1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Maliye politikası

Konusu 'Açıköğretim' forumundadır ve Mc_ÖRGE tarafından 12 Ekim 2009 başlatılmıştır.

  1. Mc_ÖRGE

    Mc_ÖRGE HalaMadrid

    Katılım:
    15 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.648
    Beğenileri:
    83
    Ödül Puanları:
    1.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kaptan
    Yer:
    İzmir
    Banka:
    714 ÇTL
    MALİYE POLİTİKASI

    Maliye politikasında klasik görüşten sapmalar
    özellikle 1930 yılından sonra önem kazanmaya
    başlamıştır.
     Para arzı, IS-LM eğrileri analizinde LM eğrisini
    hareket ettiren bir değişkendir.
     Gelir düzeyini artırmak için para arzının artırılması
    gerektiğini savunan yaklaşım Monetarist
    yaklaşımdır.
     Otomatik istikrar sağlayıcımaliye politikasına
    yöneltilen en önemli eleştiri Ekonomik büyümenin
    otomatik frenlenmesini ortaya çıkarmasıdır.
     Enerji, hammadde veya nitelikli eleman kıtlığıgibi
    nedenlerle üretim artmadan fiyatların yükselmesine
    Yapısal enflasyon denir.
     Artan kamu harcamalarıhipotezini savunan iktisatçı
    Wagner'dir.
     Gelişmekte olan ülkelerde genişletici maliye
    politikasının etkin olamamasının nedeni Yapısal
    darboğaz ve kapasite eksikliğidir.
     Stagflasyon tanımıiçinde yer alanlar: Kullanılmayan
    üretim kapasiteleri, Yüksek bir fiyat artışı, Yetersiz
    iktisadi büyüme, İşsizlik
     Bir ekonomide bütçe açığıve vergilemenin ekonomi
    üzerindeki etkisinin aynıolduğu görüşünü savunan
    yaklaşım Ricardian yaklaşımıdır.
     Keynesyen maliye politikasının gelişmekte olan
    ülkelerde uygulanabilirliğini yitirebilmesinin nedeni
    Gözlemlenen ekonomik dalgalanmaların yapısının ve
    kaynağının farklıolmasıdır.
     Genel bir harcama vergisi öneren ve gelir vergisinin
    böyle bir vergi ile ikame edilmesi halinde iktisadi
    büyümenin hızlandırılacağınıileri süren iktisatçı
    Kaldor'dur.
     Ani amortisman, otofinansman olanağınıen fazla
    artırır.
     Gelişmekte olan bir ekonomide geleneksel
    yöntemlerin hakim olduğu tarım kesiminde
    gözlemlenen durumlar: Paralıdeğişimin azlığı,
    Düşük verimlilik, Hızlınüfus artışı, Düşük gelir
    düzeyi
     Ekonomide net bir yararın oluşmadığı, fakat
    bölgelerarasıve kişilerarasırant aktarımının ortaya
    çıktığıyarar tipi Parasal yarardır.
     Ortalama oranın yüksek, marjinal oranın düşük
    uygulandığıdolaysız vergilerde Gelir etkisi, ikame
    etkisine ağır basarak faktör arzıartar.
     Borç faiz ödemeleri, Türkiye'de 1990'lıyıllarda
    kamu transfer harcamalarının önemli bir miktarını
    oluşturmuştur.
     Fonksiyonel gelir dağılımı, çeşitli üretim
    faktörlerinin üretime katılmalarıkarşılığında milli
    gelirden aldıklarıpaylarıgösterir.
     Bölgesel dengesizlikleri ortadan kaldırmaya yönelik
    mali araçların etkisiz kalmasına yol açan en önemli
    faktör Olumsuz iktisadi ve sosyal koşullardır.
     Bölgesel dengesizliği gidermeye yönelik olarak
    altyapıyatırımlarının getirdiği en önemli yarar
    Maliyet tasarrufu sağlamasıdır.
     Bir ekonomide, üretim ve istihdam hacminin, toplam
    talebe bağlıolduğunu savunan iktisatçıKeynes'tir.
     Bütçe açığıveya fazlasıölçüsünün maliye politikası
    işlemlerinin ekonomik etkilerini ölçmede sakıncalı
    olmasının nedeni Ekonomik faaliyet düzeyindeki
    değişiklikler tarafından etkilenmesidir.
     Keynes'e göre, bir ekonomide üretim ve istihdam
    düzeyi Toplam talep düzeyine bağlıdır.
     Gelir düzeyini artırmak için para arzının artırılması
    gerektiğini savunan yaklaşım Arz ekonomisi
    yaklaşımıdır.
     Gider vergisi türlerinden Kişisel bir harcama
    vergisinin konjonktürel esnekliği en fazladır.
