1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Mevsim ki Eylül...

Konusu 'Şiir' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 12 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.092
    Beğenileri:
    4.415
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    794 ÇTL
    Mevsim ki Eylül


    [​IMG]

    Bu gece bir feryadın üzerini çiziyorum


    Bütün köprülerde bıraktığım sen


    Uçurum kenarı düşüncelerim


    Yeltendiğim onca intihar


    Gözkapaklarımda acının ağırlığı


    Ve bitmez tükenmez bu yol..



    -sana yeşillenen bütün dallarımı buduyorum-



    Çorak, fakir bir tarlada eskitiyorum düşlerimi


    Kahverengi teninde üşüyor gözyaşlarım


    Hasretinin bereketini yağdırıyorum toprağa


    Bütün bulutlardan kızıl bir gün doğuruyorum


    Şafağı eskimiş bekleyişlerimi nadasa terk ediyorum


    Sen acıyı yaşarken ben..!



    -ucuz kelimelerden koca bir roman yazıyorum-



    Bu gece, içkim, sigaram sen


    Eğildiğim bu tahta masada


    Alnımın tam ortasında yedinci çizgi, sen


    Kaderi izmaritimde söndürüp


    Dudak izlerimden dudağını siliyorum


    Solgun yüzümde eskiyor gülüşün


    -bütün aynalardan resmini kazıyorum-



    Bu cehennem, bu iblis savaşında ben


    Kolsuz bir çocuğun bakışı gibiyim


    Eksik küfürlerim dilimle savaşır


    Balçıkla sıvanmış koca bir geçmiş


    Kuruyunca dökülür gövdemden


    Sen gonca da gül, ben arsız diken



    - her şey hatıralara kuruyunca yakışır-



    Bu gece, zeytin ağaçlarında kısaldı ömrüm


    Sert toynaklarıyla bir tay geçti sol yanımdan


    Ömrü fırtına bir çınarda kırdım dallarımı


    Yosunlarıyla ürkek nehirler aktı gözlerimden


    Çelik beyazına aşina sırtımı döndüm gidişine


    Kaçak gecelere eğdim başımı


    Dizlerim asfaltın keskin dişlerinde kanadı





    -kestim, sensiz yaşamanın ağır faturasını-



    Bir dirhem çarpıntıdır bıraktığın açık kapı


    Usulca geceme sızan ay ışığı


    Veya gözleriyle seni bana getiren kedi


    Islık çalan kimsesiz istasyon


    Raylarla çiftleşen zina dölü trenler


    Ucuz sandallara çarpan nazlı dalgalar


    Boşuna bekleyişlerin yorgun kollarını taşıyan balkonlar



    Bu gece bir feryadın üzerini çiziyorum


    Etimde yara iltihabını akıtıyorum dudağımdan


    Zehrinle cürümünü işliyorum ömrümün


    Affedilmeyecek beyazını siliyorum şakağımdan


    Anlık merhametini kurşunluyorum sevdanın


    -geride bir hazan, mevsim ki Eylül, o da senin-

    Alıntı
     

Sayfayı Paylaş