Medya

yeşüLL

limitsizsiniz...!
Özel üye
Katılım
21 Tem 2009
Mesajlar
4,979
Beğeniler
53
#1
Demokratik ülkelerde üç geleneksel kuvvet yasama, yürütme ve yargıdır. Bu 3 kuvvetin kuvvetler ayrılığı niteliğinin bozulması, şaşırması, yanılması, hata yapması durumunda 4.kuvvet olarak medyanın devreye girmesi beklenirdi. Edmund Burke’un deyimiyle, gazetecilik (bir diğer deyişle medya) “Dördüncü Kuvvet” olarak tanımlanır. Bu “dördüncü kuvvet” masum insanların aleyhine verilen adil olmayan, haksız, yasa dışı hatta insani olmayan kararlara, hak ve adalet sınırları içinde karşı koymak, bunları eleştirmek ve iptal ettirmek için, mağdur ve bu tip yaklaşımlara karşı olan insanların başvurduğu iyi yönde kullanılabilen bir araç olmuştur. Ara ara sessizlerin sesi olmuştur.

Ancak son 10-15 yılda küreselleşmenin de aşırı ivme kazanması ve liberal kapitalist uygulamaların yumuşak bir şekilde ülkelere nüfuz etmesiyle birlikte “dördüncü kuvvet” iyi yönde etki eden bir kuvvet olmaktan çıktı. Bu yöndeki etkisini çoğunlukla yitirdi. Belirli güçlerin elinde spekülasyona dayalı, mali nitelikleri olan yepyeni bir endüstriye dönüşüp, küresel ve ulusal güçlerin hizmetine girdi. Aynı zamanda kitleleri etkileyerek, yasama, yürütme ve yargıyı derinden şekillendiren bir güç haline geldi.
 
Düzenleyen yönetici:
Top