     IMF kökenli istikrar programlarına yöneltilen
    eleştiriler:
    Yapısal sorunlara gereken önemi göstermemesi
    Gerçek gelirleri azaltması
    Ekonomik büyümeye önem vermemesi
    Gelir dağılımında eşitsizliklere neden olması
     1980 öncesi dönemdeki ekonomik istikrarsızlığın
    nedenleri:
    Tarımsal üretimin doğa koşullarına bağlıolması
    Şehirleşmenin hızlıolması
    Değişen talebe karşıüretim yapısının değişmemesi
    Sanayi sektörünün dışpiyasalarla rekabet
    edebilmeolanağının olmaması
     Tüketim mallarıüzerine salınan dolaylıvergilerin
    tasarrufu artırmasının nedeni Tüketimi kısmasıdır.
     Türkiye'de 5 yıllık kalkınma planlarının ilk üçünde
    özellikle, sanayi sektöründeki üretimin niteliğive
    üretim teknolojisi gibi konularda herhangi bir
    düzenleme bulunmamasının sonuçları:
    İthal girdilere bağlıkalması, Teknolojik etkinliğin
    sağlanamaması, Üretimin yüksek maliyetle
    gerçekleşmesi, Sanayi sektörünün kendi kaynaklarını
    yaratamaması
     Bir ekonomide vergilerin kişisel gelir dağılımı
    üzerindeki etkilerini gösteren yöntem Lorenz eğrisi
    yöntemidir.
     Kışaylarında hava kirliliğini azaltmak için tek
    plakalıaraçlarla, çift plakalıaraçların trafiğe
    çıkışlarına farklıgünlerde izin vermek İdari önleme
    bir örnektir.
     Bölgesel dengesizlikleri ortadan kaldırmaya yönelik
    mali araçların etkisiz kalmasına yol açan en önemli
    faktör Olumsuz iktisadi ve sosyal koşullardır.
     Bölgesel dengesizliği gidermeye yönelik olarak
    altyapıyatırımlarının getirdiği en önemli yarar
    Maliyet tasarrufu sağlamasıdır.
     Y.Müh. Naim Uygun tarafından hazırlanmıştır.
     Tarafsız maliye, klasik yaklaşımın savunduğu bir
    görüştür.
     Bir ekonomide devletin önemli bir vergi azaltması
    programıyürütmesinin arzulanan mal ve hizmetleri
    üretmek açısından gerekli teşviki sağlayabileceğini ve
    böylece gerçek gelirde hızlıbir gelişme yaratacağını
    savunan yaklaşım Arz ekonomisi yaklaşımı'dır.
     IS-LM analizine göre Vergilerde yapılan bir azalışIS
    eğrisini sağa doğru kaydırır.
     Ekonomi eksik istihdamda dengede iken Merkez
    Bankasının Pm (para arzı) artırmasıkarşısında Gelir
    artar , Yatırımlar artar , Tahvil fiyatlarıyükselir ,
    LM eğrisi sağa kayar .
     Enflasyonun sonuçları: Faiz oranlarıyükselir
    yatırımlar düşer Gelir dağılımısabit gelirlerin lehine
    bozulur Kısa vadeli ve spekülatif yatırımlarıartırır
    Göstermelik tüketim artar ve tasarruflar azalır.
     Transfer harcamalarıTransfer geliri elde edenlerin
    marjinal tüketim eğilimi 1 olduğunda , cari ve
    yatırım harcamalarıkadar gelir artırıcıetkiye sahip
    olur.
     Stagflasyonla mücadelede alınacak önlemlerden biri
    Genişletici maliye politikasıile daraltıcıpara
    politikasının optimal bileşimi oluşturulmalıve
    uygulanmalıdır.
     Büyük bütçe açıklarısonucunda ortaya çıkan
    olgular: Yüksek fiyat düzeyi Yüksek faiz Yüksek
    borç servisi Yüksek dışticaret
     Genel olarak gelişmekte olan bir ekonomiye özgü
    istikrarsızlık kaynakları: İhracat miktarında
    değişmeler Bütçe açıklarındaki değişmeler
    UluslararasıTicaret hacmindeki değişiklikler
    Tarımsal üretimdeki değişmeler
     Türkiye'de ocak 1980'de uygulanmaya başlanan
    ekonomik istikrar politikasıönlemleri: İhracatın
    artması, Yüksek faiz oranları, Ücretlerin
    sınırlandırılması, Kamu harcamalarının azaltılması
     Türkiye'de 5 Nisan 1994 kararlarının alınmasını
    gerektiren nedenler: Dövize olan talebin artması, İç
    borç faizlerinin artması, Dışticaret açığının
    artması, Kamu açıklarının artması
     Tasarruf eğilimi, ekonomik büyümenin temel
    öğelerinden biridir.
