1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Meâric - Meali

Konusu 'KURAN-I KERİM' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 28 Şubat 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Meâric - Meali

    Mekke'de nâzil olan bu sûre, 44 (kırkdört) âyettir. Adını, üçüncü âyetindeki "el-meâric" kelimesinden almıştır. Meâric, "ma'rec"in çoğulu olup "yükselme dereceleri" demektir.

    Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

    1. Bir soran inecek azabı sordu:

    2.İnkârcılar için;ki onu savacak yoktur,

    3. Yükselme derecelerinin sahibi olan Allah katından.

    4. Melekler ve Rûh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar.

    5. (Resûlüm!) Şimdi sen güzelce sabret.

    6. Doğrusu onlar, o azabı (ihtimalden) uzak görüyorlar.

    7. Biz ise onu yakın görmekteyiz.

    8. O gün gökyüzü, erimiş maden gibi olur.

    9. Dağlar da atılmış yüne döner.

    10. Dost, dostu sormaz.

    11. Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdindedir). Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını,

    12. Karısını ve kardeşini,

    13. Kendisini koruyup barındıran tüm ailesini

    14. Ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.

    15. Fakat ne mümkün! Bilinmeli ki, o (cehennem) alevlenen bir ateştir.

    16. Derileri kavurup soyar.

    17. Yüz çevirip geri döneni, (kendine) çağırır!

    18. (Servet) toplayıp yığan kimseyi!.

    19. Gerçekten insan, pek hırslı (ve sabırsız) yaratılmıştır.

    20. Kendisine fenalık dokunduğunda sızlanır, feryat eder.

    21. Ona imkân verildiğinde ise pinti kesilir.

    22. Ancak şunlar öyle değildir: Namaz kılanlar,

    23. Ki, onlar namazlarında devamlıdırlar (ihmal göstermezler;).

    24. Mallarında, belli bir hak vardır,

    25. Sâile ve mahrûma(vermek için).

    26. Ceza (ve hesap) gününün doğruluğuna inananlar;

    27. Rab'lerinin azabından korkanlar,

    28. Ki Rab'lerinin azabı(na karşı) emin olunamaz;

    29. Irzlarını koruyanlar

    30. Ancak eşlerine ve cariyelerine karşı müstesna; çünkü onlar kınanmaz;

    31.Bundan öteye (geçmek) isteyenler ise, onlar taşkınların ta kendileridir,

    32. Emanetlerine ve ahitlerine riayet edenler;

    33. Şahitliklerini (dosdoğru) yapanlar;

    34. Namazlarını koruyanlar;

    35. İşte bunlar, cennetlerde ağırlanırlar.

    36. (Resûlüm!) O kâfirlere ne oluyor ki, sana doğru koşuyorlar?

    37. Bölük bölük sağından ve solundan(gelip etrafını sarıyorlar)

    38. Onlardan her biri nimet cennetine sokulacağını mı umuyor?

    39. Hayır (hiç ummasınlar!) Şüphesiz biz onları, kendilerinin de bildikleri şeyden yarattık (fakat ibret almadılar, imana gelmediler).

    40. Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, bizim gücümüz yeter:

    41. Şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez.

    42. Ama sen onları (şimdilik) bırak da, tehdit edildikleri günlerine kavuşuncaya dek dalsınlar, oynayadursunlar.

    43. O gün onlar, sanki dikili bir şeye koşuyorlar gibi, kabirlerinden fırlaya fırlaya çıkarlar.

    44. Gözleri horluktan aşağı düşmüş ve kendileri zillete bürünmüş bir halde.İşte bu, onların tehdit edilegeldikleri gündür!
     

Sayfayı Paylaş