1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Mehmet Akif Gülhan - Kelebek

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve Hazangülü tarafından 29 Haziran 2006 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    Kozasını araladı kelebek
    önce başı çıktı oradan
    gözlerini ovaladı,istem dışı
    karşısında bir yaprak gördü
    yaprağın ucunda bir billur
    “sen nesin “dedi ona
    “ben yağmur damlasıyım” dedi billur
    dikkatli bakınca kendi yansımasını gördü
    “ne kadar çirkinim” dedi
    sonra biraz daha hareket etti
    kozadan, muhteşem kanatları çıktı
    üzerinde bin bir rengin dans ettiği
    billur damlasına bir daha baktı
    “hayır ben çok güzelim” dedi
    sonra gözleri kamaştıran bir ışık gördü
    “sen kimsin”
    “ben güneşim” dedi parlak ışık
    “ne kadar güzelsin ne kadar sıcak
    senin yanına gelebilir miyim “
    “ben hayat veririm evrene
    ama bana ulaşmaya çalışma
    belki senin felaketin olurum”dedi güneş
    gülümsedi kelebek “felaket nedir ki”
    sonra etrafına baktı,binlerce kelebek
    hayata merhaba diyordu
    ileride bir yeşillik gördü uçsuz bucaksız
    açtı titrek kanatlarını oraya doğru uçtu
    insan seslerini, çocuk cıvıltılarını duydu
    “bunlar ne” dedi güneşe
    “bunlar evrenin sahipleri “dedi güneş
    kelebek güldü “sahip” ne demek ki
    “onlara da fazla yaklaşma” dedi güneş
    “sana zarar verebilirler “
    kelebek yine güldü “zarar “ne demek ki
    bir kız çocuğu,dedesinin elini tutmuştu
    “a dede bak bir şey uçuyor”
    “ne kadar güzel ne kadar güzel”
    “o kelebek yavrum “dedi ihtiyar
    “yakalayalım dede ne olur” dedi çocuk
    “olmaz yavrum çok narindir incinir”
    kelebek duydu onları üzerlerinde uçarken
    gülümsedi” incinmek ne demek ki”
    kız dedesinin elinden kurtuldu
    kelebeği kovalamaya başladı
    kelebekte onu, kovalayıp oynaşmaya başladı
    bir ara yoruldu kelebek
    ihtiyar adama takıldı gözü
    küçük kıza hiç benzemiyordu
    güneş onun aklından geçenleri okudu
    “o adam çocuğun dedesi” dedi
    “dede mi dede ne demek ki “diye güldü kelebek
    “yani annesinin babasının babası” dedi güneş
    kelebeğin canı sıkıldı ilk defa
    “benim dedem, babam, annem nerede”
    güneşinde canı sıkıldı,parlaklığı soldu
    “doğduğun yere bak” dedi “git bak oraya “
    kelebek telaşla doğduğu yere uçtu
    yağmur damlasını aradı seslendi ona
    “neredesin ne olur cevap ver bana “
    cılız bir ses duydu “buradayım”
    damla eski halinde değildi küçücük kalmıştı
    “ne oldu sana böyle ne oldu söyle”
    “ölüyorum “dedi damla” yok oluyorum”
    “ölmek mi ölmek ne demek ki “dedi kelebek
    boğazına bir şey düğümlendi,
    yüreğini bir korku sardı,ağlamaya başladı
    “geldiğim yere gidiyorum dedi “damla
    “gök yüzüne, sonra yağmur olup tekrar geleceğim,
    sonra yine kelebeklere arkadaşlık edeceğim”
    “annem annem nerede” diye sordu ağlayarak
    damla aşağıyı gösterdi son bir gayretle
    iyice küçüldü küçüldü ve aşağıya düştü
    kelebek aşağıya baktı üzüntü ve umutla
    yağmur damlasının ardından bir damlada
    kendi gözyaşı düştü aşağıya
    aşağıya uçtu hızla,annesinin cansız bedenini gördü
    bir müddet sonra güneş batmaya yüz tuttu
    bir sert rüzgar esti,anne kelebeğin bedenini uçurdu
    yavru kelebek annesinin peşinden uçtu
    cansız beden bir köy evinin camındaki
    yasemin çiçeğinin saksısına düştü
    sabah evin gelini onun cansız bedenini orada buldu
    aldı içeriye gergefini çıkarttı ve onun desenlerini
    gergefe işlemeye başladı
    bir kelebeğin ömrünü düşündü,hüzünlendi
    o arada iğne eline battı
    bir damla kan, işlediği kelebek deseninin üzerine düştü
    arkasından bir damla göz yaşı
    elinin acısından mı,hüzünden mi bilinmez
    küçük kelebek,camın önünden hiç ayrılmadı
    sabah cansız bedenin buldular orada
    o işleme, sabah dedesiyle koşuşturan kıza çeyiz olmuş meğer
    kız her gördüğünde kelebeği düşünür hüzünlenirmiş
    “bu hikayeyi bana kim mi anlattı,
    o saksıdaki yasemin çiçeği
    yazar mısın dedi o anlattı ben yazdım”
    benimde kağıdıma birkaç damla göz yaşı düştü
    kimse görmesin diye oraya kelebek deseni çizdim

    Mehmet Akif Gülhan 04.10.2005 Saat 10.42
    Yasemin hanımefendiye ithafımdır

    Mehmet Akif Gülhan
     
  2. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL
    çok teşekkürler çok incesin :D:D
     

Sayfayı Paylaş