1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Mekteb-i Mülkiye- Siyasal Bilgiler Fakültesi

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 4 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL

    [​IMG]
    Mekteb-i Mülkiye- Siyasal Bilgiler Fakültesi

    Mülkiye mektebi ya da Mekteb-i Mülkiye veya kısaca Mülkiye Siyasal Bilgiler Fakültesinin eski adıdır. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde asker olmayan memur sınıfını yetiştirme amacıyla açılmış okullara verilen isimdir.
    İstanbul’da 1859’da (Abdülmecit devrinde) iki yıllık orta dereceli bir kurum olarak kurulan ilk Mülkiye Mektebi, 1877’de yüksekokul, 1915’te Darülfünun’un’un bir şubesi haline gelmiş; cumhuriyet devrinde Ankara’ya taşınmıştır ve günümüzde, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne dönüşmüş olarak eğitimi sürdürür.

    Tarihçe

    Osmanlı Devleti'nde ilk Mekteb-i Mülkiye; kaymakam, müdür gibi devletin idârî kademelerinde görev alacak kimseleri yetiştirmek maksadıyla, İstanbul’da Fatih semtinde, “Ticarethane” denen yerde kuruldu. Okulun resmi adı “Mekteb-i Fünun-u Mülkiye” idi[. 12 Şubat 1859 tarihinde Sadrazam Âli Paşa ve hükümet üyelerinin katılımıyla açılışı gerçekleşti. Maarif-i Umumiye Nezareti’ne bağlı bir okul olarak açılmıştı. Öğrenim süresi iki yıl idi. 18-36 yaş arasında öğrenci kabul edilen okula sınavla girilirdi. Kâtip olarak çalışanlara tahsilleri süresince işlerinden maaşlı izin verilmekteydi.
    İlk yıl 50 öğrenci alması kararlaştırılan okulun ilk müdürü “Cemal Bey” oldu. Cemal Bey’in bir yıllık müdürlüğünün ardından 1877’ye kadar Müderris Hilmi Efendi müdürlük yaptı. Kabul edilen öğrenci sayısı 1864’te 100’e çıkarıldı.
    Okul, ilk mezunlarını 1861’de verdi. İki yıl önce 50 kişinin alındığı okuldan 33 kişi mezun olmuştu . Okul birincisi olan Çeşmeli Mehmet Sırrı Efendi kendi tercihiyle Preveze Kazası Müdürü olarak tayin edildi ve ilk mülkiyeli idare amiri olarak tarihe geçti. O yıl yayımlanan bir irade ile bundan böyle kaza müdürlüklerine ve liva kaymakamlıklarına Mekteb-i Mülkiye mezunu olmayanların alınmayacağı duyuruldu. Ancak mülkiye mezunlarının birdenbire kaymakam yapılmaları da uygun bulunmadığından kadrolar boşaldıkça kaza müdürü olarak görevlendirilmeleri v e zamanla terfi ettirilmeleri kararlaştırıldı.
    Okul, 1862’de Ticarethane’den başka bir daireye; 1864’te Fatih’teki "Nuri Efendi Konağı"’na taşındı. 1865 yılında çıkan yangında konak yanınca Vefa’daki bir konağa taşındı.
    Mülkiye Mektebi’nin bir şubesi 1866’da Bosna’da Mithat Paşa tarafından açıldı.
    Okul ilk açıldığı sırada öğretim programlarında kültür ve meslek dersleri (kanunlar ve iktisat dersleri) vardı. Okutulan dersler arasında bulunan Ekonomi Politik, İdare Hukuku, Devletler Hukuku ve Ceza Hukuku; o zamana kadar hiçbir Osmanlı mektebinde okutulmamış ilk defa mülkiye mektebinin programına konulmuş derslerdi. Derslere iki senenin yeterli gelmediği görülünce okulun öğrenim süresi 1867’deüç, 1868’de dört yıla çıkarıldı.

