1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Mimar Sİnan Görmesin!!!

Konusu 'İl İl Türkiye' forumundadır ve Kassandra tarafından 30 Mart 2008 başlatılmıştır.

  1. Kassandra

    Kassandra Usta

    Katılım:
    11 Eylül 2007
    Mesajlar:
    645
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    sıfatsız zamirsiz zarfsız....
    Yer:
    kendimi arıyorken olmaktan korktuğum yerdeyim evde
    Banka:
    25 ÇTL
    Tarihi Mirasımızı “Çöp”e Attık

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]


    Kılıç Ali Paşa Külliyesi’nin bir parçası olarak inşa edilen tarihî hamam, zamanında Tophane’deki leventlere hizmet ediyordu. 2007 yılına harap durumda giren hamam, planlanan bir onarım öncesinde kapalıdır. Ecdadımızdan kalan bu yapının duvarlarında yazılan tek kelime ise (ÇÖP) her şeyi özetliyor...

    Ayasofya’nın geliştirilmiş modeli Mimar Sinan’ın kalfalık eseri Kılıç Ali Paşa Camii’nde bulunan medrese ve hamam çürümeye terk edilmiş...

    Osmanlı’dan yadigâr kalan eserler bir bir yok oluyor. Ayakta kalmaya çalışan eserleri ise kağıt toplayıcıları ve evsizler kullanıyor... Tophane’de bulunan Kılıç Ali Paşa Camii, Külliyesi ve Hamamı Mimar Sinan’ın ender eserlerinden. Bir nevi Ayasofya’nın geliştirilmiş modeli. İlginç mimarisi ile nadir sanat eserlerinden bir tanesi. Caminin altında (güya ‘modern’ tarzda) şekilsiz sıra sıra dükkanlar dizili. Kılıç Ali Paşa Medresesi’nin durumu ise tam bir fecaat! Medresenin etrafı çöplük, içi ise atık deposu gibi kullanılıyor. Kağıt toplayıcıların uğrak mekanı olmuş. Duvarlarından ve kubbelerinden otlar yaban otları hatta ağaçlar çıkmış. Bakımsızlıktan yıkılmak üzere. Kılıç Ali Paşa Hamamı da medrese ile aynı kaderi paylaşıyor. İki tarihi yapının duvarlarında tek kelime yazıyor: ÇÖP!




    Kılıç Ali Paşa’nın Planı
    1580’de Mimar Sinan tarafından yapılan külliyenin camisi 4 fil ayağı üzerine oturan 2 yarım kubbesi ve pandantifli bir ana kubbeyle örtülüdür. Planı Ayasofya’ya benzer. Mihrabında İznik çinileri bulunur. Caminin arkasında yer alan hazirede Kılıç Ali Paşa Türbesi ile denizcilere ait değişik mezar taşları bulunur. Caminin hemen yanında 1583 tarihli Kılıç Ali Paşa Hamamı, Cami ile Hamam arasında artık kullanılmayan bir medrese binası bulunuyor. İtalyan kökenli devşirme Kılıç Ali Paşa’nın Galata Surları’nın hemen dibinde Ayasofya’dan esinlenerek yaptırdığı cuma camisi Mimar Sinan’ın günümüze çok iyi durumda ulaşmış eserlerindendir. Yapının Ayasofya’ya olan kötü şöhretli benzerliği kimi yazarlarca Paşa’nın geçmişi ile ya da caminin gayrimüslim mahallesi Galata’nın önünde oluşturduğu gösterişle ilişkilendirilir. Her şekilde, bu büyük boyutlu cami, Ayasofya’ya göndermeler yapan ayrıntıları, sıra dışı planı ve zengin mermer işçilikli haziresi ile etkiliyici bir mimari şölendir. Avlusu gündüzleri açıktır, ancak caminin içine girebilmek için namaz vakitlerini beklemek gerekir. Üst rütbeli Osmanlı deniz subaylarının yattığı caminin haziresi dışarıdan görülebilse de ziyarete kapalıdır. Ancak camiinin avlusu dibinde yapılan şekilsiz dükkanlar tarihi eseri yıpratmaktadır. Kılıç Ali Paşa ve çevresindeki eserler, külliye türbe, sebil, cami, medrese ve hamamdan oluşuyor.

    Türbe Ziyarete Bile Kapalı
    Kılıç Ali Paşa’ya ait özgün durumunda deniz kıyısında olan türbe, planıyla sıra dışı bir eser. Giriş revağı dışarı çıkma yapmak yerine içeri çekilmiş, klasik dönem için istisnai bir planlamaya gidilmiş. İç müştemilatından ya da süslemelerinden bugüne hiçbir şey ulaşamamıştır. Ziyarete kapalıdır, caminin avlu duvarlarının dışından görülebiliyor. İçine girebilmek için Türbeler ve Müzeler Müdürlüğü’nden yazılı izin almak gerekiyor.

    Bir Zamanlar İlim İrfan Yuvasıydı
    Kılıç Ali Paşa Medresesi’nin durumu da yürek parçalıyor. Medresenin etrafı çöplük, içi atık deposu gibi kullanılıyor. Kağıt toplayıcıların uğrak mekanı olmuş. Duvarlarından ve kubbelerinden otlar yaban otları hatta ağaçlar çıkmış. Bakımsızlıktan yıkılmak üzere. Oysa atalarımız yapıyı binbir emekle inşa etmişti.

    Nusretiye Camii alarm veriyor
    19. yüzyıl’da Tophane’de yapılan ve süslemeleriyle âdeta bir köşkü andıran Nusretiye Camii, görenleri kendine hayran bırakır. İlk olarak III. Selim tarafından inşa edilen eser, II. Mahmut tarafından yangın sebebiyle onarıldı. Yeni dönemde adı Nusretiye kondu. Tek kubbeli, iki minarelidir. Minareler çok ince ve yüzeyi olukludur. Cami döşemesi mermerdir. Camii sebilindeki altın yazmalı kitabeler ‘kararmış”, caminin ve sebilin duvarları ise çatlaklarla dolu.
     
  2. Blue_Girl_95

    Blue_Girl_95 Katılımcı

    Katılım:
    13 Nisan 2008
    Mesajlar:
    120
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    Student:D öğrenci
    Yer:
    Sessiz ve sensiz sokaklar
    Banka:
    0 ÇTL
    bencede görmesin yazık olur
     

Sayfayı Paylaş