1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Yaklaşık 6 ay içinde forumda köklü değişimlerin olacağı bir sürümle karşınızda olacağız. Sistemi test etmek için aşağıdaki adresi kullanabilirsiniz.

http://www.degisim-sanat.com/_xf2/
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

"KIRMIZI" konulu resimler için anketimiz açıldı. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de ankete katılmaya davet ediyoruz...

Minicik Sözlük (C)

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 9 Ağustos 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.587
    Beğenileri:
    5.886
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.555 ÇTL
    C

    cadde: geniş yol.
    câh: makam.
    Câhız: ünlü bir edebiyatçı.
    câhid: din için savaşan.
    câhil: bilgisiz.
    câhilâne: bilgisizce.
    cahîm: cehennem.
    câil: yapan.
    câiz: dine uygun olan.
    câl: yapma, kılma.
    câlî: yapmacıktan.
    câlib: çekici.
    Calinos: eski bir filozof.
    Câmî: büyük bir âlim ve yazarı.
    câmi: toplayan.
    câmia: topluluk.
    câmid: cansız, donuk.
    câmidât: camidler, cansızlar.
    câmidiyet: cansızlık.
    câmiiyet: toplayıcılık.
    câmiülkelîm: zengin mânâlı söz.
    camus: manda.
    cân: hayat, ruh, gönül.
    cânân: sevgili.
    canavar: can alıcı.
    cânhıraş: tüyler ürpertici.
    cânî: cinayet işleyen.
    cânib: yön, taraf, yan.
    câniyâne: canicesine.
    cann: cinler.
    cansiperâne: canını verircesine.
    car: Arapçada bir edat.
    cârî: akan, yürüyen.
    câriye: esir kadın.
    câsus: ajan.
    câvid: devam eden.
    cây: değer, layık.
    caymak: kararından dönmek.
    câzib: çekici.
    câzibe: çekicilik.
    câzibedâr: çekici.
    câzibedarâne: çekici bir biçimde.
    câzibekârane: çekici biri gibi.
    cebâbire: zorbalar.
    cebânet: korkaklık.
    Cebbâr: istediğini mutlaka yaptıran Allah.
    cebbar: cebreden, zorba.
    cebbarâne: zorbaca.
    cebel: dağ.
    ceberût: zorla her istediğini yaptırabilme kudreti.
    ceberûtiyet: her dilediğini yaptırabilme kudreti.
    cebhe: cephe, alın, yön, yüz, savaş bölgesi.
    cebîn: korkak.
    cebir: zor, zorlama.
    cebr: cebir, zor, zorlama.
    Cebrâil: Peygamberimize vahiy getiren büyük bir melek.
    cebren: zorla.
    Cebrî: insan iradesini inkâr eden batıl bir mezhebe inanan kimse.
    cebrî: zorla, zorlamalı.
    Cebriye: insandaki iradeyi inkâr eden batıl bir mezhep.
    cedâvil: cedveller, kanallar, listeler.
    cedd: ata, dede.
    cedel: tartışma, münakaşa.
    cedîd: yeni.
    cedvel: liste, kanal, cetvel.
    cefâ: eziyet.
    cefâkâr: eziyet çeken.
    ceffelkalem: düşünmeksizin.
    cefne: büyük su kabı.
    cehâlât: cahillikler, bilgisizlikler.
    cehâlet: cahillik, bilgisizlik.
    cehâletperver: bilgisizliği seven.
    cehd: çaba, çabalama.
    cehele: cahiller, bilgisizler.
    cehennem: azgınların öldükten sonra gidecekleri ceza yeri.
    cehennemî: cehenneme özgü.
    cehennemnümun: cehennemi hatırlatan.
    cehil: bilgisizlik.
    cehl: bilgisizlik.
    cehlistân: bilgisizlik yeri.
    cehr: açıktan söyleme.
    cehren: açıktan.
    cehrî: açık sesle.
    cehûl: pek cahil.
    celâdet: ululara karşı gösterilen cesaret.
    Celâl: sonsuz azamet ve kibriya, büyüklük ve ululuk.
    celâldarâne: celâlli bir biçimde.
    celâlet: büyüklük, ululuk.
