1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Megiddo Muharebesi (1918)

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 21 Eylül 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Megiddo Muharebesi (1918)
    Sina ve Filistin Cephesi


    [​IMG]
    Nablus yarması


    I. Dünya Savaşı'nda İtilaf Kuvvetleri karşısında Osmanlı Ordusunun yenilgisi ve tüm Suriye'nin Osmanlı İmparatorluğu tarafından kaybı ile sonuçlanan muharebe.


    Muharebe sonucunda Yıldırım Orduları Grubu'nu oluşturan 8. Osmanlı Ordusu, Britanya İmparatorluğu Taarruz Görev Kuvveti tarafından tamamen, 4. Ordu ise büyük ölçüde dağıtıldı.Mustafa Kemal Paşa, komutasındaki 7. Ordu'yu hızla Halep kuzeyine çekerek Kilis güneyinde savunma hattı oluşturmayı başardı ve Mondros Ateşkes Anlaşması'na kadar geçen zamanda, Britanya İmparatorluğu birliklerinin Toros geçitlerinden Anadolu içlerine sızmasını önledi.


    Muharebenin Başlangıcı

    Yıldırım Orduları Grubu'na (4., 7. ve 8. Osmanlı Ordusu) karşı savaşan Orgeneral Sir Edmund Allenby komutasındaki İngilizler Filistin içlerine girdi ve 9 Aralık 1917'de Kudüs düşmüştü.

    1918 yazında Filistin'de Osmanlı-İngiliz Cephesi, Ürdün'den Yafa'ya kadar uzanıyordu. İyice küçülmüş olan üç Osmanlı ordusundan ikisi cephenin batısında, biri de doğusunda bulunuyordu. Osmanlı ordularına komuta eden Liman von Sanders doğudan bir saldırı beklediğinden bu kesime ağırlık vermeye başladı. Böylece Allenby 19 Eylül'de cephenin batısında 1'e 10 üstün kuvvetlerle Osmanlı savunma mevzilerini söktü. Açılan yolda hızla ilerleyen süvari birlikleri kıyı şeridinden hızla geçtikten sonra, iç kesime yönelerek kuzeydeki çekilme hatlarını kestiler. Kudüs kuzeyi - Nablus bölgesinde bulunan Türk yürüyüş kolları İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) tarafından gerçekleştirilen taarruz sortileriyle ağır kayıba uğradı.

    23 Eylül 1918'de Liman von Sanders'in cepheden ayrılmasıyla, Mustafa Kemal Paşa Yıldırım Orduları Komutan Vekilliğine tayin edildi. Ayrıca, Padişah VI.Mehmet Vahdettin kendisinin gözde kumandanlarından Mustafa Kemal Paşa'ya moral vermek için Yaver-i Fahri Hazret-i Şehriyari (Padişah'ın Onursal Yaveri) payesini de verdi. Doğuda da geriye çekilmeye başlayan Osmanlı birlikleri Hicaz Demiryolu'na bağlı hatları tutan Arapların baskınlarıyla karşılaştılar.

    Mustafa Kemal Paşa 7. Ordu Komutanlığı makamını devraldığında Yıldırım Orduları Grubu'nun tertibi şu şekilde idi: Şeria Nehri ile Nablus’un güneyi arasında konuşlanmış bulunan 7. Ordu; bu tertibin sağında 8. Ordu ile solunda Şeria nehri bulunuyordu. Merkez miğferin art bölgesinde ise 4. Ordu taktik tertiplenme ile üstlenmişti Mustafa Kemal Paşa'nın bu sırada yaptırdığı keşifler ve almış olduğu istihbarat sonuçlarına göre, bir genel taarruzun başlamak üzere olduğu tespit edilmişti

    Muharebenin Gelişimi


    İngiliz General Allenby komutasındaki taarruz görev kuvveti, piyade ve suvari 191.000 personel ve Britanya İmparatorluğu ordusunun yeni kullanmaya başladığı Yarı paletli (half track) hafif zırhlı araçlardan müteşekkildi. Buna karşın bu taarruz kuvvetinin karşında 40.000 piyade tüfeği gücündeki Osmanlı birlikleri yer alıyordu.Birleşik Krallık taarruz görev kuvveti Yıldırım Orduları Grubu'nu sıkıştırarak savunma hatlarını bozmaya başladı. Mustafa Kemal Paşa'nın komutasındaki 7. Ordu çelik çekirdek esasında direnirken, 8. Ordu savunma hattı çöktü. Savunma hattının çökmesi üzerine 7. ve 4. Ordular Şam yönüne çekilmeye başladılar. 7. Ordu'nun çekilişini, düşman artçı kolları ile temas ederek komuta eden Mustafa Kemal Paşa, 7. Ordu'nun vurucu kuvvetlerini Britanya İmparatorluğu Taarruz Kuvveti'ne ezdirmeden kuzeye çekmeyi başardı. Kuzey yönüne çekildikten sonra, 22-23 Eylül tarihlerine Britanya İmparatorluğu birlikleri tarafından kuşatılan 7. Osmanlı Ordusu Şeria Nehri'nin doğu-kuzey doğusuna çark yaparak kendisini imhadan kurtardı.

