1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Mihrimah (Güneş + Ay)

Konusu 'Hikayeler / Efsaneler' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 4 Haziran 2010 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Büyük Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın ve büyük aşk'ı Hürrem Sultan'ın bir kız çocukları gelir Dünyaya.
    Efsane bir aşk'ın meyvesidir bu çocuk ve bu yüzden belki efsane aşkların en emeline nail olanına, en masalsı olanına ithafen ismi Mihrimah konur. Mihr-ü Mah Farsça da “Güneş + Ay” demektir.
    Zaman hızla geçmiş Mihrimah Sultan büyümüş 17 yaşına gelmiştir ki o zamanlar için evlendirilmesi uygun olan bir yaştadır. İki talibi olur, biri diyarbakır valisi Rüstem Paşa'dır, diğeri ise saray'ın baş mimarı Mimar Sinan…
    Padişah biricik kızını Rüstem Paşa ile evlendirir. Sinan evlidir ve 50 yşındadır ama bilinen odur ki Mihrimah Sultan'a deliler gibi aşıktır. Mimar Sinan o derece derin bir tutku ile aşık olduğu Mihrimah Sultan'a kavuşamamıştır, fakat o'na olan aşkını olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmıştır.
    İstanbul'un en güzel yerlerinden birine, Üsküdar'a, Mihrimah Sultan adına bir cami yapması istenir kendisinden. 1540 yılında inşa etmeye başladığı cami'yi 1548 yılında tamamlar. Cami inşa edilirken bir yandan kendi aşkını anlatır hiç şüphesiz ve eserine sanki “eteklerini giymiş bir kadın” ın dış-çizgilerini verir.
    Bahsi geçen bu cami 2 Minareli olup, padişah fermanı ile yaptırılan bir eserdir, ama Sinan'ın söyleyecekleri bununla bitmemiş olacak ki…
    Bu eserden 14 yıl sonra o güne kadar ilk defa, padişah fermanı olmaksızın, Edirnekapı'da surların yakınına, pek kimsenin ilgilenmediği ıssız, yalnız ama İstanbul'un en yüksek tepesi olan bir yere, sanki aşkının gizli, ıssız ve yalnızlığını ama bir o kadar büyüklüğünü haykırmak istermişcesine ikinci bir eser yapmaya koyulur… Mihrimah Sultan'a.
    Derler ki; cami Mihrimah Sultan'ın o duru, gösterişsiz ve bir o kadar asil güzelliğine istinaden küçücüktür ve sadece 38 mt bir minareye sahiptir. Bir adet incecik kubbesinin üzerindeki 161 pencere ise iç güzelliğinin ne kadar aydınlık ve berrak olduğunu temsil eder; bu sayede gün ışığının her köşede adeta dans ettiği kadınsı edalı.
    (O tarihte bu açıklıktaki ve bu kalınlıktaki bir kubbeye o kadar pencere, dünya üzerinde sadece Mimar Sinan tarafından yapılabilirdi. )
    Cami içindeki sarkıtlar ve minare kenarlarındaki upuzun işlemelerde de Mihrimah Sultan'ın o güzel ayak topuklarını döven,upuzun saçları tasvir edilmiştir. Ve yine denir ki, Mihrimah Sultan'ın toplumdaki konumu iki minareli cami yaptırmaya yetmesine rağmen, yalnızlığını simgelemesi anlamında tek minareli yapılmıştır bu cami.
    Ama Sinan aşk'ını öyle sihirli bir tılsımla mühürlemiştir ki, bu sırra erene aşkolsun! Şaşırmamak,o sevdaların naifliğine imrenmemek elde değil. Sinan Usta'nın aşk'ının vesikasıdır sanki…
    İki caminin de yerleri özenle seçilmiştir: Güneşin doğum ve batım yerleri tespit edilerek yapılmış camilerdir.
    Edirnekapı'daki Mihrimah Sultan Camii'ni ve Üsküdar'daki Mihrimah Camii'ni aynı anda görebileceğiniz bir yer seçin. Günbatımında (elbette, yılın sadece bir gününde ki, o gün 21 Mart (AyTakvimi ile Mart 9′u) günüdür; yani gece ile gündüzün uzunluğunun birbirine eşit olduğu gündür. Ve tabii daha ilginç yanı, o günün Mihrimah Sultan'ın doğum günü olmasıdır! Mihrimah Sultan bir Nevruz günü doğmuştur.
    Göreceğiniz muhteşem manzara şudur: Edirnekapı Camii'nin tek minaresinin arkasından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, Üsküdar'daki camiin minareleri arasından ay doğar!
    Mihr ü Mah = Güneş ve Ay
    Bu nasıl bir hesaplamadır, nasıl bir hesaplaşmadır, nasıl bir güzellik anlayışıdır?
    AŞKOLSUN!
     
  2. GöLGe

    GöLGe Uzman

    Katılım:
    18 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.170
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    ÖĞRETMEN
    Yer:
    KaYSeRi-BaTMaN
    Banka:
    1 ÇTL
    ben bu paylaşım için çok çok teşekkür ediyorum...
     
  3. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Bende çok çok teşekkür ederim yorumun için :)
     
  4. İLkİm*
    Avare

    İLkİm* MaviKuş ~ Özel üye

    Katılım:
    22 Kasım 2009
    Mesajlar:
    3.474
    Beğenileri:
    153
    Ödül Puanları:
    3.480
    Banka:
    136 ÇTL
    gerçekten çok güzel..hiç bilmiyordum..paylaşım için teşekkürler zeynocum :)
     
  5. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Ni demek esas ben teşekkür ederim cnm :)
     

Sayfayı Paylaş