1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Mimaride Gotik Sanatı Nedir?

Konusu 'Mimari ve İç Dekorasyon' forumundadır ve Papatya tarafından 14 Mart 2013 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL


    Gotik kavramı sanatla ilgili bir kavram olmakla beraber, sanat anlayışı ve yazı şekli olarak da kullanılmaktadır. Gotik yazı şekilleri, genellikle Almanlar tarafından kullanılır. Gotik sanatı, tarihi dönemler çerçevesinde incelendiğinde bu sanat 12. Yüzyılda ortaya çıkmıştır. Bu dönemde var olan ” Romantik Sanatı ” değişime uğramış ve ” Gotik sanatı” bu nedenle Latin sanatına tepki olarak meydana çıkmıştır. Bu sanat, aynı zamanda Avrupa tarihinde oldukça ünlü olan Rönesans dönemini başlatan akımdır.

    Gotik sanatı, çıktığı dönemlerde ilk olarak mimaride kendini göstermiştir. Bu yeni mimari anlayışı aynı anda bütün Avrupa’da kendini göstermiş ve hızla yayılmaya devam etmiştir. Gotik sanatı, görüldüğü ülkelerde ülkelerin zevk ve isteklerine göre değişikliklere uğramıştır. Öyle ki İspanya’da bu sanat, Arap motifleriyle birleşmiş ve yeni bir üslup olan mudejar üslubu bu ülke de doğmuştur. İngiltere’de Gotik sanatındaki değişmeler ise, sütunların çoğalması ve kubbe altında sütunları ortaya çıkan dikey üslup olarak kendini göstermiştir. İtalya’da ise, gotik sanatı pek tutulmamıştır.

    Özellikle mimaride kullanılan gotik sanatının gelişimi ve sürdürülmesi, Avrupa’da 16. Yüzyılın başına kadarki döneme kadar sürmüştür. Gotik sanatının uygulama yöntemi ise, bu sanatı uygulayan ve bu sanatla yapılar inşa eden gotik mimarları, ilk önce ağırlıkla ilgili çalışmalar yapmışlardır. Ağırlığın itme kuvveti ve hangi yönde olduğu tespit edildikten sonra, ağırlıktaki baskı gotik mimarları tarafından fil ayaklarına ve kemerlere aktarılmıştır. Bu uygulamayla, yapının ağırlığı dengeye bağlanmıştır. Mimari yapılardaki duvarlara, vitray tekniğiyle çeşitli süslemeler yapılmıştır. Vitray ve Cam, zamanla gotik sanatının önemli karakteristik özelliklerinden biri olmayı başarmıştır.

    Gotik sanatının özellikleri incelenecek olunursa, bu sanat tarzıyla yapılan mimari yapılar en önemli özelliği, bu yapıların sivri olmasıdır. Özellikle Roma mimarisinde, kubbelerde sivri ve birbirlerini kesen kemerler oldukça fazla kullanılmıştır. Bu tarzda yapılan mimari yapıların bir diğer önemli özelliği ise, bu tür yapılarda çok fazla pencere kullanılmıştır ve pencere camları renkli yapıdadır. Çatılarda yer alan ve oku andıran kulelerde, bu sanattaki bir diğer önemli özelliği oluşturur.

    Gotik sanatı en çok mimaride kullanılmakla birlikte, bu sanat aynı zamanda resim, gündelik eşya, süs ve heykelcilikte de kendini göstermiştir. Gotik tarzda yapılan heykeller, daha çok kiliselerin duvarlarında kendilerinde yer edinmişlerdir. Bu tarzda yapılan heykeller, Hıristiyanlıktaki ilk dönemlerdeki bir özelliği anımsatmaktadır. Sanatçılar gotik tarzıyla heykeller yaparken, inanç sahibi kişilere görsel bir hediye sunmayı ön planda tutmuşlardır.

    Gotik sanatı, kendisini daha çok dini yapılarda kendini göstermeyi başarmıştır. Bu yapılar ise, katedral ve kilise gibi dini yapılardır. Gotik tarzı kullanarak yapılan bu tür yapılara en önemli örnekler ise, Notre Dame, Milano ve Köln Katedralleridir.

     

Sayfayı Paylaş