    Mustafa Kemal Paşa İngiliz Süvari Tümeni'nin ilerlemesini durdurmaya çalıştıysa da 1 Ekim'de Şam'ı da kaybedince 11-13 Ekim tarihlerinde Halep'teyken Padişah'ın Başyaveri Albay Naci (Eldeniz) Bey'e 'çok gizli' telgraf çekerek mütareke için müracaat etmesini ve Furgaç Ahmet İzzet Paşa'nın yeni kabinesinde Fethi (Okyar), Tahsin (Özer), Rauf (Orbay), İsmail Canbulat, Azmi Beyler ile Şeyhülislâm Mustafa Hayri Efendi (Ürgüplü) ve Mustafa Kemal'in kendisinin de yer almasını önerdi.

    Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı'ndan verilen emirle elde kalan Osmanlı birliklerinin Humus güneyinde savunma hattı kurarak tertiplenmeleri bildirildi. Şam'ın 1 Ekim'deki kaybı, gücü oldukça düşmüş olan birliklerin Humus güneyinde tertiplenmesini imkânsızlaştırdı.Karargâh'tan verilen ikinci emirle elde kalan birliklerin hızla Halep'e çekilerek burada bir savunma hattı kurulması belirtildi. Artık büyük çoğunluğu 7. Ordu birliklerinden oluşan Osmanlı savunma kuvvetleri Halep çevresinde tertiplendiler.

    Halep Sokak Muharebeleri

    Zırhlı Yarı paletli unsurlardan kurulu İngiliz keşif birlikleri 23 Ekim 1918 tarihinde Halep güney varoşlarına ulaştı. Halep güneyinde ilk temas muharebeleri başlarken, şehrin doğusundan taarruz eden Şerif Faysal komutasındaki Arap birlikleri Halep Kalesi ve hükûmet konağını aldı. Halep şehri içinde binalardan Türk birliklerine ateş açılmaya başladı. İngiliz keşif birlikleri ve Arap birlikleri ile sokak muharebeleri başladı.

    Halep Kuzeyi / Kilis Güneyi Yıldırım Orduları Grubu Savunma Hattı


    Allenby'nin komutasındaki Britanya İmparatorluğu taarruz görev kuvveti destek unsurlarının 26 Ekim'de Halep'e ulaşması sonucu Mustafa Kemal Paşa komutasındaki 7. Ordu birlikleri Halep'ten çekilmek zorunda kaldı. Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı'ndan aldığı emirle, elde kalan birlikleri reorganizasyonu ile görevlendirilen Mustafa Kemal Paşa; ilgili düzenlemeleri tamamladıktan sonra, savunmanın daha kolay yapılabileceği Halep Kuzeyi - Katma ve Müslimiye mevkilerine 7. Ordu güçlerini mevzilendirdi.

    Hatta 26 Ekim'de Bağdat Demiryolu'nun çatal noktası olan Müslimiye İstasyonu'nu da kaybederek İstanbul istikametiyle Irak Cephesi'nde bulunan Ali İhsan Paşa komutasındaki 6.Ordu arasındaki bağlantının kesilmesine yol açtı.

    26 Ekim 1918 günü gerçekleşen Katma Meydan Muharebesinde Arap - İngiliz Müttefik Kuvvetleri Kilis güneyinde durduruldu. Savunma hattının bu bölgede kurulması, 30 Ekim'de imzalanacak Mondros Ateşkes Anlaşması'na kadar Britanya İmparatorluğu ve Şerif Hüseyin'e bağlı birliklerin Toros geçitlerine ulaşarak buradan Anadolu içlerine sızması önlendi.

    Sonuç


    Megiddo Muharebesi, Britanya İmparatorluğu'nun Osmanlı Devleti ile yaptığı I. Dünya Savaşı muharebeler dizisinin en can alıcı ve sonuç verici muharebesi olarak tarihteki yerini almıştır. Britanya İmparatorluğu'nun kesin zaferi ile sonuçlanan muharebe sonucunda, Osmanlı Devleti tüm Ürdün ve Suriye'yi kaybederken, 4. ve 8. Orduları da yok olmuştur. Muharebenin bu şekilde sonuçlanması, Mondros Ateşkes Anlaşması'nın önünü açmış ve Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'dan çekilmesini hızlandırmıştır.

    38 günde 560 km. ilerleyen İngilizler, 5 bin kayıp vererek 75 bin tutsak aldığını iddia etmektedir.

    Bu yenilgi, bir yandan dolaylı olarak Musul ve Kerkük'ün kaybına sebep oldu, öte yandan da Mustafa Kemal Paşa'nın İskenderun ve Antakya üzerindeki ısrarlı tutumunun kaynağı olarak daha sonra bu bölgelerin Hatay olarak anavatana kavuşmasını sağlamıştır.
     

Sayfayı Paylaş