     Gelişmekte olan bir ekonomide vergi kapasitesini
    belirleyen etkenler: Nüfus artışhızı, Bozuk gelir
    dağılımı, Fert başına düşen gelir düzeyi , vergi
    denetiminin etkinliği
     Gelişmekte olan ülkelerde vergi yönetiminin zayıf
    olmasıGümrük vergisini ön plana çıkarmaktadır.
     Yüksek faiz oranıile yatırımların getiri süresi
    arasındaki ilişki: Kısa sürede getiri sağlayan
    yatırımlar tercih edilir.
     Gelişmekte olan ülkelerde özellikle artan oranlı
    vergilerin kullanıldığıdurumda kamu ve özel
    yatırımların birbirine rakip olduğu iddia edilebilir.
    Bu mantık Kamu yatırımları, teşvik edici olduğunda
    genel verimlilik artışısağlayacağıgerekçesi ile
    reddedilebir.
     Kamu kesimi projeler değerlendirilirken dikkate
    alınanlar: Dışsal maliyetler , Doğrudan faydalar ,
    DolaylıFayda , Doğrudan maliyetler
     Gerçek gelir üzerinden alınan dolaysız vergilerin yol
    açabileceği en önemli sakınca Toplam birikim
    düzeyinin azalmasıdır.
     Bir ekonomide gelişmenin ilk aşamalarında Gider
    vergisi ağırlıklıolarak uygulanır.
     Ortalama vergi oranıyüksek , marjinal vergi oranı
    düşük olan bir vergi sisteminde Gelir etkisi en
    fazladır.
     Dolaylıvergilerin özellikleri: Tüketim üzerine
    salınır , Malların fiyatınıyükseltir , Uyarılmış
    yatırımlarıartırır , Tüketim harcamalarının
    azalmasına neden olur .
     Türkiye'de 1980'li yıllarda uygulanan ekonomi
    politikasıİhracatın artırılmasına bağlıbir kalkınma
    anlayışına dayanır.
     Türkiyede 1970'lilerden sonra Türkiye'yi
    istikrarsızlığa iten ve 28 Ocak 1980 kararlarına
    sürükleyen unsurlar: Üretim niteliği ve üretim
    teknolojisinin geri kalması, Fiyatların hızla
    yükselmesi , İthal girdilere aşırıbağlıkalınması,
    Spekülatif faaliyetlere ağırlık verilmesi
     1980'li yıllarda izlenen ekonomi politikasının
    uygulama sonuçlarıincelendiğinde İhracatın
    artırılmasıamacının öne çıktığıgörülmektedir.
     Devlet depresyonla mücadele etmek için bütçe açığı
    verir bunu borçlanmayla finanse etmek isterse
    konjonktür politikasına ters düşmemek için
    borçlanmanın Merkez Bankasından yapılması
    gerekir.
     Vergilerin kişisel gelir dağılımıüzerindeki etkilerini
    gösteren yönteme Lorenz eğrisi yöntemi denir.
     Gerçek gelir üzerine salınan dolaysız vergilerden
    vergi kaçırma kanallarının fazla olmasının sonuçları:
    Kamu kesimine aktarılan fonların az olması,
    Tasarruf kanallarının özel birimlerce verilmesi ,
    Sermaye birikiminin özel sektörde oluşması,
    Vergilemede adalet ilkesinin sarsılması
     Yeniden gelir dağılımıdeğiştirilmesi maliye
    politikasının temel amaçlarından biri değildir.
     Yerel yönetimlerin kendi gelir kaynakları: Emlak
    vergisi , Bazımeslek vergileri , İşyeri kurma izin
    rüsumları, Hemşehrilik mükellefiyetleri
     Ani amortismanın getirisi ilk yıllarda elde edilen
    yatırımlarıdaha avantajlıhale getiren bir teşvik
    aracıdır.
     Klasik yaklaşımın temel varsayımları: Her arzın
    kendi talebini yaratması, Bütün piyasalarda tam
    rekabetin geçerli olması, Ekonominin tam
    istihdamda olduğu , Miktar kuramının geçerli olması
     Keynesyen Yaklaşıma göre Kamu harcamalarının
    arttırılmasıtoplam talebi doğrudan doğruya ve
    kesinlikle artırır.
     Post Keynesyen beklentilerin ekonomik davranışa
    hakim olduğunu ve bir ekonomide yatırımların temel
    belirleyicisi olduğunu savunur.
     Philips Eğrisi analizi Tam istihdam - Fiyat istikrarı
    arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla
    kullanılmaktadır.
     Tam istihdam bütçe fazlasında bir değişikliğe yol
    açabilen öğeler: Vergi oranları, Kamu harcamaları,
    Fiyat düzeyi , Potansiyel gayrisafi milli hasıla
    Maliye politikasının araçları: Kamu cari
    harcamaları, Kamu yatırım harcamaları, Katma
    Değer Vergisi hasılatı, Gelir vergisi oranı
     Transfer harcamalarındaki değişikliklerin, milli gelir
    üzerinde aynımiktardaki reel harcamalara oranla
    daha az bir etkiye sahip olmasının temel nedeni
    Transfer harcamalarından yararlananların
    gelirlerinin bir kısmınıtasarruf etmeleridir.
