin Ibrahim Kavsagi köyündenTahtaci Memis, çatismada yaralanmisti. Baskinsonunda Yunanlilar’dan bir makinali tüfek, silahlarele geçirilmisti.Yörük Ali Efe, ve kizanlari , Tegmen Zekai BeyYüzbasi Ahmet, ve arkadaslari kuzeye, Uzunlarköyüne çekilmisti. Geceyi köyde geçiren müfrezesabah yola çikti, ögleye dogru, bir dag etegindekurulu, Isabeyli köyüne geldi. Aydin -Nazlliyibir birine baglayan kara yolu bu köyün içindengeçiyordu. Nazillideki düsmandan haber almakmümkündü…Arap Yüzbasi diye taninan YüzbasiNuri’den istihbarat alinabiliyordu.Baskin basarili olmustu. Ama Malgaç’tadurmak tehlikeliydi..Yunan kuvvetlerinin takviyealma ihtmali kuvvetliydi..Nazilli’de bulunan Yunantaburu Malgaç köprüsünün tahrip edilmesini vedemir yolunun kullanilamaz hale gelisini haberalmis, iyice tedirgin olmustu. 19 Haziran 1919 günüsaat 20.45 te Türk kuvvetlerinin taarruz edeceginiögrenen Yunanlilar, 19 Haziran gecesi büyük birgizlilik içinde Aydina çekilmeyi kararlastirdi.Ancako gece Müslüman Türk halkini evlerinden çikarma-dilar…Ama Nazillideki Türk telgraf memurlari, tümtehlikeyi göze alarak “yakalanma” Yunanlilarinhareketini Tümen komutanligina bildirmisti Tümenkomutani bir telgrafla Sarayköyde’ki birliklerinkomutani Binbasi Hakki Beye bir telgraf çekerekNazilliye hareket etmesi emrini vermisti.Yunanlilar bütün kuvvetlerini demir yoluylaçekmeyi düsünüyorlardi..Fakat demiryolununMalgaç baskininda tahrip edilmesi islerini güçles-tirmisti. Bundan vaz geçtiler, kara yoluyla hareketetmeye karar verdiler. 20 Haziran gecesi cemselerhareket etmeye baslamisti. 21 Hazirana kadarçekilme tamamlanacakti. Öyle kararlastirmislardiNazilliden gizlilik içinde çekilirken Yörük Ali Efe’yeve diger efelere yataklik ettikleri gerekçesiylemasum Müslüman Türk halkindan yirmi kisiyitutuklamislardi. Tutuklananlar arasinda EmekliBinbasi Kenan, Hafiz Mehmet, Haci Mahmut, Tahsildar Ali Riza, Akça’dan 15, Sultan Hisar’dan da 5kisiyi dibçik darbeleriyle ,perisan bir vaziyetteCemseye bindirdiler. Sonlarinin ne olacagini bilenbu zavallilar yine de metin olmaya çalisiyorlardiKöskteki Emekli Binbasi hariç digerlerini kusunadizdiler, o sans eseri kurtulmustu. Öldü zannet-mislerdi.Yörük Ali Efe, Isabeyli köyünde bir aganinevinde kaliyordu. Tam bu sirada telasli bir köydelikanlisi içeri girmek istedi..Efenin korumaliginiyapan bir kizan, “burda bekle ! Efeye haber veriyim”diye içeri girdi. Girdigi ile çiktigi bir oldu”Efe seni bekliyor !”dedi.Delikanlinin üzerini aradiküçük bir çakidan baska bir sey yoktu üstündeEfe, “gel bakalim delikanli !” dedi..”Benimlegörüsmek ister missin ? Söyle derdin ne ?”Delikanli, “efem,yonan gavuru girdi geçirdi …Atça’da !” Aglamamak için zor tutuyordu kendiniBacilarimizi…analarimizi…!”sonra gerisini getire-medi..Göz yaslarina boguldu. Efenin sol kasi.çatildi. “Gidi dinli kafir !”diye iri ellerini ¤¤¤¤¤Gözlerinden ates saçiyordu sanki…Sonra ayagakalkti. Gözcüyü çagirdi. Kizanlara söyle Sinekçilerköyüne çekiliyoruz…Sinekçilere aksam ezani okunurken varmislardiBir köylünün evinde oturuyorlardi. Bir köylü habercigeldi..”Efem Demirci Mehmet Efenin selami var!Tez gelsin !” dedi..”Bas göz üstüne…Kendisi nerdesimdi ? “dedi. Mehmet Efe Nazilli’de , Yonan korku-sundan Nazilli’den gaçti “dedi..Yörük Ali Efe, ve kizanlari Nazilliye vardiklarin-da, haberin dogru olmadigini anladilar…21 Haziran1919 sabaha karsi Nazilli!den ayrilmislardi Yunanlilar…Ayrilmadan önce Yunanlilarin Müslüman Türkhalkindan ,kadinlara, kizlara tecavüz ettikleriniköyleri yaktiklarini yasli bir köylü aglayarakYörük Ali Efeye anlatti.

    Kaynak : Güneybati Anadolu’da Kuvay-yi Milliye HareketiSitki Aydinel Kültür Bakanligi 1993
     

Sayfayı Paylaş