1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Marienbad Ağıdı

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve Mc_ÖRGE tarafından 14 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. Mc_ÖRGE

    Mc_ÖRGE HalaMadrid

    Katılım:
    15 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.648
    Beğenileri:
    83
    Ödül Puanları:
    1.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kaptan
    Yer:
    İzmir
    Banka:
    714 ÇTL
    Marienbad Ağıdı

    Artık ne bekleyebilirim, yeniden
    Buluşsam da o gonca çiçekten
    Cennet ve cehennem seni bekliyor
    Duygular kararsızlık dalgalarında sarsılırken,
    Bitsin bu kuşkular artık! İşte gök kapında
    Kaldırıyor yerden seni kollarıyla
    İşte cennete kabul edildin, keşke
    Değer olsaydın sonsuz güzel hayata
    Artık ne istek, ne umut, ne tutku kaldı
    Burasıydı yöneldiğin içten çabalarla
    Karşında görünce eşsiz güzelliği
    Yanık gözyaşlarının kaynağı tükendi
    Gün nasıl da hızla çarptı kanatlarını
    Zamanı önüne katıp sürer gibi
    Akşamki öpücük bir mühür dudaklarda
    Yarınki güneşin de aynen göreceği
    Sakin bir yürüyüşteydi zaman,
    Kız kardeşler gibi, benzer ve benzemeyen
    Son öpücüğün nasıl da tatlı kıyıcılığı
    Kesiveriyor aşkın kusursuz örgüsünü
    Şimdi acele, tedirgin koşan, sakınıp eşiğinden
    Ardından alevler içinde bir melek geliyor gibi
    Göz, karanlık yola yorgun bakıyor
    Dönüp baktı: Kapı kilitli duruyor
    Şimdi kendine bile kilitli olan bu gönül
    Sanki hiç açılmamış, mutluluk saatlerini
    Gökteki bütün yıldızlarla yarışarak
    Onun yanında hiç yaşamamış gibi
    Usanmış, utanmış, bungun, hüzünlü
    Karanlıklar içinde soluksuz gönlü
    Bu dünyadan geride ne kaldı? Sarp kayalar
    Kutsal gölgelerle taçlandırılmadı mı?
    Ürünler olgunlaşmadı mı? Yeşillikler canlı,
    Irmak ve otlaklar boyunca uzanmıyor mu?
    Ve yeryüzü ötesinin büyüklüğü
    Biçimli ve biçimsiz kubbelenmiyor mu?
    Nasıl da aydınlık ve kırılgan, hafif ve ince
    Ciddi bulutlar korosundan altı kanatlı melek
    Tıpkı o, yukarıdaki mavi gök
    Buhar gibi karışıveren maviliğe
    Böylece gördün danslar içinde sevinçli
    O, sevgililer sevgilisini.
    Yalnızca birkaç dakika izin sana
    Onun yerine bir hayli tutup bırakmaya
    Yüreğine geri dön, daha kolay bulabilirsin orda
    Değişen biçimlere oynarken onu.
    Pek çok resim giderek oluşturuyor birini
    Böyle binlerce kez ve hep hep sevgili
    Kapılarda bekliyordu, karşılar gibi
    Adım adım mutlu etti beni
    Bir daha koştu son öpücükten sonra
    Bir son daha kondurmaya dudaklarıma
    Nasılda canlı şimdi anısı
    İçimde alevden harflerle yazılı.
    O gönül ki, yüksek surlar yaptırmış
    İçinde korumak için kendini ve sevdiğini
    Onun yerine de sevinç duyuyor bu aşktan
    Yalnızca ona açınca kapılarını tanıyor kendini
    Böylece kendi sınırları içinde daha özgür
    Ve yalnızca ona teşekkür için atıyor yüreği
    Sevme gücü ve gereksinim
    Karşılıklı sevgiyle yok edildi
    Sevinçli tasarılar için umudun neşesi
    Karar ve eylem için hemen bulundu
    Aşk bir heyecansa seven için,
    Ben en hoş örneğiyim bunun.
    Beni böyle kılan onun varlığı! Nasıl bunaltıcı
    Bir korku akıl ve beden üstünde, istenmeyen ağırlık:
    Tüyler ürpertici hayaller dolu
    Yürek boşluğunun ıssızlığında.
    Şimdi eşikte umudun bilinen şafağı
    Işıyor güneşin yumuşak aydınlığında.
    Tanrı'nın verdiği huzuru bu evrende
    Akıldan çok mutluluk veren - okuduğumuza göre -
    Karşılaştırıyorum aşkın huzuruyla,
    Sonsuzca sevdiğin yanındaysa bu dünyada
    Gönül rahatlar, bozamaz hiçbir şey o derinde
    Duran anlamı, o anlam ait olmaktır sevdiğine...

    Johann Wolfgang von Goethe
     

Sayfayı Paylaş