     Kamu harcamalarında gerçekleştirilecek bir artış
    eşit düzeyde vergi artışıile finanse edildiğinde milli
    gelir denge düzeyindeki değişme Kamu
    harcamasındaki artışkadar artar .
     Keynesyen yaklaşıma göre yatırım talebi faiz
    esnekliği Sıfırdır.
     Esnek döviz kurunun benimsendiği bir ekonomide
    fiyatlar genel seviyesinde meydana gelecek bir
    artıştan dolayıÜlke parasının değeri düşer, İhracat
    azalır, İthalat artar, Yurt dışına döviz çıkışıartar.
     Yatırım talebi faiz esnekliğinin sonsuz kabul edildiği
    bir ekonomide Para arzıartışıyoluyla milli gelir
    arttırılabilir.
     İhtiyari maliye politikasıyönteminde önlemlerin
    fiilen uygulamaya konmasıile ekonomik
    istikrarsızlığın giderilmesi arasındaki süre
    Etkilemeye ilişkin gecikmeye örnektir.
     Gider vergileri içinde konjonktürel esnekliği en
    düşük olan vergi Özel tüketim vergisidir.
     Kişisel gelir vergisinin konjonktürel esnekliğini
    arttıran etkenler: Artan oranlılık derecesinin
    kuvvetli olması, Verginin kaynaktan kesme usulü ile
    tahsil edilmesi , Vergi matrahnın konjonktürel
    gelişmeye hassas gelir türlerinden oluşması,
    Verginin tahsil süresinin kısa tutulması
     Anti-enflasyonist politikaların gündeme geldiği
    dönemlerde en şiddetli darbeyi Yatırım harcamaları
    almaktadır.
     Kamu cari harcamalarında yapılacak bir kısıntı
    aşağıdaki etkilerden hangisini ortaya çıkan etkiler:
    Önceden yapılmışkamu yatırım harcamalarının
    veriminin düşmesine yol açar. Personel ödemelerinde
    yapılan kısıntısosyal adalet ilkesi ile çatışır. Uzun
    dönemde üretimde kalite kaybına yol açar. Toplam
    kamu harcamalarıüzerindeki baskıazalır.
     Anti-enflasyonist politika aracıolarak servet
    vergilerinin doğurabileceği en önemli sakınca Servet
    dağılımınıbozmasıdır.
     "Artan Kamu HarcamalarıHipotezi" iktisatçı
    Wagner tarafından ortaya atılmıştır.
     Devlet tahvillerinin halka satılmasıdurumunda
    Vadeleri içinde kişi ve kurumların portföyünde
    tutulmasılikiditeyi kısıcıetki en yüksektir.
     Enflasyonda uzun vadeli borçların kısa vadeli
    borçlara tercih edilmesinin temel nedeni Likiditeyi
    daha fazla kısabilmeleridir.
     Devlete borç verenlerin ileride bu borca ait faiz yükü
    geleceğinden dolayıtasarruf oranlarını
    arttıracaklarınısöyleyen görüşBarro Hipotezidir.
     Durgunluk dönemlerinde gelir vergisi otomatik
    istikrar sağlayıcıolarak Artan oranlıtarife yapısıile
    etkili olur.
     1930'lara gelininceye kadar kuram ve uygulamadaki
    hakim görüştam istihdam ve fiyat istikrarının
    Otomatik olarak sağlanacağınısavunmaktaydı.
     B.Kitching'in 1971'de yapısal işsizlik ve enflasyonun
    bir arada görünmesi olayınıaçıkladığıyaklaşım Real
    Crowding Out Hipotezi
     Keynesyen Yaklaşıma göre geçici bir vergi azalması
    toplam talep üzerinde ani ve önemli bir etki
    yaratarak milli gelirin yükselmesine neden olur.
     Neo klasik yaklaşıma göre sermaye hareketlerinin de
    kapsandığıdışa açık küçük bir ekonomide bütçe
    açıklarıNet ihracatın dışlanmasına neden olur.
     İthal girdi fiyatlarının çok artması, gelişmekte olan
    ülkelerde karşılaşılan enflasyonun mali olmayan bir
    nedenidir.
     Gelişmekte olan ülkelerde görülen iç istikrarsızlık
    kaynakları: Tarımsal üretimdeki değişmeler ,
    Devletin mali sorunlarıyönetmedeki hataları, Politik
    karışıklık ve istikrarsızlıklar , İzlenen yanlışpara
    politikaları
     

Sayfayı Paylaş