    Yüksek mektep haline gelmesi

    1877’de hazırlanan "Mekteb-i Mülkiye Nizamnamesi" ile okul 3 yıl idadi (lise), iki yıl âli (yüksek) olmak üzere beş yıllık bir okul haline geldi. Müşir Ali Nizamî Paşa “Mektep Nazırlığı”’na getirildi; açılan sınav sonucu birinci sınıfa (idadi kısmına) 50 kişi, ve 4. sınıfa (okulun âli kısmına) 13 öğrenci kabul edildi; okul Eminönü’deki eski Maarif Nezareti binasına taşındı ve 1908’e kadar orada kaldı (Binada halen İstanbul Kız Lisesi bulunmaktadır).
    1878’de “mektep nazırı” ünvanı “mektep müdürlüğü”ne çevrildi ve bu göreve atanan Abdurrahman Şeref Efendi, mektep müdürlüğünü 1895’e kadar sürdürdü. Abdurrahman Şeref Efendi’nin, Galatasaray Sultanisi müdürlüğüne getirilmesi üzerine yerine gelen Hacı Recai Bey Meşrutiyet’in İlanı ile emekli edilinceye kadar geçen 14 sene boyunca okulun müdürlüğünü sürdürdü. Recaizade Ekrem Bey, Tarihçi Murat Bey (Mizancı) bu dönemde okula öğretmenlik yapan ünlü isimlerdendir.
    Sultan II. Abdülhamit saltanat sürdüğü bu dönemde padişah, talebeleri çalışmaya teşvik etmek için, Mekteb-i Mülkiyeyi birincilikle bitireni saraya kâtip olarak alırdı.
    1883’te okula yatılı kısım eklendi; yatılı kısım 1902’de kaldırıldı.
    1883’te ayrıca okulun bünyesinde Fransızca öğreten bir Lisan Mektebi açıldı. Hariciye Nezareti’ne bağlı olan Lisan Mektebi’nin idaresi Mülkiye Mektebi’ne ait idi.
    1892’de yeni bir düzenleme ile okulun idadi kısmının öğrenim süresi dört yıla, âli kısmının öğrenim süresi üç yıla çıkarıldı. Mektepte kendi iktidarına karşı olan “hürriyet” taraftarı gençlerin yetiştiğinden şüphelenen padişahın isteği üzerine pozitif derslerin azaltılıp, din derslerinin sayısı arttırıldı.
    Artık ülke çapındaki idadilerden Mülkiye’ye yeterli sayıda öğrenci yetiştiği için 1900 yılında okulun idadi kısmı lağvedildi ve sadece bir yüksekokul haline geldi. İdadi kısım Mercan’daki binaya yerleşerek “Mercan İdadisi” adını aldı. 1900 yılında Dârülfünûn’un İlahiyat, Edebiyat, Riyâziyât (Matematik), Tabakat (Jeoloji) şubeleri (fakülteleri) Mülkiye Mektebi'nin çatısı altında öğrenime başladı.

    Meşrutiyetin İlanı ile gerçekleşen değişiklikler

    Meşrutiyetin ilan edilmesiyle okulun resmi ismi olan “Mekteb-i Şahane”, “Mekteb-i Mülkiye” olarak değiştirildi . Müdürlüğe getirilen Mehmet Celal Bey, okulun derslerinde düzenleme yaptı; dini derslerin ağırlıkta olduğu programın yerine pozitif derslerin ağırlıkta olduğu bir program getirdi. İmtihatnla her yıl okula 40 öğrenci alınırken o yıl 413 öğrenci alındı. Dönemin özgürlükçü atmosferinden yararlarnarak İstanbul’daki mezunlar "Mekteb-i Mülkiye Mezunları İttihat ve Teavün Cemiyeti"’ni, öğrenciler ise "Müdavimin-i Mülkiye Cemiyeti"'ni kurdular.

    Darülfünun şubesi haline gelmesi

    1900 yılında Dârülfünûn’un dört şubesi Mülkiye Mektebi'nin çatısı altında açılmıştı. 1909 yılında yapılan düzenleme ile Mülkiye, Dârülfünûnun bir fakültesi durumuna geldi ve Dâarülfünûn’un diğer şubeleri ile beraber Beyazıt’ta"Zeynep Hanım Konağı"’na taşındı. Mülkiye, 1912’de ise diğer şubelerden ayrılarak Cağaloğlu’ndaki "Hasan Fehmi Paşa Konağı"’na taşındı. Bu konak, okulun ilk müstakil binasıydı. 1914’te okul yeniden yatılı öğrenci kabul etmeye başladı.

