1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Memlükler (1250-1517)

Konusu 'Genel Türk Tarihi' forumundadır ve Çirkin Kral tarafından 23 Eylül 2006 başlatılmıştır.

  1. Çirkin Kral

    Çirkin Kral Forum Tutkunu

    Katılım:
    4 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.948
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    1.880
    Meslek:
    Gümrükçü
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    62 ÇTL
    Memlûk kelime manasıyla beyaz köle demektir. Ancak bu söz zamanla bir terimi ifade eder olmuştur. Savaş esiri veya satın alınanların oluşturduğu hükümdarın muhafız birliklerine bu isim verilmiştir. İlk defa Abbasi halifeleri Türk asıllı Memlûkleri kullanmış, zamanla bunlar güçlenerek kendi devletlerini kurmuşlardır. Mısır'da kurulan Tolunoğulları ve Ihşidîler böyle ortaya çıkmışlardır.

    İşte Mısır' da kurulan Memlûk Devleti'nin kurucusu İzzettin Aybeg de, Memlûk adı verilen askerî komutanlardan biriydi. Eyyûbîlerin son hükümdarı ölünce tahta, karısı Şecerüddür geçmişti. Ancak bu durum hoş karşılanmadığından komutanlardan İzzettin Aybeg ile evlendi. Ordu, İzzettin Aybeg'i sultan ilân etti. Böylece Eyyûbî hanedanına son verilmiş oluyordu (1250).Memlûkler, Haçlıları ve o zamana kadar yenilemeyen Moğolları durdurarak İslâm dünyasının koruyuculuğunu üstlenmişlerdir.

    Aybeg'den sonra tahta çıkan Kotuz, Moğol-Ermeni ve Haçlı müttefik ordusunu Ayn-Câllûd Savaşı'nda bozguna uğratmıştır (1260). Bir Kıpçak Türk'ü olan Baybars, Suriye'yi Haçlılardan kurtarmış, Moğollara karşı başarılar kazanmıştır. Moğolların Abbasi halifesini öldürmesi üzerine, aynı aileden birini halife ilân ederek , halifeliği Mısır'a taşımıştır. Döneminin en güçlü devleti hâline gelen Memlûklar arasında zamanla iç çekişmeler başlamış ve bu durumdan faydalanan Çerkes kölemenleri devleti ele geçirmiştir (1382). Nitekim Yavuz Sultan Selim, Mısır'ı alarak bu devletin varlığına son vermiştir (1517).
    __________________
     
  2. Girayhan

    Girayhan Uzman

    Katılım:
    12 Şubat 2007
    Mesajlar:
    936
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    21 ÇTL
    çok güzel sağol
     
  3. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.183
    Beğenileri:
    4.780
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    377 ÇTL
    Memlûkler (Arapça: مملوك mamlūk, çoğ: مماليك mamālīk), İslam dünyasındaki hükümdara bağlı köle sınıf kökenli askerler. Memlûkler bir nevi profesyonel asker olarak İslam toplumuna girmişler ve zamanla güçlenerek iktidarı ele geçirebilecek bir konuma dahi gelen oligarşik bir topluluk olmuşlardır.
    Kelimenin kökeni, Arapça'nın kökü "m-l-k" olup "abd" ve "cariye" gibi köle manasına gelen kelimelerden erkek kölesine tekabül eden kelimedendir. Genelde Mamlûk kelimesi 9. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar İslam dünyasında faaliyeti göstermiş beyaz köle kökenli askerler için kullanılmıştır. Memlûk kelimesi, genç hizmetkâr, azat edilmiş köle, delikanlı ve efendisine bağlı muhafız anlamları da taşır.

    Memlûkler'ın çoğu Kıpçaklar başta olmak üzere Türk halkları ile Çerkesler başta olmak üzere Kuzey Kafkasyalılardan ibaretti. Ancak Moğol, Kürt, Ermeni, Gürcü, Rum ve Slav memlûkleri de mevcuttu. Beyaz tenli olmayanların Memlûk olma şansı yoktu. Habeş, Batı Afrikalı, Hint ve diğer benzerleri, Memlûk hiyerarşisine ancak hadımlık (haremağalık) yoluyla girmişlerdir. Bunlar da Memlûk toplumunun bir kısmını oluşturmuşlardır.


    Memlûklerin Diğer Kölelerden Farklılıkları

    Memlûk adayları köle olarak satın alınırlardı. Fakat, hem satın alanlar, hem de satanlar ile bu satışa konu olan kişiler bilirlerdi ki, askeri okul eğitiminden sonra, mevcut kölelik statüsü değişecektir. Böylece Memlûkler, ileride kaderlerini çizebiliyorlardı. Oysa, diğer kölelerin özgürlüklerini elde etme konusunda kesin bir şansları yoktu. Onların özgürleüklerini kazanmaları için efendilerinin ya onları azat etmesi ya da yakınlarının onları bularak fidye ödemesi gerekiyordu.

    İkinci olarak, askeri okula katılan Memlûk adayı köleler, diğer köleler gibi olmusuz barınma ve beslenme koşullarıyla karşılaşmazlardı. Memlûk adaylarından ileride usta bir asker olmaları beklenildiği için, ihtiyaçları ideal koşullarda karşılanmaktaydı.Üçüncü olarak, toplumsal statü bakımından köleler, özgürlükten yoksun olarak, her türlü ağır işlerde çalıştırılırlardı. Toplumda hor ve hakir görülen, pazarlarda ikinci sınıf insanlar olarak alınıp satılabilen insanlar olarak algılanırlardı. Memlûk adayı köleler de başlangıçta böyle pazarlarda alınıp satılsa da, Memlûk adayı olarak yetiştirildikten sonra azat ediliyordu. Memlûk sistemine giren bir Memlûk, sosyal statü bakımından en üst sınıfta yer alıyordu.Oysa, köleler, toplumun en alt sınıfında bulunuyorlardı.

    Dördüncü olarak, Memlûkler hukuk bakımından da kölelerden üstünlerdi. Özgür bir fert olarak hareket eden Memlûk, kendi iradesiyle evlenebilirdi. Fakat, köle statüsünde olanlar için bu durum, efendisinin izniyle mümkündü. Bir Memlûkün çocuğu hür doğarken, kölenin çocuğu da köle olarak doğmaktaydı. Beşinci olarak Memlûklerin mülk edinebilme hakkı varken, kölelerin böyle bir hakkı yoktu. Son olarak, kanun önünde de Memlûklerin üstünlüğü bulunmaktaydı.

    Tarihte Memlûkler tarafından kurulmuş devlet olarak şunlar sayılabilmektedir:

    Akşitler (Abbasiler'in memlûklerinden)
    Tolunoğulları (Abbasiler'in memlûklerinden)
    Gazneliler (Samaniler'in memlûklerinden)
    Harezmşahlar (Selçuklular'ın memlûklerinden)
    Köle Hanedanı (Delhi Sultanlığı'nın ilki)
    Mısır Memlûk Hanedanları (Eyyubiler'in memlûklerinden)


    Kaynak: Vikipedi
     

Sayfayı Paylaş