1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Maresal Fevzi Çakmak

Konusu 'Kurtuluş Savaşımız ve Kahramanları' forumundadır ve wien06 tarafından 19 Aralık 2007 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Büyük asker, cumhuriyet ordumuzun Atatürk'ten sonraki tek maresali 1876 yilinda Istanbul'da, Cihangir'de dogdu. Asker bir ailenin çocugudur. Soguk, çesme Askeri Rüstiyesi ve Kuleli Idadisinde okuduktan sonra 1898'de kurmay yüzbasi olarak tahsilini tamamladi. Ordunun çesitli kademelerinde görev aldi. Birçok savaslara girip çikti. Sakarya zaferi ile maresal rütbesini aldi. 1944 yilina kadar Genelkurmay Baskanligi görevindeydi. 1950'de öldü.

    Fevzi Çakmak bir asker çocugu idi. Babasi, Miralay Sirri Bey'di. Çakmakogullari'ndan Sirri Bey'in üç oglu da onun yolunda yürümüslerdi. Biri Manastir'da, digeri Çanakkale'de sehit düsmüstü. Bu kardeslerin üçüncüsünün adi Fevzi idi. Kurmay yüzbasi rütbesiyle ordu saflarina katildigi zaman önce Erkan-i Harbiye Dördüncü Subesi'ne atandi. Sonra da Rumeli'ye tayini çikti. Balkanlarda geçen sekiz yillik basarili hizmet sonunda albayliga yükseldi.

    1908'de Hürriyet ilan edildigi zaman Taslica Mutasarrifi ve 35'nci firkanin kumandani idi. Ancak gülünç bir iddia ile, albayliga terfiinin bir "saray iltimasi" oldugu ileri sürülerek rütbesinden iki yildiz geri alindi. Bu düpedüz bir haksizlikti. Fakat Fevzi Bey mert bir asker ve olgun bir insandi, ugradigi bu haksizlik karsisinda dahi bir infial göstermedi. Ancak haksizlikla elinden alinan yildizlarini pek kisa bir zamanda yine alninin teri ile geri almasini bildi.

    1910 yilinda Kosova Kolordusu Kurmay Baskanligi'na, kisa bir süre sonra da Garp Kolordusu Kurmay Baskanligina tayin edildi. Balkan Savasinda Vardar Ordusu Erkani Harbiye Harekat Subesi Müdürlügü görevinde idi. Savastan sonra merkezi Ankara'da bulunan Besinci Kolordu Kumandanligina getirilirken rütbesi büyümüs ve adi da Fevzi Pasa olmustu.

    Birinci Dünya Savasi basladigi zaman Fevzi Pasa, emrindeki kolordu ile Çanakkale'nin savunmasina katildi. Oradan Ikinci Kafkas Kolordusu Kumandanligina tayini çikti. Koca bir ömür harp alanlarinda geçiyordu. Balkanlar'dan Kafkaslar'a kadar uzayan bu savas hayati daha sonra Suriye'de devam etti. Burada feriklige (Korgenerallige) terfi etti.

    Mütarekeyi müteakip Istanbul'a tayini çikti. Bir süre Istanbul Büyük Erkan-i Harbiye Reisliginde bulunduktan sonra 1920 yili baslarinda Harbiye Nazirligi'na getirildi. Böylelikle Salih Pasa'nin kurdugu hükümette kisa bir süre Nazirlik da yapmis oldu. Bu makami isgal ederken, Anadolu'ya askeri esya ve cephane göndermek suretiyle Milli Mücadele'ye büyük katkilarda bulundu. Bu milli harekat aleyhinde siddetli tedbirler almak üzere iktidara getirilen Damat Ferit Pasa kabinesinin kurulmasindan önce Harbiye Nazirligi görevinden ayrildi. Dogruca Ankara'ya giderek milli harekete katildi.

    1920 yili Nisan ayinda Ankara'ya gelen Fevzi Pasa, bir ay sonra Ankara Hükümeti'nin Milli Müdafaa Vekilligi'ne getirilirken Vekiller heyetine de reis oldu. Ikinci Inönü zaferini müteakip orgeneral rütbesi verilen Fevzi Pasa 1921 yilinda Erkan-i Harbiye Reis Vekili oldu.

    1922 yili Temmuz ayina kadar on bir ay süre ile bu vazifede ve Vekiller Heyeti Reisligi'nde kaldi. Sakarya'da kazanilan büyük zaferdeki üstün hizmetlerinden ötürü Birinci Ferik (Orgeneral) Fevzi Pasa, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin karari ile Müsir (Maresal) rütbesini aldi. Maresal Fevzi Çakmak büyük zafer ve cumhuriyetin ilanindan sonra Genelkurmay Baskani oldu.

    Yalniz ordunun degil, bütün bir milletin en sevip saydigi bir insandi da. Benligini saran engin tevazu, sürdürdügü alabildigine sade ve tertemiz özel hayati ona ayri bir özellik vermekteydi. Bir sembol, bir bayrak olmustu milletin kalbinde. 12 Ocak 1944 günü yalniz binbir san ve serefle dolu askerlik yasantisinin degil, hayatinin da en hazin gününü yasadi Maresal Fevzi Çakmak. O gün, emekliye sevkedilmisti. 55 yil sirtinda serefle tasidigi üniformasina veda günüydü o gün. Genelkurmay Baskanligi görevine ve vücudunun bir parçasi olmus bulunan üniformasina veda etti. Bir süre evinde sakin bir hayat yasadi.

    Memleket çok partili bir devreye girince o siralarda kurulmus bulunan Millet Partisi'ne girdi. Demokrasi mücadelesine katildi. Sembollesmis insan, büyük asker Maresal Fevzi Çakmak, 10 Nisan 1950 günü Istanbul'da hayata gözlerini yumdu. Vefati memlekette öylesine içten kopup gelen büyük bir üzüntü yaratmisti ki, Istanbul Radyosu'nun müzigi kesmemesi yüzünden radyo evi önünde iki gün süre ile büyük gösteriler yapildi. Ve cenazesi 12 Nisan 1950 günü mahseri bir kalabaligin da katilmasiyla kaldirildi. Eyüp Sultan kabristaninda topraga verildi.(Alinti)
     

Sayfayı Paylaş