    Bu dönemde Rakım Bey (1909-1911) ve Mehmet Hikmet Bey (1911-1915) okulda müdür olarak görev yaptılar.

    Okulun kapanması

    56 yıl boyunca öğrenime devam eden okul 24 Ağustos 1915’te kapatıldı, I. Dünya Savaşı boyunca kapalı kaldı. Kapatılma nedenleri arasında savaş nedeniyle bütçede tasarrufa gidilmek istenmesi; Mülkiye’deki ders programının Darülfünun’un Hukuk Mektebi’nde daha kuvvetli okutulduğu görüşünün mebus ve nazırlar arasında yaygın olması ve uzun süre Sultan II. Abdülhamit’in himayesinde bulunduğu için Meşrutiyet devri mebus ve nazırları arasında okula karşı aleyhtarlık bulunması gösterilir.

    Okulun yeniden açılması

    Savaşın son yılında devrin sadrazamı ve dahiliye nazırı Talat Paşa’nın isteği üzerine “Mekteb-i Mülkiye’nin Yeniden Tesisi” hakkında bir kanun teklifi hazırlanıp mecliste kabul edildi. Böylece okul, Dahiliye nezaretine bağlı, yatılı ve 3 senelik bir okul olarak yeniden açıldı; 1920’de Maarif Mezareti’ne bağlandı. Devrin padişahı Vahdettin’in himayesine giren okul, “Mekteb-i Mülkiye-i Şahane” adını aldı.
    Mülkiye artık her yıl 30 öğrencinin sınavla kabul edildiği parasız bir öğrenim kurumu idi. İstanbul Sultanisi müdürü Hüseyin Nazım Bey, okul müdürlüğüne getirildi. Okul binası, Yıldız Sarayı’ndaki Yaveran Dairesi’nin bir bölümü idi. 1919’da okul Fındıklı/Kabataş’taki "Ethem Paşa Konağı"’na; işgal güçleri bu binaya el koyunca Sineklibakkal’da bir binaya taşındı. İstanbul’un işgal altında olduğu bu dönemde okulun bir öğrencisi (Cemal Ethem Bey) tarafından daha sonra “Mülkiye Marşı” olacak bir şiir yazıldı. Şiiri Musa Süreyya Bey besteledi. Okul 1925’e kadar birkaç kere daha farklı binalara taşındı ve nihayet 1925 yılında Yıldız’daki Yaveran Dairesi’ne taşındı. Ankara’ya gidene kadar okul hep bu binada eğitimi sürdürdü.

    Ankara’ya Taşınma

    “Ankara’da Yaptırılacak Mülkiye Mektebi Hakkında Kanun” 1935 Haziran’ında Resmi Gazete’de yayımlandı. İnşaat, Cebeci ‘de başladı. Yapının mimarı, Avusturya kökenli İsviçreli mimar, kent plancı ve eğitimci olan Ernst Arnold Egli’ye yaptırılan bina, 1936 yılının Ekim ayında okul müdürlüğüne teslim edildi.
    5 Kasım 1936’da okulun öğrencileri şehir bandosu eşliğinde Ayaspaşa’dan Taksim’e yürüdüler ve Haydarpaşa Garı’ndan kalkan özel bir trenle Ankara’ya hareket ettiler. Ertesi gün Ankara Garı’ndan Muhafız Alayı Bandosu eşliğinde Ulus’a yürüyüş yapıldı; korteji hükümet ve meclis adına TBMM Başkanı Mustafa Abdülhalik Renda karşıladı. Törenin ardından Mülkiye, Cebeci’deki binasına yerleşti.
    Okulun adı 4 Aralık 1938’de “Siyasal Bilgiler Okulu” olarak değişti. 1950’de Siyasal Bilgiler Fakültesi adı ile Ankara Üniversitesi’ne katıldı.

    1960 olayları

    29 Nisan 1960’da bir çok öğrenci ve öğretim üyesinin yaralanması, fakülte binasının hasar görmesine yol açan öğrenci gösterileri üzerine 30 Nisan günü “süresiz” olarak kapatılan okul; 30 Mayıs 1960’ta yeniden eğitime açıldı
     

Sayfayı Paylaş