1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Mehmet Görmez: "Cami Konusunun Politik Arenada Tartışılması Doğru Değil"

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Papatya tarafından 2 Ekim 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.311
    Beğenileri:
    5.869
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    5.580 ÇTL


    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, cami konusunun politik arena içerisinde tartışılmasının doğru olmadığını söyledi. Görmez, Avrupa, Amerika ve dünyanın muhtelif yerlerinde İslamfobik suçlar üzerinde araştırmalar yaptıklarını ve yakında bu konuda zengin bir rapor yayınlayacaklarını söyledi.

    Prof. Dr. Mehmet Görmez, Hilton Otel'de katıldığı 1. Uluslar arası Cami Mimarisi Sempozyumu'nun ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Cami mimarisi konusunun Türkiye'de artık sadece Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ya da mahalli idareler, Mimarlar Odası ve cami derneklerinin altından kalkacağı bir konu olmaktan çıktığını belirterek, "Onun için toplumsal bilinç oluşturmaya ihtiyaç var. Bütün kurumların, bütün müesseselerin, bütün sivil toplum örgütlerinin bir araya gelerek ortak bir bilinç oluşturması gerekiyor. İşte bu sempozyum sadece buna öncülük yapmak için düzenlenmiş bir sempozyumdur. Biz sadece Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bu işin üstesinden geleceğimizi iddia etmiyoruz. Ancak üniversitelerimizin, Diyanet İşleri Başkanlığımızın, mahalli idarelerin, Şehircilik Bakanlığı'nın bir araya gelerek en azından iki konu üzerinde çalışması gerekiyor. Hem bu güne kadar yapılan bazı camiler üzerinde çalışması gerekiyor. Ben şahsen Diyanet İşleri Başkanı olarak kentsel dönüşüm projelerinde pek çok caminin de yıkılarak yeniden yapılması gerektiğini yüksek sesle ifade etmek istiyorum" diye konuştu.

    Türkiye'de 8 milyonu bulan engelli vatandaşın olduğunu aktaran Görmez, camilerin, her türlü engelli vatandaşın rahatlıkla erişebileceği mekanlar olarak yeniden tasarlanması gerektiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Mehmet Görmez, "Bundan sonra yapılacak camiler için de artık millet olarak, Sinan'ın torunları olarak ortak bir bilinç oluşturmamız gerekiyor ve en azından bundan sonra yapılacak camiler sadece elimizdeki tip projeleri uygulayan camiler değil, cami mekan ilişkisini, cami çevre, cami insan ve cami estetik ilişkisini dikkate alan bir yapı olarak yeniden tasarlanması gerekiyor" dedi.

    Bir basın mensubu ise Görmez'e, "Çamlıca Tepesi'ne, Mimar Sinan'ın eserlerinden daha ihtişamlı ve daha büyük bir cami yapılması planlanıyor. Bu, bahsettiğiniz mütevazılıkla bağdaşıyor mu?" diye sordu. Görmez ise, cami konusunun politik arena içerisinde tartışılmasının doğru olmadığını düşündüğünü ifade ederek, "Bizim camilerimiz sadece bir güç gösterisi olarak zaman zaman okunabilmekte, bu doğru değildir. Bilakis eğer metni yeniden okursanız tevazu elbette olmalıdır ama tevazu kibirli beraber olmaz. Bu tevazünün ihtişamla birlikte olmayacağı anlamına gelmiyor. Çünkü bir cami aynı zamanda medeniyet tasavvurudur. Medeniyet tasavvuru içinde tasarlanan mabedin tevazu ve ihtişamı birlikte değerlendirilebileceğini, hatta tevazünün da kendisinin ihtişam olduğunu ifade ettim" dedi.

    Prof. Dr. Mehmet Görmez, bir soru üzerine de Avrupa, Amerika ve hem dünyanın muhtelif yerlerinde İslamfobik suçlar üzerinde araştırmalar yaptıklarını belirterek, "İnşallah yakın bir gelecekte bu konuda zengin bir raporumuz yayınlanacak. Zaten nefret suçlarıyla ilgili görüşmelerimizi daha önce İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer uluslar arası kuruluşlarla yapmaya başlamıştık" şeklinde konuştu.

    "Batılı ülkelerin antisemitizm konusunda duyarlı olurken, İslamfobik konusunda görmezden gelmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki bir soru üzerine de Görmez, şunları söyledi:

    "Ben akliselimin hakim olacağını düşünüyorum. Bu çifte standardı artık çağdaş dünyada görmüştür. Bu çifte standarttan kısa sürede çağdaş dünyanın da uzaklaşacağını, en azından artık bu tür küresel provokasyonlarla toplumların mukaddes değerlerine hakaretin, aşağılayarak soyut bir işkence oluşturmanın, hakareti toplumlar üzerinde kültürel işkenceye dönüştürmenin yanlışlığını çağdaş dünyanın yakın gelecekte göreceğini ve bu yönde adımlar atacağını rahatlıkla söyleyebilirim." - İstanbul

     

Sayfayı Paylaş