1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Mancınık Nedir - Mancınık İcadı

Konusu 'İcatlar ve Keşifler' forumundadır ve Suskun tarafından 15 Mart 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Mancınık Nedir - Mancınık İcadı

    Mancınık, (Katapult) Orta çağda savaşlarda ve kuşatmalarda, duvarları hasara uğratmak için kullanılan, bir kol kullanılarak uzak mesafelere fırlatmalar yapabilen kuşatma makineleridir.

    Katapult adı Yunancada κατα (karşı) ve παλλειγ (fırlatmak) adlarının birleşmesiyle türetilmiştir. Çok eski zamanlarda savaslarda kullanilan bir alet. Mangasına taş, katı demir, katı kurşun, yanan ot, sıcak zift veya lav konulabilir.

    Mancınık, MÖ. 5. ile 3. yüzyılda Çin’de icat edilmiştir. ilk defa büyük iskender tarafından kuşatmalar dışında meydan savaşında askerlere destek ve koruma amaçlı kullanılmış savaş aracı. ingilizcesi mangonel, latince savaş makinası anlamına gelen ‘manganon’dan türemiştir.

    Modelleri

    Başlangıçta, ok atmakta kullanılan büyük sehpalı yay (arbalet) anlamına gelen mancınık, yıllar sonra kargı, mızrak ve taş atmakta kullanılan makina anlamını taşımaya başladı. Mancınığı ilk kullanan Yunanlılar’ dır.

    Mancınığın yayı, önceleri boynuzdan yapılırdı. Ama kısa bir süre sonra, bunun, elde kullanılan küçük mancınıklar için yeterli olmasına karşılık, ağır mızrak ve taşları atacak güçte olmadığı anlaşıldı. Yeni silahta, boynuzdan yapılan yayın yerine, iki sağlam ağaç kol takıldı ve yay teli, bu kolların uçlarına bağlandı.

    Kolların öteki uçları, bükümlerin arasına sokulur, bu düzenek, bir ağaç çerçeve içine takılır, ya çerçeveye sokulan çubuklarla ya da mandallı bir çarkla sıkılırdı. “Katapult” adı verilen bu silah, Romalı komutanlar tarafından çok beğenildi.

    Benzer mancınıklarla son zamanlarda yapılan deneylerden anlaşıldığına göre, söz konusu silahlar, bir zıpkını 400 metreye (normal yayla ulaşılması olanaksız bir menzil) kadar atabiliyordu.



    İslâm adına büyük bir imparatorluk kuran Araplar, muhasara savaşı tekniği hakkında çok az bilgiye sahiptiler.

    Bununla beraber Müslümanların Bizans’ta ve Sasani İran’da kullanılan usulleri almaları çok sürmedi. Bir muhasara silahı olan mancınıkla Müslümanlar ilk defa Hz. Peygamber döneminde vuku bulan Hayber kuşatmasında karşılaşmışlar ve burada ele geçirdikleri mancınığı diğer kalelerin düşürülmesinde kullanmışlardır.

    Mancınık ikinci defa Taif muhasarasında kullanılmıştır. Müslümanlar tarafından zamanla yenilenilerek geliştirilen mancınık; komutanların şehirlerin kuşatılmasında ve surların yıkılmasında vazgeçemedikleri bir silah olmuştur.

    Emevîler ve Abbasîler döneminde muhasaralarda mancınıkdan başka arrade, debbâbe, kebş adını taşıyan ağır silahlar kullanılmaya başlanılmıştır.

    Abbasîler döneminde yanar petrol atan(ateş kıtaları, naffâtûn) birlikleri ile takviye edilen orduda; mancınık ve kale kapılarını kırmada kullanılan şahmerdan vs.nin de içinde bulunduğu kuşatma alet ve edavâtının çalışmasından sorumlu mühendisler de vardı.

    Muhasara usullerinin gelişmesinde Haçlı seferlerinin önemli bir yeri vardır19. Haçlı seferleri, şehir ve kale kuşatmaları ile ilgili bir takım teknik ve usullerin gelişip kemâle ermesine yataklık etmiş bir olaylar zinciridir. Bu gelişmeler, daha çok düşman siperlerine ve müdafaa hatlarına yer altından yaklaşabilmek için “sıçan yolları” kazmak ve “lağm”lar (yer altı tünelleri) açmak, mancınık ve şahmerdan kullanmak, çeşitli yanar-tutuşur ecza ve maddeler ile patlayıcı maddeler tatbik etmek gibi kuşatma taktikleri ile ilgili yeniliklerdir.

    Selçuklular zamanında mancınık yapımında ve kullanımında önemli gelişmeler olduğunu görüyoruz. Malazgirt kalesi muhasarasında (1040-1063) kullanılan bir mancınık 60 libre21 taş fırlatabiliyor ve dörtyüz kişi ile hareket ettirilebiliyordu.

    Bundan başka Selçuklular arrade, çarh (ağır ok fırlatan alet) ve neft atan cihazlar da kullanmışlardır.

    Eyyubîler döneminde yukarıda sayılan silahlarda önemli gelişmeler olmuş; neftçilikte el bombaları kullanılmaya başlanmıştır. Eyyubîler bilhassa neft ve lağımcılık sayesinde önemli başarılar elde etmişlerdir.
     

Sayfayı Paylaş