1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Marsiyas ve Apollon Müzik Yarışması

Konusu 'Mitoloji' forumundadır ve Kassandra tarafından 1 Nisan 2008 başlatılmıştır.

  1. Kassandra

    Kassandra Usta

    Katılım:
    11 Eylül 2007
    Mesajlar:
    645
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    sıfatsız zamirsiz zarfsız....
    Yer:
    kendimi arıyorken olmaktan korktuğum yerdeyim evde
    Banka:
    25 ÇTL
    MARSİYAS VE APOLLON MÜZİK YARIŞMASI

    Frigya’nın Kelanai* kentinde doğmuş Marsyas. Büyüdükçe müziğe merak sarmış. Frig havaları besteler, yurdunun doğa tanrısı Tanrı Pan’a ilahiler yazarmış. Yani öylesine severmiş müziği. O zamanlara kadar bir tuluma çeşitli düdükler takılır, öyle değişik sesler elde edebilirlermiş eski insanlar. Marsyas başka başka düdüklerden çıkan sesi, bir tek kamışa yedi delik açarak, bir düdükten elde etmiş. İşte bugün çaldığımız flüt kaval ve ney’in* atasını Frigya’lı Marsyas icat etmiştir. Marsyas flütü icat etmekle kalmamış, çok da güzel çalarmış. Gür Ormanlarla kaplı Frig dağlarında hem çalıp hem dolaşırken, güzel sanatlar Tanrısı Apollon’ a rastlar ve Tanrıya meydan okur. Tanrı Apollon’un üç telli lir’i nasıl çaldığı dillere destan.

    Apollon bu küstahlığa çok kızar ama yarışmadan kaçmaz. Frig Kralı Midas, güzel sanatların koruyucuları dokuz peri kızı (MOUSE’LER) hakem olarak çağrılırlar. Tanrı Apollon üç telli lir’ini yine çok güzel çalar, Marsyas’da çok güzel çalar. Kral Midas birinciliği yurttaşı Marsiyas’a vermiş. Tanrıya hiç saygısızlık yapılır mı? Senin kulakların iyi duymuyor, onları büyütelim de bundan sonra daha iyi duyarsın diyerek Midas’ın kulaklarını eşek kulalarına çevirmiş. Marsyas’a kızgınlığını da derisini yüzüp bir ağaca gererek göstermiş. O günden bu güne Anadolu’da ne zaman bir flüt çalsa, bir de davul sesi yankılanır dağlarda. Mouse’lar Marsyas’ın bu durumuna o kadar üzülür ve ağlarlar ki, gözyaşlarından bir ırmak oluşur. Marsyas Irmağı, Aydın’dan Yatağan’a giderken Çine yakınlarında bu ırmağı görürüz. Günümüzdeki ismi ÇİNE ÇAYI dır. Gelelim Kral Midas’a. Eşekkulaklarını saklamak için büyük bir külahla dolaşır olmuş. Sırrını herkesten böyle saklıyormuş. Bir kral eşekkulaklarıyla halkının önüne çıkamaz ya. Gel zaman git zaman saçları uzamış kesilecek olmuş. En güvendiği berberin koltuğuna oturmuş. Sıkı sıkı tembih etmekten de geri kalmamış. Eğer sırrımı söylersen?…? Ama bu sırla yaşamak berbere ölüm. Kimseye de söyleyemiyor, gitmiş ıssız bir yere bulduğu bir çukura eğilip bağırmış “Midas’ın kulakları eşek kulakları” rüzgar almış bu sesi bütün Frigya’ya yaymış. Midas’ın sırrı ortaya çıkmış. Midas külahını çıkarmış. Ama öyle iyilik sever bir kralmış ki, onu seven halkı görmezlikten gelmişler Midas’ın eşek kulaklarını. (Yukarıdaki mitin başka bir versiyonunda, Marsyas’ın yerini PAN alır)
    NOT; *Kelanai, bugünkü Dinar İlçesi.
    *Ney, yedi deliklidir
    *MOUSA, Müz
    Güngör Dilmen’in “Midasın Kulakları Eşek Kulakları” adlı bir tiyatro eseri vardır.
    * Flütü Marsyas bulur.
    * Yunanlılar daha sonraları fülütü Frigler’in elinden almak için, bir mit uydurmuşlardır. Güya flütü savaş Tanrıçası Athena icat etmiş. Bir su kenarında flütü çalarken sureti suya yansır, o da ne? Flüt çalan yanakları şişmiş, Tanrıça , çok çirkin görünmektedir. Eee nede olsa kadın, çirkin görünmeye tahammül edemez flütü kaldırıp atar. Hadi canım sende, savaşla uğraşanın müzikle ne işi var. Bari Aphroodite’ye icat ettirsenize.
     

Sayfayı Paylaş