    celâlî: büyüklükle ilgili.
    celb: kendine çekme, getirtme.
    celbkârâne: kendine çekercesine.
    celbnâme: çağırma kağıdı.
    Celcelîtiye: Hazreti Ali radıyallahu anhın önemli bir eseri.
    celevât: cilveler, görünümler.
    celî: belli, açık.
    celîl: büyük, ulu.
    cellâd: ölüm cezası verilenleri öldüren kişi.
    celle: "yüce ve aziz oldu" mânâsında söylenir.
    celse: oturum.
    cem: toplama.
    cemaat: gayeleri bir olan topluluk.
    cemâd: cansız cisim.
    cemâdât: cansız cisimler.
    cemâdiyet: cansızlık, donukluk.
    cemâhir: cumhuriyetler.
    cemâl: güzellik.
    cemâlî: güzellikle ilgili.
    cemâlperest: güzelliğe düşkün.
    cemâlperverâne: güzelliği severcesine.
    cemel: deve
    cemî: bütün, hepsi.
    Cemîl: sonsuz güzel olan ve bütün güzelliklerin sahibi bulunan Allah.
    cemîl: güzel.
    cemîlâne: güzelce.
    cemîle: güzel olan.
    cemiyât: cemiyetler, toplumlar.
    cemiyet: toplum.
    cemiyyet: cemiyet, toplum, genişlik.
    cemm: çokluk.
    cemmigafir: ekseriyet, çoğunluk.
    cemre: ısı.
    cenâb: saygı sözü.
    cenâbet: cünüp.
    cenâh: kanat.
    cenâheyn: iki kanat.
    cenân: cennetler.
    cenaze: henüz gömülmeyen ölü.
    cendere: baskı aleti.
    cengâver: savaşçı.
    Cengiz: zâlim bir hükümdar.
    cenin: ana karnındaki çocuk.
    cenk: savaş.
    cennât: cennetler.
    cennet: inananların dünyadaki güzel amellerine mükafaten sonsuza kadar kalacakları güzellikler âlemi.
    cennetâsâ: cennet gibi.
    cennetmekân: yeri cennet olası.
    cennetmisâl: cennet gibi.
    cenûb: güney.
    cenûbî: güneydeki.
    cerâhat: irin, akıntı.
    cerâid: gazeteler.
    cerbeze: süslü sözlerle aldatma.
    Cercîs: büyük eziyetlerle şehit edilen bir peygamber.
    cereyân: akma, akım.
    cerh: yaralama, çürütme.
    cerhetmek: yaralamak, çürütmek.
    cerîde: gazete.
    cerîha: yara.
    cerr: para alma.
    cerrah: operatör.
    cerrâr: tedirgin edici davranışlarla para koparan.
    cesâmet: irilik.
    cesâret: yüreklilik, korkusuzluk.
    cesed: ceset, cansız vücut.
    cesîm: iri, kocaman.
    cessâs: casusluk eden.
    cesurâne: cesurca, korkusuzca.
    cevâb: cevap, soruya verilen karşılık.
    cevâben: cevap olarak.
    cevâbî: cevapla ilgili.
    cevâd: çok cömert.
    cevâhir: değerli taşlar.
    cevâmî: toplayıcı olan şeyler.
    cevâmid: cansızlar.
    cevâmiülkelîm: zengin mânâlı sözler.
    cevânib: yanlar, taraflar.
    cevârih: organlar.
    cevâsis: casuslar, ajanlar.
    cevaz: izin.
    cevelân: dolaşma.
    cevelangâh: dolaşma yeri.
    cevf: boşluk.
    cevher: öz, kıymetli taş, atom.
    cevherbahâ: mücevher gibi değerli.
    cevhere: tek cevher.
    cevherî: cevherle ilgili.
    cevir: eziyet.
    Cevşen: "zırh" mânâsında Peygamberimizin emsalsiz duası.
    Cevşenülkebîr: Peygamberimize vahiy ile gelen büyük bir dua.
    cevv: atmosfer.
    Cevvâd: sınırsız cömertlik sahibi Allah.
    cevvâl: pek hareketli.
    cevvifezâ: uzay.
    cevvihava: atmosfer.
    ceyb: cep.
    ceyş: asker, ordu.
    cezâ: suça karşılık verilen acı.
    cezâen: ceza olarak.
    cezâlet: sözde kelimelerin düzgün dizilişinden doğan güzellik.
    cezb: kendine çekme.
    cezbe: Allah sevgisiyle kendinden geçme hâli.
    cezbedarâne: Allah sevgisiyle kendinden geçercesine.
    cezbekârâne: cezbeye tutulmuşçasına.
    cezîre: ada, yarımada.
    Cezîretülarâb: Arap Yarımadası.
    cezm: kesin karar.
    cezmiyet: kesin kararlılık.
    cezrî: köklü.
    cibâl: dağlar.
    cibillî: yaradılıştan, mayadan, soydan.
    cibilliyet: yaradılış, maya, soyluluk.
    Cibrîl: Cebrail aleyhisselâm.
    cidâl: uğraşma, savaş.
    cidar: duvar, çeper.
    cidden: gerçekten.
    cîfe: leş.
    cifir: harflere verilen sayılarla mânâlar çıkarma ilmi.
    cifrî: cifirle ilgili.
    ciğerpâre: ciğer parçası, sevgili yavru.
    ciğersûz: ciğer yakan.
    ciğerşikâf: ciğer parçalayan.
    cihad: din uğrunda savaş.
    cihân: dünya, âlem.
    cihânbahâ: cihan değerinde.
    cihândeğer: dünya kıymetinde.
    cihângîr: cihanın büyük bir kısmını elde eden savaşçı.
    cihânkıymet: dünya kadar değerli.
    cihânpesendâne: dünyanın beğeneceği şekilde.
    cihânşümûl: dünya ölçüsünde.
    cihâr: dört.
    cihât: yanlar, yönler.
    cihâz: aygıt, çeyiz.
    cihâzât: aygıtlar.
    cihet: yön, yan.
    cihetiyet: yönlülük, yanlılık.
    cild: deri, ten.
    cilve: görünme, belirme, naz.
    cilveger: cilve eden.
    cimâ: cinsî münasebet.
    cimri: kimseye bir şey vermeyen eli sıkı kimse.
    cin: göz ile görülemeyen ruhani varlıklar.
    cinân: cennetler.
    cinas: birçok mânâya gelebilen söz.
    cinâyet: adam öldürme, ağır suç.
    cinnet: delilik.
    cinnî: cinlerden olan.
    cins: tür, çeşit.
    cinsî: cinsle ilgili.
    cinsiyet: cinslik, tür olma.
    cirm: oylum, yıldız.
    cisim: uzayda yer dolduran varlık.
    cism: cisim.
    cismanî: cisimle ilgili.
    cismaniyet: cisim olma hâli.
    cismen: cisimce.
    cismiyet: cisimlik.
    civan: yakışıklı genç.
    civanmert: yüce gönüllü, mert.
    civâr: yöre, yakın yer.
    cîz: hurma ağacının kökü.
    cizye: müslüman olmayanlardan alınan vergi.
    cûd: cömertlik.
    Cûdi: bir dağ adı.
    cumâ: önemli bir namaz.
    cumhur: topluluk.
    cumhurî: cumhuriyetle ilgili.
    cumhuriyet: devlet başkanı yönetilenler tarafından seçilen yönetim biçimi.
    cumhuriyetperver: cumhuriyeti seven.
    cûş: coşma, kaynama.
    cûşuhurûş: coşup taşma.
    cûyem: ararım.
    cübbe: namazda giyilen bol elbise.
    cüdâ: ayrı, ayrılmış.
    cühelâ: bilgisizler.
    cühûd: bilerek inkâr etme.
    cülûs: tahta çıkma.
    cümle: bütün, hüküm bildiren söz.
    cümûd: cansız, donuk.
    cümûdet: cansızlık, donukluk.
    cümûdiye: buzul.
    cümûdiyet: donukluk, katılık.
    cüneyd: askercik.
    cünûd: askerler.
    cünûdullah: Allahın askerleri.
    cünûn: delilik.
    cünüb: gusletmesi gereken kimse.
    cüret: ataklık, kendini bilmezlik.
    cüretkâr: atak, kendini bilmez.
    cüretkârâne: atakça.
    cürm: suç.
    cürmümeşhud: suçüstü.
    cürüm: suç.
    cüsse: gövde, kalıp, beden,
    cüz: bölüm, parça.
    cüzî: pek az, ferdi.
    cüziihtiyar: az bir seçme hürriyeti.
    cüziirâde: insanın azıcık iradesi.
    cüziyyât: cüziler.
    cüziyyet: azlık, küçüklük.


     
Benzer Konular
  1. ZeyNoO
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    490
  2. ZeyNoO
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    396
  3. ZeyNoO
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    498
  4. ZeyNoO
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    336
  5. ZeyNoO
    Mesaj:
    2
    Görüntüleme:
    468
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş