1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

"BENİM DÜNYAM" konulu resim yarışması başladı. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de bu yarışmaya katılıma davet ediyoruz...

Minicik Sözlük (F)

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 9 Ağustos 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.610
    Beğenileri:
    5.941
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Banka:
    3.836 ÇTL
    F

    faal: çalışkan, işleyen.
    faalâne: çalışkanca.
    faaliyet: çalışkanlık, çalışma.
    Faalünlimâyürîd: her istediğini yapabilen Allah.
    fâcia: acıklı olay.
    fâcir: günah işleyen.
    fâcire: günahkâr kadın.
    fâdıl: üstün nitelikli.
    fahâmet: anlayışlılık.
    fâhim: anlayışlı.
    fâhir: övünen, iftihar eden.
    fâhiş: ahlâksız, aşırı.
    fâhişe: büyük günahlar işleyen iffetsiz kadın.
    fâhişehâne: genelev.
    fahl: ileri gelen, üstün.
    fahm: kömür, karbon.
    fahr: övünme, iftihar etme.
    fahrî: karşılıksız, parasız.
    Fahriâlem: âlemin kendisiyle övündüğü Peygamberimiz.
    Fahrikâinat: kâinatın övüncü olan Peygamberimiz.
    fahriye: övünme.
    fahrüddeverân: devirlerin övüncü.
    fahşâ: büyük günahlar.
    fahûr: çok övünen.
    fâide: fayda, yarar.
    fâik: üstün.
    fâikiyet: üstünlük.
    fâil: iş yapan, özne.
    fâiz: paranın haram olan kârı.
    fakat: ama.
    fâkat: yokluk, bulunmama.
    fakd: bulunmayış.
    fakdülahbâb: sevilenlerin bulunmaması.
    fâkih: islâm hukukunu bilen.
    fâkihe: yaş meyve, yemiş.
    fakîr: muhtaç, yoksul.
    fakîrâne: fakirce.
    fakîrülhâl: fakir hâlde.
    fakr: yoksulluk, muhtaçlık.
    fakrıhâl: fakir hâllilik.
    fakrımutlak: tam ve sınırsız fakirlik.
    fakrpîşe: fakirlik yolunda.
    fakruzarûret: fakirlik ve yoksulluk.
    faktör: bir sonucu oluşturan unsurlardan her birisi.
    fakülte: meleke, üniversitenin bölümlerinden her biri.
    fâl: fal, belirti, uğur.
    Fâlık: büyümesi için tohumu çatlatan Allah.
    fâlihayr: iyilik belirtisi.
    familya: aile, soy.
    fanatik: aşırı taraftar.
    fânî: geçici, ölümlü.
    fâniyât: faniler, gelip geçiciler.
    fantâziye: yalandan gösteriş, boş debdebe.
    fantezi: hayâl ürünü, aşırı süs.
    fanus: süslü fener.
    Farâbî: Aristonun tesirinde kalan bir filozof.
    Faraklit: Peygamberimizin incildeki ismi.
    Fârân: Mekke dağlarının incildeki adı.
    faraş: süprüntü toplama aleti.
    farazâ: diyelim ki.
    farazî: farzedilen, varsayılan.
    faraziye: ispat edilmemiş düşünce, varsayım.
    farfara: gürültücü, övüngen.
    fâriğ: devreden, geçiren, çekilen.
    fârika: ayırıcı özellik.
    Fâris: iranlı.
    Fârisî: iran dili, iranla ilgili.
    farîza: kaçınılmaz ödev, boyun borcu.
    fark: ayrılık, başkalık.
    farmason: mason, islâm düşmanı.
    Fars: iranlı.
    fart: aşarılık.
    Fârûk: "hak ile batılı ayıran" mânâsında Hazreti Ömerin lâkabı.
    farz: her müslümanın şahsen yapmakla yükümlü bulunduğu ilâhî emir.
    farzetme: sayma, tutma.
    farzıayn: her müminin mutlaka yapması gereken vazife.
    farzıkifâye: bazı müminlerin yapmasıyla sorumluluktan kurtulunan vazife.
    farzımuhâl: imkânsızı bir an mümkün sayma.
    farziyet: farz oluş.
    fâsık: günahkâr.
    fâsıkımütecâhir: açıkça günah işlemekten utanmayan.
    fâsıl: ayıran, bölen.
    fasıl: mevsim, bölüm.
    fâsıla: ara, durak.
    fâsılasız: aralıksız.
    fâsid: bozuk, yanlış.
    fasîh: düzgün ve güzel konuşan.
    fâsih: fesheden, bozan,
    fasl: bölüm, mevsim.
    fâş: ortaya çıkmış.
    faşist: ırka dayalı baskı rejimine taraftar olan kimse.
    Fâtır: benzeri bulunmayan eserleri yaratan Allah.
    fâtih: açan, fetheden.
    fâtiha: başlangıç, birinci sûre.
    fâtihâne: fatihçe.
    fâtinülasr: asrın en akıllısı.
    faysal: hakkı batıldan ayıran.
    fayton: at ile çekilen binek arabası.
    fazâil: faziletler, üstünlükler.
    fâzıl: faziletli, üstün.
    fazîlet: üstün nitelik, meziyet.
    fazîletfuruş: üstünlük taslayan.
    fazîletkâr: faziletli, üstün nitelikli.
    fazîletmeab: üstün nitelikleri olan.
    fazîletperver: üstün nitelikleri seven.
    fazl: üstünlük, lütuf.
    fazlî: iyilik olsun diye.
    febiha: ne âlâ.
    fecâat: acıklı durum.
    fecere: günah işleyenler.
    fecet: acıklı hâl.
    fecî: çok acıklı.
    fecir: havanın ağarma zamanı.
    fecr: fecir, tan.
    fecrikâzib: yalancı fecir.
    fecrisâdık: gerçek fecir.
    fedâ: değerli nesi varsa verme.
    fedâî: feda eden, kendini adayan.
    fedâkâr: fedacı.
    fedâkârâne: fedakârca.
    fehim: anlama.
    fehm: anlayış.
    fehmen: anlama bakımından.
    fehmetmek: anlamak.
    fehva: mânâ, kavram.
    fekahet: fıkıh ilminde âlimlik, anlayışlılık.
    fekk: açma, ayırma.
    felâh: tam kurtuluş.
    felâhat: tarımcılık.
    felâket: büyük zararlar veren olay.
    felâketzede: felâkete uğramış.
    felâsife: felsefeciler, felsefeler.
    felç: inme.
    felek: gök, talih.
    felekiyyât: gök ilmi.
    felekiyyûn: gök ilimcileri.
    feletât: sürçmeler, falsolar.
    felillâhilhamd: Allaha hamdolsun.
    fellâh: ekinci, tarımcı.
    fels: bakır para, pul.
    felsefe: akıl yoluyla "niçin" sorusuna cevap arayan ilim.
    felsefî: felsefeyle ilgili.
    fem: ağız.
    fen: maddî ilim, bilim, hüner.
    fenâ: yokluk, geçicilik, kötü.
    fenâfilihvan: kardeşlerin varlığında erime.
    fenâfillâh: dünyayı kalben terkedip tamamen Allaha yönelmek.
    fenâfirresûl: kendi isteklerini terkedip peygamberde fani olmak.
    fenâfişşeyh: şeyhinde fani olmak.
    fennen: fence.
    fennî: fenle ilgili.
    fer: ışık, parıltı, süs.
    fer': ikinci derecede olan, kol, dal.
    ferâce: bütün vücudu kaplayan bir cins elbise.
    ferâgat: hakkı olanı bile istememe.
    ferah: geniş, iç açıcı, tasasız.
    ferâiz: farzlar, yapılması mecburi olan dinî emirler.
    ferâset: anlayış.
    ferc: yarık, dişi tenasül uzvu.
    ferd: fert, birey, tek, benzersiz.
    ferdâ: yarın.
    ferdaniyet: teklik, birlik, benzersizlik.
    ferdî: şahsî.
    ferdiferîd: benzeri görülmemiş, eşsiz.
    ferdiyet: birlik, teklik, eşsiz ve benzersiz oluş.
    ferec: ferahlık, genişlik, rahatlık.
    ferh: yavru.
    ferhan: sevinçli, rahat.
    ferî: ayrıntılarla ilgili.
    ferîd: eşi ve benzeri bulunmayan, yekta.
    ferik: general.
    ferikiyet: generallik.
    ferişte: melek.
    feriyye: ayrıntılar.
    fermâ: buyurucu.
    ferman: kesin emir, hüküm, bildiri.
    Ferraşin: Doğuda büyük bir ova.
    fersah: beş kilometrelik mesafe.
    ferş: yer, döşeme.
    feryâd: yüksek sesle yardım isteme.
    feryâdüfîzar: yüksek sesle yardım isteme ve yalvarma.
    ferzendâne: evlat gibi.
    fesâd: fesat, bozukluk, karışıklık.
    fesâdât: fesatlar, bozukluklar, karışıklıklar.
    fesâhat: düzgün ve güzel söz söyleme.
    fesh: bozma, kaldırma.
    fesl: ek yeri, hak söz.
    fesübhanallah: Allah bütün noksanlıklardan uzaktır.
    feşân: "saçan" mânâsında son ek.
    fetânet: zihin açıklığı, çabuk kavrayış.
    fetebârekallah: Allah mübarek etsin.
    fetevâ: fetvalar.
    feth: açma, fetih.
    fetih: açma, ele geçirme.
    fetişizm: bazı eşyaları putlaştırıp aşırı düşkünlük gösterme.
    fetk: ayırma, yarma.
    fetret: iki peygamber arasındaki bulanık zaman.
    Fettâh: her şeyi görülmedik biçimlerde açan Allah.
    Fettâhiyet: herşeyi uygun şekilde açma fiili.
    fetvâ: bir meseleyle ilgili dinî hüküm.
    fevâid: faydalar.
    fevâsıl: fasıllar, bölümler.
    fevâtih: başlangıçlar.
    fevc: gurup, topluluk.
    feverân: fışkırma, hızla çıkma.
    fevk: üst.
    fevkalâde: olağanüstü.
    fevkalbeşer: insanüstü.
    fevkalhad: sınırın üstünde.
    fevkalkanun: kanun üstü.
    fevkalkül: hepsinin üstü.
    fevkalmêmul: umulanın üstünde.
    fevkalzaman: zaman üstü.
    fevkaniyet: üstünlük.
    fevrî: hemen, düşünmeden.
    fevt: yitme, ölme.
    fevzâ: kargaşa.
    feya: ey!
    feyaacaba: hayret doğrusu!
    feyalilaceb: hayret ifadesi.
    feyezân: su taşkını.
    feyiz: bolluk, bereket, mânevî gıda.
    feyizdâr: feyizli.
    feyizkâr: feyizli.
    feyizyâb: feyiz alma, manen istifade etme.
    feylesof: filozof, felsefe ile uğraşan kişi.
    feylesofâne: filizofça.
    feylûle: ikindiden akşama kadar olan mekruh uyku.
    feyyâz: çok feyiz veren.
    feyz: bolluk, bereket, mânevî gıda.
    feza: artıran, çoğaltan.
    fezâ: uzay.
    fezâil: faziletler, üstün nitelikler.
    fezleke: özet.
    fıkdan: yokluk, bulunmama.
    fıkıh: ince anlayış, islâm hukuku.
    fıkra: kısa yazı, küçük hikâye, nükteli hikâyecik.
    fırâk: fırkalar, partiler, bölükler.
    fırfıra: topaç.
    fırka: parti, bölük.
    fırtına: şiddetli rüzgâr, korkutucu dalgalanma.
    fısk: günah, haktan sapma.
    fışkı: pislik, hayvan gübresi.
    fıtnat: yaradılıştan gelen iyi anlama kabiliyeti.
    fıtra: fitre, her zenginin vermesi gereken sadaka.
    fıtrat: yaradılış.
    fıtraten: yaradılıştan.
    fıtrî: yaradılışla ilgili.
    fî: içinde, içine, hakkında, üzere, dair.
    fidda: gümüş.
    fidye: bir suçtan veya esirlikten kurtuluş parası.
    figan: çığlık, inilti.
    figür: şekil.
    fîhinazarun: bir bakmak lâzım!
    fihrist: içindekiler listesi.
    fihriste: kitabın konularını gösteren liste.
    fihristevârî: fihrist gibi.
    fiil: iş, eylem, yüklem.
    fiilen: fiille, iş ile.
    fiilî: fiille ilgili.
    fiiliyât: fiiller, işler.
    fikir: düşünce.
    fikr: fikir, düşünce.
    fikren: fikirce.
    fikret: düşünme.
    fikretmek: düşünmek.
    fikrî: fikirle ilgili.
    filasl: aslı üzere.
    filcümle: genellikle, bütünüyle.
    filhakîka: gerçekten.
    fillah: Allah için.
    filvaki: olduğu gibi.
    firâk: ayrılık.
    firâr: kaçma.
    firârî: kaçak.
    firâset: hızlı kavrayış.
    firâş: döşek, yaygı.
    Firâvn: Firavun.
    Firâvun: ilâhlık davası güden ünlü bir ulu önder.
    Firâvunâne: Firavun gibi.
    Firâvuncuk: küçük bir Firavun.
    Firâvuniyet: Firavunluk.
    Firâvunmeşreb: Firavunun yolunda olan.
    Firdevs: cennette bir tabaka.
    Firdevsî: cennet gibi.
    firenk: Batılı.
    firenkmeşreb: Batılıların yolunda giden.
    firkat: ayrılık.
    fisâl: ayrılmışlar.
    fîsebîlillâh: sadece Allah için.
    fistan: hanım elbisesi.
    fiten: fitneler.
    fitne: kargaşa, karışıklık.
    fitneengiz: fitne sesebi olan.
    fîzâr: inilti, inleme.
    fobi: bazı şeylere karşı duyulan korku.
    fonoğraf: teyp.
    forma: bölüm, elbise.
    foya: aldatıcı süs, hile.
    Frengî: Batı dili, Batı ile ilgili.
    Frengistân: Batı ülkeleri.
    Frenk: Batılı.
    Frenkmeşreb: Batılıların izinde giden.
    fuâd: kalb, gönül.
    fudalâ: üstün nitelikli kimseler.
    fuhş: edebe aykırı hareket, haram, zina.
    fuhşiyât: çirkin işler, günahlar.
    fuhûl: büyükler, ileri gelenler.
    fuhuş: zina, haram fiil, günahlı iş.
    fukahâ: islâm hukuku âlimleri.
    fukarâ: fakirler.
    Furkân: hak ile batılı ayıran Kurân.
    fusahâ: düzgün ve güzel kanuşanlar.
    fustat: kıldan yapılan büyük çadır.
    fusûl: fasıllar, mevsimler, kısımlar.
    fuzlâ: en faziletli.
    Fuzûlî: büyük bir divan şairi.
    fuzûlî: gereksiz, fazlalık.
    fuzûlîyâne: gereksiz ve fazlalık olarak.
    füccâr: günahkârlar.
    fücêten: birdenbire.
    fücûr: günah, zina, sapma.
    fülûs: bakır paralar.
    fünûn: fenler, ilimler, hünerler.
    fürce: girecek yer, yarık.
    Fürs: doğu kavimleri.
    fürû: dallar, kollar, çocuklar, torunlar.
    fürûat: ayrıntılar.
    fürûş: döşemeler, yaygılar.
    füruş: "satan, taslayan" mânâsında son ek.
    füsehâ: güzel ve düzgün konuşanlar.
    füsûk: haktan sapma, doğrudan ayrılma.
    füsûn: büyüleyici güzellik.
    füsûnkâr: büyüleyici.
    fütûhât: fetihler, açmalar.
    fütur: bezginlik, gevşeklik.
    fütüvvet: iyi geçim, ihsan.
    füyûz: feyizler, mânevî ihsanlar.
    füyûzât: feyizler, mânevî gıdalar.
    füzûlât: gereksiz ve faydasız şeyler.


     
Benzer Konular
  1. ZeyNoO
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    518
  2. ZeyNoO
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    428
  3. ZeyNoO
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    531
  4. ZeyNoO
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    390
  5. ZeyNoO
    Mesaj:
    2
    Görüntüleme:
    506
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş